ANASAYFA
11 Aralık 2018 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gönül UYANIKTIR / Günce
Karanlıkta ıslık çalmak
Yayın Tarihi: 08 Mart 2018 Perşembe, 06:31
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Edirne Kent Konseyi geçen ayın toplantısını yerel basının sorunlarına ayırdı. Birçok genç meslektaşımla birlikte ben de bu toplantıya, sorunları olan tarafı temsilen konuşmacı olarak katıldım... Belediyenin eski nikah salonu dolu olsa da, bizim camianın ilgisi sınırlıydı. Katılan meslektaşlarımın hepsi sorunlar yumağının birer parçasını aktarmaya çalıştı.


Genelde bizim mesleğin insanları -dernek genel kurulları dışında- pek konuşmaz, hatta ve hatta basın toplantılarında bile sorulması gereken, dillerinin ucuna kadar gelen soruları sormaktan(!) kaçınır. Siz buna, son dönem gazetecilerin yaşadıkları sıkıntılardan dolayı gelişen bir refleks olarak, ister 'oto sansür' deyin, isterseniz de eziklik. Ama hangisini derseniz deyin, bunun kaynağı aslında muhabirlik, gazetecilik yapan insanlar değildir. Bunun sosyal ve ekonomik bir geri planı vardır. Bir de editoryal bağımsızlık denen olgunun bizim taraflara hiç mi hiç uğramamış olması... 


… Sorunları anlatan tarafta olsak da, Kent Konseyi'nin toplantısında görüp duyduklarımın çoğu beni pozitif etkiledi. Birincisi Edirne'de gazetecilik adına genç ama donanımlı insanların bulunduğunu görüp sevindim. Ancak bu gençlerin çoğunun görev yaptıkları yerlerde faydalı olabilme ihtimallerinin azlığı gerçekten üzücü. Hatta gazetelerin; gazete sahip ve yöneticilerinin prestiji, kartviziti gibi algılandığı oluşumlarda körelip kalmaları da çok mümkün. 


İkincisi; ben genç meslektaşlarımı tanımakta biraz geride kalmışım. Ki bu benim bulunduğum yerden bakıldığında doğaldır. Çünkü işin en çok sevdiğim fiiliyat kısmından hayli zamandır uzak bulunuyorum. Bu toplantı sayesinde bu gençlere ilişkin hem umut hem de fikir sahibi olduğum için sevinçliyim. 


Toplantıya konuşmacı olarak katılan gençler öyle içten, heyecanlı, hatta utangaçtılar, öyle gizlenip saklanmadan kendileri gibi konuştular ki şunu düşünmeden edemedim:


“Sen söze, 'ölüyoruz bitiyoruz' diye başladın, bu gençlere umutlu olacak yer bırakmadın. Oysa böyle de güzel, aklı başında, donanımlı, çalışkan genç gazeteciler geliyor. Yok öyle, 'öldük bittik' diye pes etmek, asgari ücrete bile gık çıkarmadan razı gelen bu insanlar varken, umut da mutlaka olacaktır. Kim ne derse desin senin yolun belli, kişisel rahatın konforun adına bu yoldan da dönüş yok!”


O gençleri dinlerken, izlerken aynen bunları içimden geçirdim... Ama öte yandan, bizim mesleğin -maalesef- bir başka gerçeğini yaşayanlar; gazeteciliği sadece etiket olsun, kapalı kapıları kolay açsın, çarkları kolay dönsün diye, kişisel çıkarları ve egolarını tatmin amacıyla yapanlar bedava elma şekeri bulmuş gibi şapırdanmaya başladı. Birçok kanaldan birden, 'Hudut satılmış, Hudut devrediliyormuş' diye ortalığı velveleye verdiler. 


Meğerse bu arada, kokusu aylar önceden çıkan bir el değişimi de resmiyet kazanmış. Yanı son birkaç ay içinde Edirne'deki ikinci yerel gazete de resmen el değiştirmiş. Yeni sahiplerin kimler oldukları önemli değil, ama her ikisinin de ortak noktaları çoğumuzun malumu. Edirne'de birbirine rakipmiş gibi görünen iki siyasi parti yerel basında mevzi kazanmış durumda. Bu bağımsız gazetecilik adına tercih edilmeyen bir durum… Umarım yeni yöneticiler, ilk iş olarak naylon kadrolar yerine gerçek ve asgarı koşullara haiz kadrolar kurarlar. Zira gerçek manada gazetecilik yapılmasının önü, yıllardır bu naylon kadrolar tarafından kesilmekteydi. Eğer bugün Edirne yerel basını 'öldük bittik' noktasına geldiyse bunun birinci nedeni bu naylon, çalışmayan, maaş ödenmeyen kadrolardır. 


Ben ne kadar aksini söylesem de 'Hudut satılıyor, devrediliyor' dedikoduları yıllardan bu yana var. Bunun önüne geçmek mümkün değil, ağzı olan konuşuyor. Zaman zaman, sitemli birkaç mesaj ve telefon sayesinde birilerinin yine bu dedikoduları servis ettiğini anlıyorum. Öyle ki bazen mesai arkadaşlarım bile 'var mı öyle bir şey' diye soruyor. Ben 'hayır' demekten bıktım, o yüzden şimdilerde konuşmadan yazmadan söylemeden anlaşıyoruz. 


Önceki sabah da ortalığa yine birileri gaz vermiş. Sabah sabah, 'bunu yapamazsın, sakın yaptım deme' diyen bir telefon aldım. Artık kanıksadığımdan, 'Hayır hakim bey ben yapmadım ben masumum!' dedim. İşi daha büyütüp, “Edirne'ye bu kötülüğü yapamazsın” diyenler de oldu. O zaman anladım ki, Edirneli tedirgin. Lay lay lom günlerin bittiğinin farkındalar… Tonla parası pulu olan kartviziti dolu biri çıkıp, hiç bilmediği etmediği bir mesleğe girip, bir yerel gazetenin sahibi olup da ne yapacak? Bence cevabı asıl merak edilecek soru bu olmalı. Yoksa Hudut el değiştirse bundan kime ne? Ama kazın ayağı öyle değil işte…!


MERAK EDENLER İÇİN İLK VE SON KEZ AÇIKLIYORUM


Flaş flaş flaş yazmayı unuttum, neyse siz yazdım varsayın. 


Gazetesini devredecek olan biri, çıkıp da ulu orta, 'Yerel gazeteler batıyor, ölüyoruz' falan der mi!? Demez, çünkü satışa çıkardığı ürünün değerini düşürmez. Zaten bunları söylediğim için kızanlar da olmuş. Doğru bildiğimi söyler yazarım, önünde arkasında kim var, ne var benim sorunum değildir. 


Ayrıca devredecek olsam, maddiyattan çok kime devredeceğim önemli olur. Bu gazetenin ilk sahibi Doğan Şuta, heveslisi çok olduğu halde kılı kırk yardı. 'O olmaz, bu gazeteyi yaşatamaz. Bunun amacı başka' diye hep vazgeçti. Ama bana inandı ve gazetesini emanet etti. Ben de hem O'nun hem de Edirne'nin bu emanetine ihanet etmeyeceğim. Ben bu satırları yazarken, falanca iş adamıyla gazetenin satış pazarlığını yaptığımı konuşan bazı meslektaşlarım da rahat olsunlar. Şu anda huzurla yazımı tamamlamaya çalışıyorum.   


Hatta bir gün eğer gazeteyi devretmem gerekirse, 'şuna devredebilirim' diyerek şimdiden adam seçiyorum. Komik ama o seçtiğim insanların bundan haberi bile yok. Son günlerde taliplilerin biri gelip biri gidiyor. Bu beni olmasa da, çalışan arkadaşlarımı rahatsız edici bir durum. Ama merak etmeyin, bu psikolojik savaş taktiklerine karşı motivasyonumuz sağlam. Eğilip bükülmeden dik durmamız gerektiğinin, bütün bir  kentin, hatta bölgenin umudu ve beklentisini taşıdığımızın farkındayız. Bu farkındalık bizi daha doğru, daha objektif gazetecilik yapmaya yöneltiyor. Bu da iyi ve doğru bir şey diye düşünüyorum. 


Az önce meslekte oldukça başarılı ve de sevdiğim bir arkadaşım aradı, “Doğru mu bunlar, ben olmadığını sanıyorum!” diyerek… “Olsa sana mutlaka söylerdim!” dedim. “Az daha sabret… !” dedi.  “Benim en güzel özelliğim sabırdır, bunu en iyi sen bilirsin, merak etme” dedim. Şakalaştık, sesini duymak, desteğini almak iyi geldi…  


…Yazdıklarımı baştan sona okuyunca, “Karanlıkta ıslık çalıyorsun, kızım!” dedim. “Korkuyorsun!” 


Düşündüm, evet doğru, korkuyorum…! 


Edirne'de yerel gazeteciliğin bitirilmesinden korkuyorum. Onlarca donanımlı, kafası zehir gibi çalışan genç gazetecinin işsiz kalıp sevmedikleri işlere zorlanmasından korkuyorum. Gazetecilik okuyup üstüne yüksek lisans yapan, yabancı memleketlerdeki okullardan yüksek derecelerle mezun olup birkaç lisanı konuşan, ama yerel gazetelerde bile iş veremediğimiz gençlerin mesleklerini yapamadan vazgeçmesinden korkuyorum. Birlikte çalıştığım meslektaşlarım, “Yeter artık bu sıkıntılar” deyip pes edecek diye korkuyorum. Bunca sorunla boğuşan bünyemin iflas etmesinden korkuyorum. “Yeter bunca eziyet, artık hayatını yaşa!” diye aklımı çelmeye çalışan kötü tarafımın galip gelmesinden korkuyorum. Edirne'de demokrasi adına kaygılanan insanların sesleri kısılacak diye korkuyorum. Edirne'de yerel basın adına yaşanan kötü gidişattan ve bunun kente yansıyacak her tür etkilerinden korkuyorum.


Ancak korkmadığım bir şey var. Korkularımın üzerine gitmekten asla korkmadım, korkmuyorum…! 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Lalapaşa'ya kadın aday adayı
Aramızdan ayrılanlar
‘Gönül belediyeciliği yapacağız’
Uzunköprü'de 'hava' tehlikesi
‘İşimiz Edirne’
Ford'dan 'anahtar teslim' eğitim
‘İddialıyız, kazanacağız’
Komşu otelleri doldurdu!
‘OSB’ler turizme katkı sağlar’
Havsa Belediye Meclisi'nden Bircan'a vefa
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE