ANASAYFA
15 Ağustos 2022 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Kemal Bey’in bariz iflası… (1)
Yayın Tarihi: 07 Şubat 2018 Çarşamba, 07:09
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yakın dönemde kaleme aldığım Kemal Bey’in parti yönetim anlayışı ve tarzına yönelik eleştirel yazıları hatırlayacaksınız.

 

“Yeme bizi Kemal Bey” (iki bölüm) ve “Sadede gelelim Kemal Bey” (5 bölüm) başlıklı yazılarla CHP’nin yönetsel ve örgütsel sorunları üzerinde etraflı durmuştuk.

 

Baykal’dan miras bu sorunları çözeceğini vaat eden Kılıçdaroğlu’nun sonuç getirici hiçbir adım atmayıp CHP’nin yapısal sorunlarını güzelce istismar ederek parti içi iktidarını sürdürmekte kullandığı da, altını çizdiğimiz hususlar arasındadır.

 

Kurultay gecesi sosyal medya paylaşımları, seçmenin kurgulanmış kurultaydan ve Kemal Bey’in kendisini dayatmasından duyduğu rahatsızlığı öyle güzel ortaya koydu ki, yazı başlığı kendiliğinden oluştu diyebilirim.

 

Sadece bir örnek…

 

//CHP’nin 36'ncı Olağan Kurultayı’nda zafer Kemal Kılıçdaroğlu’nun.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan birazdan balkon konuşması yapacak.

 

ZAYTUNG//

 

Evet, seçmende giderek yaygın hale gelen Kemal Kılıçdaroğlu algısını kısa ve öz yansıtan mizahi bir tespit. 

 

Peki, ne oldu da birdenbire Kemal Bey eleştirileri arttı, yaygınlaştı. Sanırım bunda Muharrem İnce’nin yaptığı konuşmanın ve ‘mükerrer oy tiyatrosu’nun etkisi var.

 

YILMAZ BÜYÜKERŞEN’İN KARİZMASI ÇİZİLDİ

 

Büyükerşen’in tüzük bilgisi yetersizliğinden kaynaklı hata yaptığı ileri sürülse de, sorun daha derinde bence.

 

Zira, böyle bir hatayı Büyükerşen gibi bir duayen siyasetçiden, fikir adamından kimse beklemez. Kaldı ki, bu görevin Büyükerşen’e kurultaydan birkaç gün önce tevdi edildiği basında da yer aldı. Yani, oturup tüzüğü hatim edecek vakti de vardı Yılmaz Bey’in.

 

Sorun başka yerde dedik ya, evet, “sahibinin sesi” durumuna düşmüştür Büyükerşen.

 

Mükerrer imza verenleri tek tek divana çağırıp kesin tercihlerini sormak yerine, Kemal Bey’in üst perdeden seslenen lütufkâr dilekçesine alet olmuştur.

 

Fakat fatura da ağır çıktı. Muharrem İnce’nin yerinde çıkışı ile oynanan oyun deşifre oldu ve hem partili hem de seçmen nezdinde ciddi tepki aldı Büyükerşen.

 

Diğer taraftan, 2019 cumhurbaşkanlığı adaylığına dair bir mesaj, parti kamuoyunun nabzını tutmak şeklinde de değerlendirildi Yılmaz Bey’in divan başkanlığı.

 

Evet, Eskişehir’deki hizmetleri ile takdir toplayan, ülke çapında nam salmış Büyükerşen’in karizması çizildi. Bu durum cumhurbaşkanlığı adaylığını nasıl etkiler bilemem. Zamana bırakmak lazım…

 

Gelelim ‘Kemal Bey Kurultayı’na…

 

Abartılı bulunabilir ama hakikaten bir iflas söz konusudur.

 

Kemal Bey, başarısızlıklarını örten çıkışlarıyla durumu idare etti bugüne kadar.

 

E, tabii, nereye kadar?

 

Gün gelir gerçekler yalın şekilde ortaya çıkıverir.

 

 

Partililerin çoğu zaten bu durumun farkındaydı.

 

Bu kurultayda ise seçmen uyandı, hassas nokta burada.

  

Genel başkan adaylarının konuşmaları, 4 kanalda (Halk TV, HaberTürk, CNN, NTV) kesintisiz verildi. Seçmenin, oy verdiği partinin nasıl yönetildiğini ‘ince ince’ öğrenmesi elbette dikkat uyandırdı ve ilgi çekti.

 

Üstüne üstlük adaylaşma sürecinde yaşanan mükerrer oy tartışmaları, açığa çıkan 'ayak oyunları', Muharrem Bey’in tutarlı tavrı ve dik duruşu, seçmenin CHP’nin yönetim kalitesini daha yakından görmesini sağladı.

 

İp de işte bu noktada koptu. Sosyal medyada eleştiriler ardı ardına gelmeye başladı.

 

 

Hiç kuşku yok ki, İnce’nin yaptığı konuşmanın içeriği, hitabet gücü de, seçmenin gözünün açılmasında etkili olmuştur.

 

Ayrıntıya girmeden önce bir hatırlatmada bulunmam lazım.

 

İnce, Kılıçdaroğlu ile daha önce de yarıştı. Ancak o kurultayda İnce’nin tavrı pek mülayimdi. Kurultay sonucu belli olduktan sonra sergilediği abartılı uzlaşmacı tavır parti kamuoyunda yadırganmıştı. Hatta 'tavşan aday' yakıştırması dahi yapılmıştı.

 

Fakat bu kurultayda başka bir Muharrem İnce vardı kürsüde. Kendinden emin, iddiasını sürdürmekte kararlı, iyi hazırlanmış bir aday izlenimi verdi. Partisinin yönetsel ve örgütsel sorunlarını açıkça ortaya koydu ve bu sorunlar aşılmadan CHP’nin iktidar olamayacağını öne sürdü.

 

İNCE, TAŞLARI YERİNDEN OYNATAN KONUŞMASINDA BAKIN NELER DEDİ...

 

Erdoğan karşısında daha etkili bir muhalefet…

 

Demokrasi güvenlik güçleri, yargıçlarla korunamaz, demokratik toplumla korunur…

 

Demokratik toplum için laik devlet yönetimi şart…

 

Partimizde kimlik siyasetine son vereceğiz. Yurttaşlık temelinde bir araya geleceğiz…

 

CHP  “direnen” değil kazanmaya odaklı bir parti olacak…

 

CHP’yi iki seçimde 1’inci parti yapamayan genel başkan istifa edecek…

 

Partide “mutlu azınlık” var. Sığınmışlar elimizdeki birkaç belediyeye mutlu mesut yaşıyorlar. Bunu kabul etmiyoruz, itiraz ediyoruz…

 

Dışarıdan yönetici devrine son vereceğiz…

 

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması yanlıştı. Ben karşı oy kullandım.

 

Sayın Kılıçdaroğlu ve görevdeki MYK üyeleri “evet” dedi.

 

Tüm MYK üyelerini değiştireceğim…

 

Siyasette utanma duygusu önemlidir…

 

Partide itiraz kültürünü yerleştireceğiz.

 

Yanlışlara boyun eğen değil itiraz eden olacağız…

 

45 gün içinde olağanüstü tüzük kurultayı düzenleyeceğiz.

 

Tüzüğü demokratikleştireceğiz…

 

Kurultayda imza rezaletine son vereceğiz…

 

İl başkanlarının kurultay sürecinde görevdeki genel başkana destek açıklaması yanlıştır…

 

Cumhurbaşkanı adayımızı 1milyon 200 bin üye seçecek…

 

Konuşmadan satır başları şeklinde öne çıkardığım bu bölümler salonda coşkuyla karşılandı. Bu demek oluyor ki, CHP üyesi sorunların bilincinde ancak çözüm getirecek dinamiği yaratamıyor. Baskı altında, özgür iradesi ile karar veremiyor.

 

Nitekim İnce’nin sınıra yakın aldığı adaylık imzasının çok üzerinde bir oyla genel başkanlık yarışından çıkması da bunu göstermiyor mu?

 

Elbette daha yazılacaklar var, bu bölümlük bu kadar diyelim ve bazı tartışma notları ile yazıyı tamamlayalım.

 

Bu kurultayda Kemal Bey güven tazelemiş midir?

 

Kemal Bey genel başkanlığı 2019’a kadar sürdürmekte ısrar edecek mi, sürdürebilir mi?

 

CHP’nin 2019 seçimlerine Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında girmesi seçmende umut yaratır mı? 

 

Peki, bu soruların öncelikli muhatabı kimdir?

 

Kılıçdaroğlu’nun “kaset operasyonu” sonrası genel başkanlık koltuğuna oturmasında etkisi yadsınamaz parti dışı odaklar mı, CHP örgütü mü?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bakım ve onarım işleri yaptırılacak
Kırtasiye malzemesi alınacak
Bakım ve onarım işleri yaptırılacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke