ANASAYFA
24 Kasım 2017 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
MARTILAR
Yayın Tarihi: 09 Kasım 2017 Perşembe, 07:14
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

“İstanbul deyince aklıma martı gelir / Yarısı gümüş, yarısı köpük / Yarısı balık, yarısı kuş / İstanbul deyince aklıma bir masal gelir / Bir varmış, bir yokmuş…”der, Bedri Rahmi Eyüboğlu. “Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin” der Can Yücel de.
Martı; martıgiller familyasından olup, denizi olan tüm dünya topraklarında yaşayabilen özelliklere sahip bir kuştur. Çöllerde ve kutuplarda rastlanmazlar. Yaklaşık olarak 35 cm boyunda, sivri ve uzun kanatları olan, yüzme ve uçma yeteneği gelişmiş, perde ayaklı bir kuş türüdür. Oldukça fazla türleri bulunmaktadır. Genellikle toplu halde deniz kıyısı olan yerlerde yaşarlar. Denizin yüzeyinden ve kıyılarından beslenirler. Oldukça iştahlıdırlar. Yedikleri; böcekler, leşler, yumuşakçalar ve çöplükteki artık yiyeceklerdir. Çöplerin olduğu kıyı kesimlerinde de bol miktarda bulunurlar. Ortalama yaşam süreleri 25 yıl kadardır.   
Ülkemizde Ada martısı, Bayağı martı, Karabaş martı, Küçük martı, Kara sırtlı mantı ve Gümüş martı gibi türleri mevcuttur. Edirne kuşları içinde görülmeyen martıları son yıllarda hepimiz görür olduk. Diğer kuşların hayat alanlarını daraltan martılarla ilgili yaşanmışlıkları herkes birbirine anlatır oldu.  
Karşı apartman çatısında birlikte oturan güvercin ve martıyı görerek izlemeye devam eden birisi iki hayvanın şakalaşırcasına başlattıkları oyunun sonunda martının güvercini yediğini anlattı. Birçoğumuz Selimiye üzerinde öbek olarak uçan martıları görmektedir. Kimisi her geçen gün sayılarında artış olan martıların sesinden uyuyamadıklarını dile getirdi. Diğeri; yıllar önce Edirne'ye belli bir grup şeklinde geldiklerini ve daha sonra çoğaldıklarını dile getirerek gece geç saatlerde bile uçtuklarını ve evlerin üzerinde çok aşırı ses çıkarttıklarından şikâyet etti. Evlerin çatısında ölen martıların kötü kokularından rahatsız olanlar bile duyduk.
Adada iseniz, bir ömür unutamayacağınız bir sabahı yaşatan martılar Edirne'de, hele de umulmadık bir şekilde artınca şikâyet konusu olabiliyor. Başka kentten gelenler de Edirne'de martı sesi ile uyandıklarında şaşırıp bunu anlayamadıklarını belirtmektedirler. 
Son yıllarda yerel ve ulusal basına yansıyan onlarca martı haberi okuduk, okuyoruz.  Apartman boşluğuna düşenler, bacada kavga edenler veya aşk yaşayanlar dillerde.
Ali Koç Elegeçmez gibi Selimiye'de gördüğü martıları şairce anlatan da var; “Martılar /  yalnız denizde bulunur / ve kuşlar, /geceleri uyur sanırdım. / Dün yanıldığımı anladım, / Edirne'yi görünce / Selimiye, / lale bahçesini aydınlatan / ışıklı bir avize /  Martılar, / Selimiye'yi  / tavaf eden / birer  / pervane böceğiydi / dün gece!  / Takıp  / ışıktan kanatlarını / minik bedenlerine, /  birer nur topu gibi / uçuşuyorlardı / Selimiye üstünde. / Kuşları / uykusuz bırakacak kadar  / güzeldi Selimiye  / güzeldi gece!  / İnanamadım gözlerime!”
29 Temmuz 2016 günlü yazısında Hudut yazarı dostum Recep Taşkıran, yaşadıklarını şöyle anlatmıştı: “Bu gün yine beraberiz... Çatıya yakın katlarda ya da teras katlarda oturanlar bilir; son yıllarda Meriç nehrinden gelen kara sırtlı martılar;  güvercinleri, serçeleri, kırlangıç ve kargaları, dahası;  ortamdaki bütün kuşları sindirmişler, hayata küstürmüşler… Martılar, sabahları çığlıklar arasında attıkları sorti ve pikelerle adeta çatıların efendileri konumundalar… Yaz sabahı, bu vahşi sinir bozucu sesler arasında uyanmak kâbusların en büyüğü… Sıcak bir gecenin sabahında, kahvemi alıp, balkondaki masama oturmuş, çatıdaki martıları seyretmeye dalmıştım, günlerden 15 Temmuz sabahıydı, gün yeni yeni ağarmaya başlıyordu, karanlıklar arasında çatıdaki martıların çığlıkları, yakarışları bir başkaydı, sanki akşam olacakların şimdiden habercisiydiler…”
Ne oldu da Edirne'de martılar arttı?
Şehirleşmenin artmasıyla birlikte kent atıklarının bol ve açıkta olması, beslenmeleri için uygun ortamı hazırladı ve martılar geldi diyebilir miyiz?
Denizlerdeki kirlenme, sahillerdeki kentleşme sonucunda doğal yaşam koşullarının da değişmesi ile martı gibi bazı canlı türleri kendilerine yeni alanlar bulmuş olabilirler mi?
Kentimizde vahşi çöplük ve akarsuların olması mı martıların gelmesine vesile oldu acaba? 
Tamam; gümüş türü martı şehirlerde rahatlıkla yaşayabilmektedir. Çünkü bu türler şehir çöplüklerinde beslenebiliyorlar. Yuva kurmak için apartman çatıları da doğalarına uygun. Yani kentler martıların en az bir türü için yaşam alanı olabilmekte. 
İyi de bugüne kadar olmayıp şimdi var ise bunun nedeni ve sonuçları araştırılmalıdır. Martıların çoğalması sonucunda nelerin azaldığı ve doğadaki değişimler incelenmelidir.
Sahi bu konuda bir araştırma var mıdır? Var ise ilgili kurum kentli ile paylaşamaz mı?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
En çok konuşulan görüntü
Edirne'den sonra Svilengrad
Savcı babanın avukat oğlu
Osman İnci Müzesi açılıyor
'Raika Anne'nin saygısı
Boşnak börekli protesto
ARAMIZDAN AYRILANLAR
Solo Türk’ün dansı
Çayır kadar sahnede de iddialılar
Edirne'de geçen ay 620 konut satıldı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE