ANASAYFA
11 Temmuz 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gülseven OKALANER / Not Defterim
Annem -9-
Yayın Tarihi: 21 Aralık 2017 Perşembe, 07:33
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Annemin naifliğini yakın çevremiz çok iyi biliyor ve bunu kabulleniyordu. Bunun yanısıra sık sık gittiği doktorlar hatta masözü bile annemin kişiliği ile ilgili bilgi sahibi olmuştu. Haftada bir gün gittiğimiz masöz bana, “Anneniz çok güzel giyiniyor, çok şık. Ayrıca kullandığı koku da tam kendisine uygun” demişti. 
Annem gerçekten çok şık giyinirdi. En çok tercih ettiği tayyör etek, ince triko giysilerdi. Ve giysilerini, ayakkabılarını o kadar özenli kullanırdı ki, giysileri yıllar sonra bile ilk aldığı günkü gibiydi. Kıyafetleri, çantası, ayakkabısı, hatta başörtüsü her kıyafetine özel ve uygun olurdu. Gözlerine sadece sürme çeker ve açık renkte hafif bir ruj sürerdi. Parfümü ve aynı parfümden olan kremi hiç değişmezdi. 
Neden bilmiyorum annem yaşlılığında çok terlemesine rağmen bir kez bile ter koktuğunu hatırlamıyorum. Gerçekten annem çok sade ama şık bir kadındı. Bunu sadece dış görünüşüyle değil hayata karşı duruşuyla da çevresine olan duyarlığıyla da bir bütün olarak değerlendirdiğimde samimi söylüyorum annemle yarışacak bir başka kadın daha tanımadım. 


Evet, şimdi geçmişi ve bugünümü düşününce ne kadar şanslı bir insan olduğumu hissediyorum. Ben de ablalarım da… İlerleyen yıllarda annem birkaç ameliyat daha geçirdikten sonra çok şükür bir daha bu üzüntülere maruz kalmadım. Gönül ablam da Gülay ablam yanımızdaydı. Annemin mutluluğu yüzüne yansıdığı gibi beden sağlığına da hatta dolayısıyla çevresine de yansımıştı. Annem daha az doktora gidiyordu. Gülay ablam çalışıyor, Gönül ablam ise yüksek lisans dil eğitimi için üniversiteye gidiyordu.
Bu arada ben, bayan Tripss ve sürekli gittiğimiz kuaför salonun sahibesi bayan Mösonef'in ısrarları sayesinde evimizin karşısındaki kuaför salonunda staj yapmaya başladım. O sıralar ne okumak ne bir meslek edinmek niyetinde değildim. Çünkü aklımda Türkiye'ye kesin dönüş yapmak vardı… Bugün hep derim, Almanya'da bu kadar uzun kalacağıma bilseydim, meslek okulu yerine liseye gidip Üniversite okurdum. 
Almanya'ya ilk gittiğim yıldan itibaren hep yakın bir zamanda geri döneceğiz diye düşünüyordum. Sık sık, “Ne zaman Türkiye'ye döneceğiz diye sorar her seferinde de, “döneceğiz yavrum” cevabını alırdım. Öyle başka çocuklar gibi ısrar edip isteğini yaptırana kadar ayak direten biri hiç olmadım. Aldığım cevaba inanır sabırla beklerdim. Ne safmışım… 


Çok sabırlı, çok suskun olduğumu hatırlıyorum. Bugünkü gevezeliğim sonradan olma. Hatta o kadar suskundum ki, konuşulanları dinler, ancak dayanamayınca fikrimi söylerdim. O zamanlarda herkes yüzüme garip garip bakardı, sanki olağanüstü bir durum varmış gibi. Annem de, “Benim kızım konuşmaz konuşmaz ama, konuştuğunda da doğruları söyler” derdi. Annemin bu sözü bana hep ödül gibi gelirdi. Doğru yolda olduğumu gösteren bir tabela gibi…
(SÜRECEK)  

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE