ANASAYFA
11 Temmuz 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gülseven OKALANER / Not Defterim
Annem -3-
Yayın Tarihi: 13 Aralık 2017 Çarşamba, 07:03
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Ülkemizden ve ailemizin geri kalanından koparılıp yabancı bir ülkeye getirilirken size sorulmamışsa eğer, paşa paşa alışacaksınız. Tüm kalbilme samimi söylüyorum. Ben alışmış ve adapte olmuş görünsem de ruhen orada bulunduğum 14 yıl boyunca  bir türlü alışamadım. 
Nankör olmamak lazım Almanya'da bulunduğum ve beni derinden etkileyen iki olay dışında oradaki yaşantım ve Almanlarla olan ilişkim mükemmeldi. Sanki kaderin bir cilvesi bugün hala öyledir. İstemediğim her şey üstüme üstüme gelir ve sonuç tablosu güzel olur. İstediğim şeylerse öcüymüşüm gibi benden uzaklaşır ta ki o olaya hevesim kalmadığında veya unuttuğumda bir tesadüf sonucu istediğim her neyse gerçekleşir, benim oluverir. 
Almanya yıllarımda da isteğim dışında, seçmediğim bir hayata sürüklendim ama yoğun Türkiye özlemim dışında süreç ve sonuç tek kelimeyle bana olağanüstü bir hayat sundu. Almanları çok iyi tanıyan biri olarak oldukça erdemli insanlar olduklarını söyleyebilirim. İstisnalar kaideyi bozmak tabi ki. Annemden ve onlardan öğrendiklerim için hep şükrederim. Ben iki kültürün bir ürünü olarak görürüm kendimi. Kendi kültürümü ve ayrıca iki kültürün olumlu ve güzel yönlerini benimsemeyi bana elbette annem öğretti. 
Ha şu iki travmayı merak ediyorsunuzdur eminim. İlki üçüncü sınıfta, aramıza yeni katılan, sıra arkadaşımın bir gün dersin ortasında öğretmene ve sınıfa, 'Bu Türk kızı kötü bir şey kokuyor' dediğinde öğretmenin yanıma gelip beni koklamasıydı. Hoş, öğretmenimiz kıza, sert çıkışıp, 'kötü kokmuyor, sadece parfüm kokuyor' demişti. Ama bu bende derin bir yara açmıştı bir kere. Tüm gün ağlamamak için kendimi zor tutmuştum. Arkadaşlarım yanıma gelip, beni teselli etmeye çalışmış, o kızı umursamamamı söylemişlerdi. Oysa annem her sabah uzun saçlarımı tarar ve limon kolonyası sürerdi. O günden sonra okula giderken kolonya sürmedim. 
İkinci olayı da kuaförlük eğitimimin son yılımda yaşamıştım. Üç yıl boyunca staj yaptığım işyerinde saçlarının yapımında yardımcı olduğum müşterilerimizden biri saçını yıkarken,  kolumdaki altın bileziği görüp, 'nereden aldığımı çok güze' dedi. Bu soruya karşın, ben de Türkiye'den aldığımı söyledim. Bana tatile Türkiye'ye mi gittiğimi sordu. Ben de, 'Evet her yıl tatile Türkiye'ye gideriz çünkü ben Türk'üm!' dedim. Kadının yüz ifadesi bir anda değişti. Elini kaldırıp, “Dur bırak, ben sizi Alman sanıyordum” dedikten sonra salonda birlikte çalıştığım diğer arkadaşlarıma, 'bu kızın saçımı yıkamasını istemiyorum. Lütfen başkası yıkasın' diye seslendi. Zaten ben de O'na bayılmıyordum ama böyle bir muamele görmek beni üzmüştü. 
Şunu eklemeliyim ki çocuklukta yaşadığım olumsuz olayların travması daha şiddetli daha derin izler bıraktı bende hep. Bu travmayı annemin beni sarıp sarmayan sevgi dolu yüreği sayesinde atlattım. Bu yüzden de çocuklara yaklaşımımda çocuk psikolojisine önem verme konusunda hep özenli olmuşumdur… Sonuç itibarıyla yaşadığım bu iki travmayı unutamasam da istisnalar hanesine alıyorum. 

(SÜRECEK)

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE