ANASAYFA
11 Temmuz 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gülseven OKALANER / Not Defterim
Annem -8-
Yayın Tarihi: 20 Aralık 2017 Çarşamba, 07:41
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Çocukluğumdan annemle ve Tripss ailesi ile olan anılarım ağırlıkta. Bayan Tripss bana sadece Almanca'da öğretmenlik yapmıyordu. Aynı zamanda mutfak işlerinde de özellikle kek, kurabiye türü yiyeceklerin yapımında da ustaydı. 
Yaşadığımız kent olan Nürnberg'in 'Lebkuchen'leri ünlüdür. Özellikle yılın son günlerinde her evde noel için bu tür kurabiyeler yapılırdı. Bayan Tripss'le birlikte ben de hamurların dünyasına dalardım. Birbirinden renkli ve lezzetli kurabiyeler yapardık. Bayan Tripss, bunları masaya koyarken, “Hepsini Gülsevim yaptı” derdi. İsmimi telaffuz etmekte zorlandığı için de aile arasında bana, ya 'Gülsevim' ya da 'Güli' derlerdi… Benden büyük; Gülay ve Gönül ablamla yaşıt iki kızları vardı, beni gerçekten de üçüncü kızları sayıyorlardı. Özel günlerde herkesle birlikte bana da hediyeler alınır. Doğum günüm, yeni yıl ve bizim dini bayramlarımız hiç unutulmazdı. Hepsinde de benim hoşlanacağım hediyeler verirlerdi. Sanırım ben neleri sevdiğimi laf arasında ağzımdan kaçırırdım. 
Bu güzel anıların yanında acı ve hatırladıkça benim iç çekişlerimin sebebi olan hastane zamanlarıdır. Annemin ard arda geçirdiği, çok hayati önem taşımasalar da bir çocuğun annesinin geleceği ile ilgili yeterince endişe taşıyacağı türden rahatsızlıklar… Annemi doktora götüren ve hastalıkları ile ilgili haberleri doktordan ilk duyan ben olduğum için, bu kötü haberleri hazmetmesi de, anneme iletmesi de ne zordu, bilemezsiniz….! 
Şu an o anları, anılarda bile olsa yaşamak yeterince üzücü… Ailede herkes derin bir hüzün yaşardı, annem çaresiz kabullenir hastaneye yatacağı güne hazırlık yapmaya başlardı. O valizini hazırlarken evde herkes sessizliğe bürünürdü… Ben o günlerde çok konuşkan bir çocuk değildim, hatta suskun denecek kadar az konuşurdum. Ama hep iyi bir gözlemci olmuşumdur. Herkesi sessiz bir şekilde gözler, zaman zaman da kendimi onların yerine koyardım. 
Özellikle, doktordan aldığım haberleri her defasında anneme aktardığımda annemin o çaresizce kabullenişlerini yüreğim ezilerek izlerdim. Ama o her defasında aldığı haberi sanki bekliyormuş gibi vakur bir duruşla kabullenirdi. O an benim yüreğimin ezilişini nefesimin daralışını hiçbir çocuğun sevdikleri için yaşamasını dilemem. Öyle ki annem ameliyata gidene dek ve ameliyattan sağ salim çıkıp gözlerini açtığını görene dek, her yattığımda önce dualarımı okur sonra da Allah'a dua ederdim. “Allahım benim ömrümden azıcık al annemin ömrüne ver, ölmesin annem” derdim. 
Bir defasında o kadar çok iç çekmişim ki, babam bile yatağımın kenarına çöküp, “Neyin var kızım, neden bu kadar derin iç çektin” diyerek yüzümü ellerinin arasına almıştı. Ben de o an hıçkırarak ağlamaya başladım ve “Annem ameliyat olacak ya onun için” diyebildim… Bu yakın tarihe kadar benim bir kişiyle derdimi sıkıntımı paylaştığım çok az sayıdaki olaydan biridir.  

(SÜRECEK)

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE