ANASAYFA
24 Mayıs 2018 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Kemal Bey’in bariz iflası… (2)
Yayın Tarihi: 14 Şubat 2018 Çarşamba, 07:00
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

//Bu kurultayda Kemal Bey güven tazelemiş midir?

 

Kemal Bey genel başkanlığı 2019’a kadar sürdürmekte ısrar edecek mi, sürdürebilir mi?

 

CHP’nin 2019 seçimlerine Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında girmesi seçmende umut yaratır mı? 

 

Peki, bu soruların öncelikli muhatabı kimdir?

Kılıçdaroğlu’nun “kaset operasyonu” sonrası genel başkanlık koltuğuna oturmasında etkisi yadsınamaz parti dışı odaklar mı, CHP örgütü mü?//

 

Önceki bölümü bitirirken ortaya attığım bu sorular hakkında düşüncelerimi açıklayayım.

 

1) Kemal Bey ciddi bir güven kaybına uğramıştır. Açıkça görülmüştür ki, ortada parti içi iktidarı kaybetmemek üzere daha mahalle seçimlerinden başlayan bir kurgulanmış kongreler süreci vardır.

 

Kemal Bey’in kendini dayattığı sonucu belli kurultay yüzünden CHP’nin seçmen nezdindeki inandırıcılığı, güvenilirliği de zedelenmiştir.

 

2) Kemal Bey genel başkanlık koltuğunu bırakmamakta ısrarlı gözüküyor.

Ancak söyledikleri ile icraatları örtüşmeyen bir genel başkanın parti örgütünü 2019’a nasıl hazırlayacağı, örgütsel bütünlüğü ve dolayısıyla dinamik bir örgüt yapısını nasıl sağlayacağı, başta gelen sorular/sorunlar arasındadır.

 

Diğer bir bakış açısıyla, Kemal Bey’in dayatma genel başkanlığı CHP’de iç enerji üretemeyeceği gibi, örgüt dinamiklerini örseler mahiyettedir.

 

Bunun bilincinde olmalı ki Kemal Bey ve “çekirdek kadrosu”, ilk PM toplantısından  sonra üzerine basa basa “cephe siyaseti”ne yaslanacaklarını duyurdular.

 

Demek ki Kemal Bey’in parti örgütü pek umurunda değil; dolgu malzemesi, sandık görevlisi üye yetiyor O’na.

Yine parti kimliğini geri plana iten, AKP karşıtı seçmen kümeleri ile seçim kazanmaya odaklı bir strateji izleyecek anlaşılan. Aynen Ekmeleddin Efendi dayatmasında, son referandumda olduğu gibi. Ne diyelim, mübarek olsun...

 

3) Peki bu “Kemal Bey halleri” seçmeni nasıl etkiliyor?

 

Seçmen nezdinde Kemal Bey’in kredisi giderek azalıyor kanımca. CHP oylarında Kemal Bey’in izinin önemli boyutta olduğunu düşünmüyorum. CHP’ye verilen oylar genel başkanın yarattığı çekim alanından dolayı sandığa girmiyor bana göre.

 

Ülkenin AKP yönetiminde geldiği noktadan rahatsız, kaygılı yurttaşların tepkisi; hak, hukuk, adalet, esenlik, umut arayışının sonucu CHP tercih ediliyor.   

 

İşte bu bilinçli, özverili seçmen sayesinde Kemal Bey’in başarısız genel başkanlığı geri planda kalıyor, CHP de oylarını koruyor.

Ve fakat...

 

Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık koltuğunda bu kadar ısrar etmesi CHP seçmeninin gözüne giderek daha fazla batmakta, umutsuzluk yaratmaktadır.

 

Seçmen, desteklediği partinin daha etkin bir muhalefet yapmasını ve iktidar umudu veren bir konuma gelmesini beklemektedir.

 

Ama maalesef  Kemal Bey’in genel başkanlığında CHP’nin iktidar değişikliğine yol açacak bir oya ulaşmasını ihtimal dahilinde görmeyenler görenlerden çok daha fazladır.

 

Bırakınız başka toplum kesitlerinden oy almayı daha kendi seçmenini ikna edemeyen, onun ufuk çizgisini genişletemeyen bir genel başkanın koltuğunu korumakta bu kadar ısrarcı olması, elbette çeşitli soruları da beraberinde getiriyor.

 

4) Evet, Kemal Bey koltuğuna neden bu kadar bağlıdır ve bir türlü kaybetmek istememektedir? Koltuğunu korumak, CHP’nin başında kalmak için kongreler sürecine neden müdahale etmiş ve kendisini seçecek “asker delegeleri”  itina ile belirlemiş/belirletmiştir?

 

İl başkanlarının kurultay öncesi Kemal Bey’e destek açıklaması da, CHP’de özgür iradenin, parti içi demokrasinin havada kaldığını göstermiyor mu?

 

Bu ve benzeri soruların cevabı aranırken, gizemli “kaset operasyonu” da ihmal edilmemeli, çerçevenin içine alınmalı...

 

Örneğin Kemal Bey’in genel başkanlık koltuğuna oturmasında dahli olduğu iddia edilen mihrakların cari etkisi nedir, gitmesine de mi onlar karar verecektir?

 

Evet, insanın aklına türlü türlü sorular geliyor...

 

Peki ya parti elitleri?..

 

Parti meclisine Kemal Bey’in anahtar listesinin hikmeti, inayeti ve şefkati ile girmeyi kabul eden, bunu içine sindiren imtiyaz sahipleri, siyasi rantiyeler, CHP’ye dinamik katabilecekler mi, 2019’da CHP’yi iktidara taşıyacak sinerjiyi yaratabilecekler mi?

 

İlhan Cihaner/Selin Sayek Böke ikilisinin akıllarınca kurultayda zihin açıklığı sağlasın diye sunduğu, üstelik geleceğin kadrosuna (ne demekse) vurgu yapan “ideolojik bildiri”, CHP’nin iktidar sorununa çare midir, yoksa sadece öne çıkma, yönetim kademelerinde güçlü pozisyon elde etme ihtirasının bir yansıması mıdır?  

 

32 tekmili birden haftaya...

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Akalın ‘piştisi!’
Edirne'den LGBTİ savunucusu aday
Edirne Bankası vaadi!
Esnafa göre 25 Haziran!
Köyde iğrenç taciz
Bircan helallik istedi
AK Parti hızlı başladı
Aramızdan ayrılanlar
‘Hedef, ittifak dahilinde 4-0’
Dr. Tulgar İlter'in vedası
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx