ANASAYFA
16 Ağustos 2018 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
EĞRİ CETVEL
Yayın Tarihi: 08 Şubat 2018 Perşembe, 07:19
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Anadolu'nun ücra bir köşesinde öğretmenlik mesleğimin üçüncü yılındaydım. Ders matematik ve konumuz geometri; çizgi. Cetvellerimizi çıkardık. 


Ben tahtada, öğrenciler sıralarında, çiziyoruz. Bir öğrencim birkaç kez "Öğretmenim benim çizgim sizin gibi doğru olmuyor” deyip sinirleniyor, söyleniyor. Gidip baktım. Evet, çizgi eğri, çocuk eğri ve doğru çizgiyi gözle ayırabiliyor. Cetvelini göstermesini söyledim. Utana sıkıla cetvelini çıkardı. Meğerse cetvel ev üretimi, babası yapmış. Yoksulluk her zamanki gibi ve baba kendisi yapıvermiş oğluna bir cetvel. Yapmış da, eğri olmuş. Cetveli aldım ve sınıfın karşısına geçerek o an yaşadığım buluşu söyledim; “Eğri cetvelle doğru çizgi çizilmez.”


Zaman geçti, değişik kitaplar okudum ki meğer bu söz bir atasözü imiş. Ama ben kendi deneyimlerimden bulmuş ve bunu sınıfımdaki öğrencilerimle de paylaşarak çocuk yaşta bu bilgiye sahip olmalarını sağlamıştım.
Bu deneyimin matematikteki sonucu sosyal yaşamda da aynı sonucu veriyor. Eğer bir işe yanlış adım atarak başlıyorsan, temelini iyi atmadıysan doğruyu ve başarıyı elde edemezsin.


Şiddet! Toplumsal bir gerçeğimiz; eğri cetvelle yaklaşıyoruz soruna ve çare bulunamıyor. Bulunamıyor mu, istenmiyor mu? 


Oysa Sezen Aksu dilimize dolamıştı; “Of, bu ne sinir, bu ne öfke!  /Aman bir telaş, bir acele,  /Herkes birbirini boğacak.  /Bu gidişle sonumuz ne olacak?  //Kimi takmış alaturkaya,  /Kimi batıdan şikâyetçi.  /Ne var sanki bunda kızacak,  /Dünya hali bu gelip geçici. // Hişt hişt, sakin ol, sinirlerine hâkim ol!” Şarkılarda bile söyledik ve oyunlar oynadık ama yine de sakin olmayı öğrenemedik.


Neden? 


Prof. Dr. Selçuk Candansayar, 15 Ocak 2018 tarihli Birgün Gazetesi'ndeki yazısında MEST Anayasasından bahseder. Kendi haline bırakılsa hiç sorun olmayacak bir durum, idarecilerin müdahalesi, toplumu yönetme aracı olarak görmeleri sonucunda toplumun ayrıştırır. Nedir MEST? Toplumsal yapımızda kurulması istenen egemenliklerin ilk harfleri; Milliyetçi, Erkek, Sunni, Türk.


Elbette toplumlar her çeşit ideoloji, cinsiyet, din, etnik yapı vardır. Gündelik yaşamda bunlara takılmayız. Ama siyasetçiler, idareciler toplumu yönetmek için yaşadığımız yerden ve geçmişimizden gelen bu farklılıklarımızı körüklediklerinde şiddet kaçınılmaz olmaktadır.


Toplumsal bozulma yukarıdan aşağıya, yönetenden yönetilene ve bunların tersi şekilde sarmal olup büyümektedir. Bozulma, yozlaşma; sokakta, okulda, aile içi ve medyatik şiddet, ihmal, istismar, intihar, sigara, alkol ve madde kullanımı giderek artan bir oranda karşımıza çıkmaktadır. Yaşanan şiddetin nedenleri konusunda değişik söylemler vardır. Kimi problemin eğitim kurumlarından, kimi aileden, kimi medyadan, kimi toplumun ekonomik, kültürel ve sosyal yapısındaki bozulmalardan, kimi sapkın inanç ve yaklaşımlardan kaynaklandığını belirtmektedir.


Medeni toplumlarda şiddetin az olması gerekmektedir. Ama ne yazık ki günümüzde her ülkede şiddet vardır. Çünkü birçok ülke savaş ortamında yaşamaktadır. Savaş ortamında büyüyen bir çocuğun şiddetin dışında öğrenebileceği ne olabilir ki. Canlı varlıkların içinde insan kadar kendine zarar veren bir başka canlı bulmak yok denecek kadar azdır.


Doğaya yön veren, neredeyse yapay insan üreten insan şiddeti neden sona erdirmez?


Çünkü… Çünkü diyerek birçok neden sayabiliriz. Ama sanırım en kısası, egemenlerin kendi devamını sağlamada tercih ettikleri kazanma hırsını da içinde barındıran sistemdir. Ve tabi ki büyük çoğunluk olan bizlerin de sessizliği. Bu sistemi yok etmek ve insanın 'insan' olması üzerine ne paradigmalar, kurgular, dinler, inançlar üretilmiş olsa da sonuç değişmemiştir. Aksine hepsini ele geçiren güçlüler egemenliklerinin devamı için bunları kullanmıştır. Toplumu yoksullaştırıp, çare olarak din iman dayatırken kendilerine hanlar, hamamlar, saraylar kurmuşlardır.
Bilim bu egemen gücün emrine geçmiştir. Yapay insan üretebilen bilim güçlünün elinde ölüm makineler yapar duruma gelmiştir. Yaratılan, kazanılan inançlar, milliyetler ile toplumu ayrıştıranlar, ayrıştırdıkları toplumlara silah dayatarak ölümleri kutsamakta ve silahlarını pazarlamaktadır. Böylece kendi ekonomilerini büyütürken büyük çoğunluğu da sefalete, açlığa, cehalete sürüklemektedir. Ve buna da ekonomik, siyasi sistem; kapitalizm demektedir. Alternatifi yok mu? Var elbette…


Ülkenin bilim insanları, mağdurlar ve mağdur olmaya adaylar yani hepimiz şiddetin karşısında çok değil bir kez topluca durabilsek cetveli düzelteceğiz ve 'insan' olarak geleceğe dair en güzel işi yapmış olacağız. Güçlüleri bilemem ama bizim tek çaremiz bu…


Her şiddet olayından sonra, mağdurun adını anarak'yalnız değildir' dedik ama Dr. Tuba Çıkmaz yoğun bakımda yalnızdı. İş ortamında, sokakta, evde, olay yerinde hepimiz yalnızız aslında. Yalnız olmadığımız tek yer tepki gösterebildiğimiz, mağdur olmadığımız anlardır. Ki buralarda yüzbinler, milyonlar olduğumuzda şiddet duracaktır. İşte o zaman şiddetten beslenen anlayışlar geri çekilecek, tedbir alacaktır. Mağduriyet yaşanınca üzgün, kırgın, öfkeli ve isyanda olmak yetmemeli artık.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Çocuklar açtı!
Esnafa güzel haber
15 yaşında Süper Lig'de
Yunanlı askerlere özel uçak
Savcıya gözaltı
‘Borcu krizi yaratanlar ödesin!’
T.Ü.'ye spor kompleksi
Edremit'te kitapseverlerle buluştu
Takım Elbisede Şık Saat Seçimi Nasıl Olmalı
Trakya Karması'na Edirne'den 13 isim
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx