ANASAYFA
22 Haziran 2018 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
GELECEĞİN DÜNYASI
Yayın Tarihi: 10 Mart 2018 Cumartesi, 07:21
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Üzerinde yaşadığımız ve adına 'Dünya' dediğimiz şu küre üzerinde herşey değişiyor, değişmeyen tek şey değişim. Değişimi önlemek mümkün değil, değişim sürekli oluyor. Çünkü Dünya rekabet ekonomisi değişim üzerine dönüyor.


Biz insanlar diğer hareket eden canlılardan farklıyız. En büyük özelliğimiz üretici olmamız ve rekabet yaratmamız. Bunlar değişimi yaratan şeyler. Üstünlük hırsıyla maddiyatı çoğaltmak, bazı işlemleri kolaylaştırmak insanlar arasında üstünlük farkını yaratıyor.


Bugünün dünyası çok hızlı bir değişim içerisinde. Bu değişimi gerçekten takip edip ayak uydurmak zor. Her gün yeni buluşlar, yeni teknolojiler karşımıza çıkıyor, bunlara sebep ne? Rekabet üstünlüğü yaratmak. Peki bu değişim hızı durdurulabilir mi? İnsanda egosu varken mümkün değil.


Bundan 70 yıl önceyi ele alalım, yani benim ilkokul çağımı. Okula giderken ders gereci olarak defter, kalem, silgi, kitap alırdım. Bugün bazı öğrenciler yanlarında elektronik hesap makinesi dahi taşıyor. Bizler o yıllarda fasülye taneleriyle hesap yaparken bugünün çocukları elektronik hesap makineleriyle hesap yapıyor.


Büyükannemin zamanında çamaşır makinesi, buzdolabı, elektrikli süpürge yoktu. Bugün bunların hepsi var. O nedenle hayat daha kolay. Bugün bunları üreten insanlar, sanayiciler var. Bunlara sebep olan şey ise üstün olma hırsı ve rekabet.


Sesten hızlı giden uçaklar saatte 300 km hız yapan trenler, herkesin kullandığı elektrik enerjisi, elektronik hesap cihazları, cep telefonları ve bilgisayarlar. Bunların hepsi teknoloji demek. Bunlar niye var? Niye yapılıyor? Elbette insan yaşamını kolaylaştırmak için yani insanlar arasındaki üstünlük rekabetini yaratmak.


Bilgisayarlar öyle bir cihaz ki, yaptığı işlemler normal bir insanın zekasının üstüne çıkıyor. Üst düzey matematiksel, logaritmik, trigonametrik hesapları bir kaç saniye içerisinde yapıp sonuçlandırıyor. Kullanmasını becerirsen mimari, tesisat, mekan tasarımları yapabiliyor. Bir yerde insan emeğini ortadan kaldırıyor. İnsana yalnız cihazı kullanmak kalıyor.


Teknoloji sanayide büyük ilerlemeler yapıyor. Dijital kontrollü otomat tezgahlar üretiliyor. Öyle hünerli tezgâhlar ki insan faktörünü çok azaltıyor. İnsana yalnız malzemeyi tezgaha yüklemesi ve tezgahı programlaması kalıyor. Ne kadar büyük kolaylık ve insan tasarrufu değil mi? İlk sanayi çağlarında bir tezgahı bir insan kullanırdı. Şimdi bir insan aynı anda birkaç tezgahı kullanabiliyor. Böylelikle insan tasarrufu sağlanıyor, bu da ürün maliyeti için büyük bir avantaj yaratıyor.


İnsanoğlu boş durmuyor. Daha üstün teknolojiler üretiyor, daha da ileri gidiyor. Bu teknolojiler sayesinde insan emeği azalıyor. Örneğin insansız hava araçları, vatmansız tramvaylar bizde de kullanılıyor. Yakında şöförsüz otomobiller de ortaya çıkacaktır. Bu teknolojik atılımlara bu kadar hamle yapmaya sebep olan şey teknolojik vasıflı yeni ürünler. Bunlar aynı zamanda çok da iyi para kazandırıyor.


Teknolojinin bu kadar ilerlemesiyle insan kendi işini gören makineler de yapmaya başladı. Robot denen bu makineler mekanik ve elektronik ağırlıklı. Kafeterya gibi bazı yerlerde bir garson görevi görüyorlar. Robotlar çay ve kahve servisi yapabiliyor, bazı makineleri çalıştırıyor, getir götür işi yapıyor ve tüm bunları yaparken sahibine bir sorun yaratmadığı gibi hak aramıyor, grev yapmıyor. Çünkü o sadece bir makine, duygusallığı yok.
Askeri çevreler boş durur mu, onlar da kafa yorup savaşlarda insanlar savaşacağına robotlar yapalım, robotlar savaşsın diyorlar, bu konuda raştırmalar çalışmalar yapılıyor. Tabi film yapımcılar boş duru mu, onlarla senaryolar düzüp yıldız savaşları ismi ile filmler yapıyorlar.


Bilim adamları bu konuyu daha da ileri götürerek insan zekasının da üzerinde bir teknoloji üretmek için uğraş veriyor. Buna da yapay zeka deniyor. Böyle bir teknolojinin insana yararı olacağı gibi zararının da olacağı söyleniyor. Peki biz Türkiye olarak bunun neresindeyiz?


Üniversitelerimizde teknoloji araştırma parkları kuruluyor, buralarda bir takım araştırmalar yapılıyor. Ama gerçek şu ki bu konularda henüz emekleme seviyesindeyiz. Henüz Japonya seviyesinde değiliz.
Gelecek teknoloji üzerine olacak. Bizler Türkiye olarak buna hazır mıyız ve teknolojinin neresindeyiz?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
7 asırlık gelenek
Aramızdan ayrılanlar
Tatil magandaları!
‘Dertleri Edirne değil’
Her okul çevresinde bir avukat
Sıkılmadık el bırakmıyor
Ayşekadın'da kaptan acısı
‘Seçimde hileye 10 yıla kadar hapis’
Gurbetteki Atatürk aşkı!
Emre Yayla yuvaya döndü
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx