ANASAYFA
16 Temmuz 2018 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Orkun AKMAN / #Çengelli İğne
Gazeteciler ve Çalışan Gazeteciler
Yayın Tarihi: 08 Ocak 2018 Pazartesi, 11:15
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

4 Ocak 1961 yılında gazetecilerin çalışma haklarına önemli iyileştirmeler getiren ve sosyal haklarını güvence altına alan 212 sayılı yasanın kabul edilmesi ve 10 Ocak 1961 günü Resmi Gazete’de yayınlanması üzerine 9 gazete sahibi (Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul, Yeni Sabah), yasayı protesto etmek için 3 gün süresince gazeteleri yayımlamama kararı aldı.

 

10 Ocak 1961 sabahı gazetelerini ellerine alan okuyucular, “Gazetemizi 3 Gün Kapatıyoruz” başlığıyla ve altında da 9 gazete patronunun ortak bildirisi ile karşılaştı.

 

Babıâli’de ‘Dokuz Patron Olayı‘ olarak anılan bu gelişme karşısında, gazeteciler de 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla, İstanbul Gazeteciler Sendikası binası önünde toplanarak, valiliğe kadar yürüdüler. Gazeteciler Sendikası da aynı gün yaptığı toplantıda, patronların üç günlük boykotları süresinde, ‘Basın’ adlı bir gazete yayınlama kararı alarak 11, 12 ve 13 Ocak 1961 tarihlerinde kendi gazetelerini çıkardılar.

 

Yarın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. İşte bu güne neden ‘Gazeteciler Günü’ değil de ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ dendiğinin bir özeti.

 

**

 

Yukarıdaki paragrafta anlatılanlar, çalışan emekçilerin patronlara karşı bir başkaldırışıdır aslında. Özellikle yerelde, çalışanlarını asgari ücrete ve azami şartlara mahkum eden patron takımına karşı direnişin sembolüdür. Oysa geçmişte örneklerini gördüğümüz üzere 10 Ocak’larda ‘çalışan gazeteciler’ adına düzenlenen yemeklerde en çok eğlenenler de onlardır nedense.

 

Yemek demişken...

 

Kurmuş oldukları derneğe üyeler başta olmak üzere gazetecilere ‘felekten’ bir gece çalmak adına birilerine minnet ederek sponsorluk talep eden ve sonra da kalın puntolarla sürmanşetten ‘teşekkür’ ederek ince mesaj verenler de ne yazık ki‘patron’ sıfatı ile memlekette gazeteciliği icra ediyor.

 

**

 

Özellikle yerelde, yıllarca devletin çeşitli kademelerinde görev yaptıktan sonra emekli olan ve sonraki süreçte gerek ego tatmini, gerek çalışma aşkı, gerek işleri yürütme adına gazeteciliğe transfer olan ve sanki tek kazanımlarını bu meslekten alırmışçasına; gazetecilik, hatta ve hatta ‘duayenlik’ taslayan büyükler ise ne yazık ki meslekte sorun olmaya ve meslek adına sorun yaratmaya devam ediyorlar.

 

Bu 'sonradan gazeteci'lere bir de ‘hevesle övme’ mükellefliğini kendilerine görev edinen sigortalılar da eklenince basının, özellikle de yerel basın gerçekten sorgulanası bir hale bürünüyor.

 

Sorun çok. Hem de olması gerektiğinden çok daha fazla çok. Baskı, sansür ve şantaj artık bilinen sorunlar. Oysa bir de yerele dayatılmış sorunlar var. Başka bir sektörden emekli olarak mesleği ‘ek gelir’ ya da ‘sek ego’ olarak gören ‘sonradan’ gazeteciler, hayatı boyunca tek gelirini bu meslekten kazananlara karşı tercih ediliyorsa; ‘Denetleyeceğim’ diye memlekete şube açan ancak gazete patronlarının gazetelerden işçi çıkarmalarına başlıca neden olan ‘denetimsiz serbestlik’ ilkesini benimseyen ‘Kuru mu?’ temsilcileri sadece abone sayısına ve bayi satışına odaklandıysa, ne şartlar altında ‘Çalışan Gazeteci’ olunduğunu az çok anlayabilmişsinizdir.

 

Yarının benim için ayrıca bir önemi daha var.

 

10 Ocak ayrıca tuzu kuru kurum vasıtasıyla Çengelli İğne’ye başlayışımın da birinci senesi. İlginç bir tesadüf müdür bilemem ancak geçen yıl acemiliğime gelmiş olmalı ki, böyle bir günde ilk kez yayına verdiğim Salı Çengeli’nde farklı konulardan bahsetmişim. Ki o yazımı bir türlü beğenemiyorum. Kısmet bugüneymiş.

 

Zaten bizden önce herkes kutlayacaktır eminim. Yarın; gazetecileri nemalanmakla itham edenler -ki bu bir itiraftır aslında-, milyon TL’lik tazminat davalarıyla tehdit edenler uzun uzun yazılarla gazetecilik mesleğinin onurundan bahsedecekler. Kimi kurumlardan (!) sansür yiyen, işten çıkarılan, aylarca işsiz gezen meslektaşları varken ‘mükelleflik’ görevini şahane bir şekilde icra eden ‘bir kısım medya’ da gazetelerin ön sayfalarından süslü püslü manşetlerle mükafatlarını ödeyecekler.

 

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü mü?

 

Kutlu ve mutlu geçecek canım. Görürsünüz...

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kırsalın Doğal Pazarı ‘kapı duvar!’
Selim yeniden ‘Ağa’
Altın Kemer Okulu'nun
Ağa Murat Köse'ye 'onur' plaketi
Chedar soslu bonfile mest etti
Şehitler unutulmadı
Kırkpınar'da ikiz renkliliği
Kara'dan 'Kırkpınar' resti!
Bu dergi bambaşka!
Üretici süt fiyatı bekliyor
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx