ANASAYFA
18 Aralık 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Sadede gelelim Kemal Bey! (5)
Yayın Tarihi: 29 Kasım 2017 Çarşamba, 08:01
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Kemal Bey'i “sadede gelmeye” çağıran sesleniş, dört bölümlük bir mini yazı dizisi doğurdu. 
Son bölüm, bir çerçeve yazısı, öne çıkardığımız iddia ve tesbitlere dayalı bazı sonuçların dökümü olacak. 
Başlıktan anlaşılacağı gibi, Kemal Bey'in CHP genel başkanlığı görevine geliş şeklinin,  niçin getirildiğinin, perde arkasındaki dinamiklerin iyi anlaşılmasına dönük bir gayret, mini yazı dizisinin ana eksenini oluşturmaktadır.
Diğer bir ifadeyle, Kemal Bey'e yönlendirdiğimiz “sadede gel” çağrısının temelinde öze odaklanma ihtiyacına dikkat çekmek vardır.
O öz de, Kemal Bey'in yedi yıllık başarısız genel başkanlığını sorgulamaktan ziyade onun nasıl ve hangi dinamikler sonucu o koltuğa oturtulduğu ve misyonu hakkındaki analizle ilgili olmak zorundadır.
Aksi takdirde bir CHP klasiği addedilen, başarıyı genel başkana endeksleme alışkanlığının ötesine geçilemez ve yüzeysel değerlendirmelere takınılıp kalınır.  
Bu siyaset yapma biçimi öyle bir hal almıştır ki, CHP örgütü öğrenilmiş/öğretilmiş/kabullenilmiş çaresizlik içinde enerjisini tüketmekte ve dolayısıyla ne parti içi yapısal sorunların çözümüne dair ne de iktidar alternatifi bir parti konumuna gelecek irade ve dinamiği bünyesinden çıkarabilmektedir.
Bildiğiniz gibi, biat ve itaat sağ partilerdeki hiyerarşik yapının temel taşlarındandır. 
Sosyal demokrat kimliği ile öne çıkan, ülkeye katılımcı ve çoğulcu demokrasi getirme iddiasındaki CHP'de sağ partilerdeki gibi lidere kayıtsız şartsız itaat edildiği elbette söylenemez. Ancak bu partide de lidere endeksli tutum ve davranışlar öyle yerleşiktir ki, sağ parti ile aynı kefeye konulması şaşırtıcı gelmemelidir. 
Lidere yakın olmak, dar çemberde yer edinmek, MYK'da, PM'de koltuk kapmanın, kontenjandan milletvekili, belediye başkanı seçilmenin yolunu açan anahtar işlevi görmektedir. 
Hal böyle olunca, genel başkanın demokratik yoldan yani örgüt iradesi ile değişmesinin zorluğu da kendiliğinden anlaşılıyor tabii.
Baykal'ın ancak “kaset operasyonu” ile koltuğunu bırakması, Kılıçdaroğlu'nun da Baykal'ı aratmayacak şekilde genel başkanlığını sürdürmesi mesela…                 
Gördüğümüz kadarıyla genel başkanlık koltuğuna oturan siyasi aktör parti içi iktidarı önceleyen bir yönetim biçimine hemen adapte olmakta, örgütü avucunun içinde tutacak yapının oluşmasını ilk iş görmektedir.
Değindiğimiz gibi, Baykal'ın bu işlerde görevlisi Önder Sav idi; Kılıçdaroğlu da aynı yönetim tarzını Tekin Bingöl ile muhabbetli bir şekilde götürmektedir.   
Evet, CHP'de genel başkanlık koltuğuna oturan siyasi aktörün demokratik yollardan görevinin son bulması kolay bir iş değildir.
CHP örgütü de zaten böylesi bir işleyişi yadırgamamakta, doğal bir durum şeklinde değerlendirmektedir. Çünkü yıllara dayalı talim ve terbiye sonucu oluşan örgüt kültürü, partili profili buna çok müsaittir. 
Parti muktedirlerinin istediği yönde hareket edecek, robotlaştırılmış, kullanıma elverişi parti üyesine dayalı parti içi iktidar sahipliği, bir CHP klasiği halini almıştır.
Genel başkanın inayeti üzerinde olmadan güç devşiremeyeceğini çok iyi bilen siyasi rantiyeler, ekip amirleri ise, bu bozuk düzenin her daim taşıyıcı aktörleridir. 
Ara elemanlardır. Genel merkez tarafından kendilerine güç taşınması için her türlü fedakârlığı hazırdırlar.
Nereye mi varacağız? 
Öncelikle şuraya: tüm bunlar siyasetin ülkenin daha iyi yönetilmesi, toplum için yapıldığı fikrinin bir varsayımdan ibaret olduğunu, gerçekle alakası bulunmadığını gösteriyor.
İşte bu nedenle Baykal'ı genel başkanlık koltuğundan indirerek yerine Kılıçdaroğlu'nu geçiren “kaset operasyonu” kilit bir öneme sahiptir ve perde arkası aydınlığa kavuşmak zorundadır 
Çünkü sadece CHP ile sınırlı olmayan, iktidarıyla muhalefetiyle, gelmiş geçmiş tüm partilerle ilişkili ve dolayısıyla ülkenin siyasal, ekonomik, sosyal düzenini etkileyen bir durumla karşı karşıyayız.
Evet, Baykal'ı alaşağı eden ve yerine Kılıçdaroğlu'nu getiren “kaset operasyonu”nun perde arkası hakkında çeşitli spekülasyonlar yapılsa da çıplak gerçek tabak gibi önümüzde duruyor. 
CHP'nin, güç odaklarının genel başkanlık koltuğuna oturttukları Kemal Bey vasıtasıyla yönlendirildiği ve kontrol altında tutulduğu iddiası çürütülebilmiş değil.
Kimse de ortaya atılıp, “ispat iddia sahibine aittir” demesin; çünkü “kaset operasyonu”nun sonuçları karşımızda duruyor.     
Günün birinde Önder Sav anılarını yazarsa, ayrıntısıyla öğreneceğimiz ve hayret içinde kalacağımız olaylarla karşılaşacağımızdan emin olun.
Basına yansımış bilgiler ışığında özetlersek:                                                                                  
a) “Kaset operasyonu”nu ABD ve taşeronu FETÖ ile ilişkilendirecek emareler yok değildir… 
b) Bu operasyon ile ABD'nin CHP'ye yeni bir şekil verme, Erdoğan'a karşı kullanma amacı taşıdığı ileri sürülebilir…           
c) AKP iktidarlarında devlet bürokrasisinde, devlete dayalı sermaye biriktirme oyununda mevzi kaybeden TÜSİAD ve onun operasyonel ayağı “Beykoz Konakları”nın da işin içinde olabileceğine dair iddialar yabana atılmamalıdır...
Evet, sadede gelmek şart Kemal Bey!                                  

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Güler ve Muharrem'in mutluluğu
Tarihi köprüde korkutan kaza
Ertene'den veda
Vatandaşın 'yağmur' imtihanı
'Sivil mimarlık' çöplüğü!
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Hiçbir ceza susturamaz’
‘Dini nikah kıyan da yargılanmalı’
Alzheimer'i geciktiren merkez
'Hayvanlar oyuncak değildir'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE