ANASAYFA
11 Temmuz 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gülseven OKALANER / Not Defterim
Annem -2-
Yayın Tarihi: 12 Aralık 2017 Salı, 07:40
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Annem bana göre, bugün bile hala çevremde gördüğüm ve tanıdığım kadınların en asili. Herkese gerek hal ve tavırlarıyla gerek marifet ve temizliği ile örnek olmuştur. 
Beş evlat doğurmuş bunların ikisini çok küçükken toprağa vermiştir. Ablam Nimet Güler ve ağabeyim Mustafa Sinan! Kaybedilen iki evlattan sonra bir annenin ruh halini düşünebiliyor musunuz? Buna rağmen annem ailenin geni kalan fertleri için dimdik ayaktaydı. Ama bir yanının hep buruk ve eksik olduğunu ona baktığınızda görebiliyordunuz. O hep sessiz sakin hanımefendi anaç biriydi. Annemin çocukluğumdan hatırladığım bir özelliği de çok okuduğu ve haberleri dinlemek için her akşam saat 21.00 de Köln Radyosundan yayınlanan Türkçe haberleri kaçırmamasıydı. Bulabildiği tüm Türkçe gazeteleri ilanlarına kadar okurdu. Yaptığı her ne ise bırakıp, kocaman müzik dolabının yanına oturur haberleri dinlerdi. Anneme hep hayrandım. 

O çevremizdeki birçok kadından farklıydı. Dinine örf ve adetlerine düşkün evlatlarını bu doğrultuda yetiştiren ama aynı zamanda modern ve kültürlü bir kadın.  Genç kızlığında 'ablam' dediği kuzeni Ziynet Güçer ve teyzesiyle Edirne'de hiçbir tiyatroyu, maçı, konseri, sinemayı kaçırmadıklarını anlatırdı. Eski fotoğraflardaki giysilerine de her zaman hayran kalmışımdır. 
Ne gariptir ki 1971 yılında, bir bahar günü babamın annemi ve beni Almanya'ya  Nürnberg şehrinde Further str 91/ a'daki evimize gelene kadarki anılarımı hafızamı zorlasam da hatırlamıyorum. Sadece evin bölgedeki birçok ev gibi küçük bir şatoyu andırdığı dikkatimi çekmişti. Birkaç Türk aileyle paylaştığımız kattaki bize ait olan tek ve sadece bir divanı perdeleri olan, pencerenin tezgahında duran o bilindik sarı altın görünümündeki fincan takımının yanında duran birkaç su bardağı olan boş oda ilk günkü gibi gözümün önünde. Bir de odaya girdiğim an aklımdan geçenler. Odadaki dar uzun pencerenin önüne gidip dışarıdaki o kocaman ve yabancı dünyanın beni ürküttüğünü hüzün ve korku hissettiğimi hatırlıyorum. Ve ben nasıl yaşarım burada diye düşündüğümü…!?

(Sürecek) 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE