ANASAYFA
11 Temmuz 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gülseven OKALANER / Not Defterim
Annem -4-
Yayın Tarihi: 14 Aralık 2017 Perşembe, 07:22
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

... Annem Almanya'da hiç çalışmadı. Babam istemedi çalışmasını. Sanırım, annemin naifliğinden dolayı, yabancı bir ülkenin ortamına, sosyal hayatına adapte olamayacağını düşünmüştü. Çünkü annem evimize misafir geldiğinde, kazara hal hatır sormayı unutsa, arkasından, 'acaba kırılmış mıdır?' diye oturup düşünecek hassasiyete sahipti. Annem empati yaparak yaşayan bir kadındı. Ben bu özelliğimi annemden almışım. 

Almanya'daki ilk yıllarımda annemle ilgili hatırladığım karelerden birkaçı da  beş vakit namazını kaçırmamaya özen göstermesiydi. Kuran okurken de, çoğu zaman sesli okur ve beni de dinlemem için uyarırdı. 
İlk yıllarda o devasa binanın giriş katında oturmuştuk. Tüm bina taş ama merdivenleri ahşaptı. Annem evde her gün temizlik yapar, daire kapısının dışını sokak kapısına kadar yıkar veya silerdi. 
Üst kat komşumuz Bay Tripss, babama bir gün, “Sizin eşiniz çok temiz bir kadın” demişti. Edirne'de bahçeli bir evden Almanya'da taş bir apartmana taşınınca annem can sıkıntısından evi temiz tutma boyutunu dışarıya kadar taşırmıştı. Bu ileriki zamanlarda evimizin sahibi Tasso Wild'in babama tüm apartmanın sorumluluğunu vermesine kadar varmıştı. Tasso Wild Almanya'nın ünlü futbolcularından biriydi. Bizi çok sevmiş ve üçüncü katta boşalan daireye, giriş katında beraber oturduğumuz diğer Türk ailelerle birlikte taşınmamızı sağlamıştı. 
Yedi odalı devasa dairenin iç içe iki odasına biz taşınmıştık. Mutfak banyo ve tuvalet ortak kullanımdaydı. Diğer herkes çalıştığı için annem ve ben evde tek başımıza gibi yaşıyorduk. Bugün tebessümle hatırlıyorum ama, bu bizim için terfi etmek gibi bir şeydi aslında.
Aslında tüm bu maceraya hiç ihtiyacımız yoktu. Çünkü Türkiye'de babamın mükemmel işleyen bir işi vardı. Sırf babamın girişimciliği ve maceracılığından yaşıyorduk bu gidiş gelişleri. Üst kattaki odamızın büyük olanı dairenin oturma salonuydu. Geniş bir cumbası vardı. Ve yaşam benim için biraz daha kolay akmaya başlamıştı. 
Bir üst katımızdaki Tripss ailesi evimizin arka cephesindeki mutfak balkonuna çıktığımda beni görmüş ve yanlarına çağırmışlardı. Babam da beni yukarıya götürüp onlarla tanıştırmıştı.
Evin babası bay Tripps, eşi, benden beş altı yaş büyük kızları ve ondan birkaç yaş büyük ablası ile eşinin yeğeni beni, masanın üzerine yaydıkları demir savaşçı figürleri ve oyuncaklarla karşıladılar. Çok saçma bulduğum bu oyuncakları oldum olası sevmedim. Atlar, askerler, savaşçılar ve bir sürü minyatür figür.  
O gün Tripss ailesi babama, benim eğitimimle ve sosyal yaşama uyum sağlamamla ilgilenmek istediklerini, bana gönüllü bakıcı aile olacaklarını söyleyerek izin aldılar. Bu da bir ülkenin dilini ve kültürünü öğrenmek zorunda olan bir insanın arayıp da bulamayacağı bir şanstı...
(SÜRECEK)

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE