ANASAYFA
15 Ağustos 2022 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Kemal Bey'in bariz iflası… (3)
Yayın Tarihi: 21 Şubat 2018 Çarşamba, 07:28
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Parti meclisine Kemal Bey’in anahtar listesinin hikmeti, inayeti ve şefkati ile girmeyi kabul eden, bunu içine sindiren imtiyaz sahipleri, siyasi rantiyeler, CHP’ye dinamik katabilecekler mi, 2019’da CHP’yi iktidara taşıyacak sinerjiyi yaratabilecekler mi?

 

İlhan Cihaner/Selin Sayek Böke ikilisinin akıllarınca kurultayda zihin açıklığı sağlasın diye sunduğu, üstelik geleceğin kadrosuna (ne demekse) vurgu yapan “ideolojik bildiri”, CHP’nin iktidar sorununa çare midir, yoksa sadece öne çıkma, yönetim kademelerinde güçlü pozisyon elde etme ihtirasının bir yansıması mıdır? 

 

Geçen haftaki yazıyı bu iki soruyla sonlandırmıştık

 

Kısa bir bilgilendirme ile başlayalım...

 

Sosyal medyadaki yorumlar, özel olarak yazan okurların değerlendirmeleri,

 

konunun önemini gayet güzel ortaya koyuyor. Yeni sorgulama alanları da açıyor.

 

Tek tük Kemal Bey’e eleştiri getirilmesine katlanamayanlar da çıkıyor haliyle.

 

Tarafgir bir tutum içinde reaksiyon gösterdikleri için tartışmaya objektif, verimli katkı sağlamalarını elbette beklemiyoruz. Ama iyi ki varlar ve yazılanların sağlamasını yapmamıza yardımcı oluyorlar.

 

Yanı sıra, yorum yazmaktan kaçınan, dahası, yazıyı okumasına rağmen saklanmayı tercih eden partili okurların var olduğunu da düşünüyorum.

 

Sosyal medyada 50 civarı Facebook CHP sayfasında paylaştığım yazılarıma ifade bırakan okur sayısı ile yazının toplam okunma sayısı arasında binlerle ifade edilen fark başka türlü açıklamaz kanaatimce. Yanılabilirim.  

 

Dönelim başa ve birinci sorunun cevabına odaklanalım. PM ve MYK koltuklarına Kemal Bey’in takdiri ile oturan, A-Takımı diye de anılan zümrenin CHP’nin iktidar yolunu açacak başarıyı ortaya koyması olası mıdır?

 

El-Cevap: Hayır?

 

Bir kere bu yöntem, CHP’nin gereksinim duyduğu yönetim anlayışı ile bağdaşmıyor. Defalarca denenmesi ve sanki farklı bir sonuç doğuracakmış gibi kamuoyunda beklenti yaratılması ise sadece umut tüketiyor.

 

Zira, Kılıçdaroğlu döneminde yüzlerce siyasi aktörün turnike ve doldur - boşalt usulü PM ve MYK koltuklarında onurlandırıldığı ama bu yönetim kalıbının CHP’yi ileri taşımadığı, seçmen nezdinde daha tercih edilir konuma getirmediği açıkça görülüyor.

 

Peki neden böyle oluyor?

 

Önce şu hususların altını çizelim: Mesele kongreleri tüzüğe uygun/uydurarak gerçekleştirmek değil, kongrelerin özde demokratik gerçekleşmesidir... 

 

Kendini sosyal demokrat dünya görüşü ile özdeşleştiren bir partinin yönetim ve örgüt yapısı sosyal demokrat siyasi pratikleri karşılamalıdır...

 

Burada küçük bir parantez açalım ve sosyal demokrasi tarihi ile özdeş SPD’de (Almanya Sosyal Demokrat Parti’si) son dönemde yaşananlara bir göz atalım.

 

Son genel seçimde oyları yüzde 20’ye gerileyen SPD’de daha seçim gecesi genel başkan Martin Schulz Hrıstiyan Birlik ile bu kez  koalisyon kurulmayacağını açıkladı. Çünkü “büyük koalisyon” diye anılan ortaklıktan SPD kaybederek çıkmıştı.

 

Ancak Almanya Başbakanı Merkel üç başka parti ile sürdürdüğü koalisyon hükümeti kurma çalışmalarından netice alamayınca, yüzünü tekrar SPD’ye çevirdi.

 

Genel Başkan Martin Schulz’un Hrıstiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ile koalisyon kurmamakta ısrar etmesi, SPD’nin konuyu kongreye taşımasına yol açtı ve az bir farkla delegeler CDU/CSU ile koalisyon kurulmasına onay verdiler.

 

Bu gelişme sonucu SPD Yürütme Kurulu da 22 Nisan’da gerçekleştirilecek olağanüstü kongre kararı aldı. Bu kongrede Schulz koltuğunu Federal Meclis Grubu  Başkanı Andrea Nahles’e  devredecek.

 

Gördüğünüz gibi, koltuğa yapışık genel başkanlık SPD’nin parti kültüründe yok.

 

1999-2017 döneminde yedi genel başkan göreve gelmiş SPD’de.

 

Şimdi sıra koalisyon sözleşmesinin onaylanmasında. Bu da, 2 Mart’a kadar sürecek ve 463 bin üyenin katılımına açık oylamayla karara bağlanacak.

 

Parantezi kapattık.

 

Parantez içinde okuduklarınız ile CHP’deki parti yönetim anlayışı ve örgüt işleyişini örtüştürmekte zorlandığınızın farkındayım.

 

Parti üyesi koalisyon sözleşmesinin kabulüne nasıl oy verebilir değil mi efendim, olur mu hiç öyle şey...

 

Peki o zaman sormayacak mıyız “Sosyal demokrat CHP kendine SPD’deki yönetim anlayışını mı, yoksa AKP’dekini mi referans alacak” diye...      

 

TV ekranlarında CHP sözcülerinin partilerini AKP ile karşılaştırırken sıkça ve gururla öne sürdükleri gibi parti üyesinin söz ve kararda etkisi lafı güzaf mı yoksa?

 

Yani şunu soruyoruz: CHP’de karar mekanizması aşağıdan yukarıya mı yoksa tersine mi çalışıyor?

 

Peki o zaman “itaat ve teslim” anlayışına dayalı yönetilen AKP üyesi ile ‘verili durumu’ kabul eden CHP üyesi arasında ne fark kalıyor?

 

Tüzük gereği parti meclisinin “çarşaf liste” üzerinde belirlenmesi gerekirken, umursamadan anahtar liste dağıtabilen yani ben bu kişileri istiyorum onları seçin diye kurultay delegelerine adeta talimat veren ve sonrasında merkez yöneticilerin hepsini kendi belirleyen CHP Genel Başkanı ile, hiç bu kurguya/tiyatroya gerek kalmadan istediğini yönetici atayan AKP Genel Başkanı arasında siz bir fark görüyor musunuz?   

 

Doğrudur, gerçekte olmayanı sanki varmış gibi sunan bir merkezi yapı ve kendisi ile hemhal örgüt yönetim birimleri ile seçmen nezdinde CHP’nin inandırıcılığı ve güvenilirliği elbette zedeleniyor.

 

Peki CHP’deki bu köklü sorun karşısında, yani CHP’nin dinamiklerini örseleyen merkezi, oligarşik yönetim biçiminin aşılmasında hangi irade ve çabayı ortaya koymuştur turnikeden geçen yüzlerce PM ve MYK üyesi?

 

Şüphesiz birtakım değerli çalışmalar yapmışlardır da,  CHP’nin lider ve genel merkez odaklı yönetim tarzının aşılması için bir varlık göstermişler midir?

  

Göstermedikleri gibi, yapısal sorunlara gözleri kapalı mutlu mesut koltuklarında oturmayı içlerine sindirebilmişlerdir.

 

Konu konuyu açtı, ikinci soruya gelemedik.

 

Haftaya kalsın...

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bakım ve onarım işleri yaptırılacak
Kırtasiye malzemesi alınacak
Bakım ve onarım işleri yaptırılacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke