ANASAYFA
26 Eylül 2018 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
KENTE KAPAN KURMAYALIM
Yayın Tarihi: 11 Nisan 2018 Çarşamba, 18:55
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yazdık, yazıyoruz ve yazacağız ki toplumun dileği kayda girsin. 


UNESCO korumasında olan Selimiye Camii kentimizin en önemli turizm merkezidir. Ancak hemen önündeki alanda yer alan Yemişkapanı Kazısı yıllardır tamamlanamamıştır. Neden?


Farklı kurumların karar verici olması ve aralarında ortak aklı bulamamaları bir neden olabilir mi? Bence olmamalıdır. Ama anlaşılan o ki kentte yaşamayan ve kentli olmayan etkili- yetkili kişiler kente kapan kurma amacındadırlar. 


Pazartesi günü Mimar Sinan bir kez daha saygıyla anıldı kentimizde. Birçok kurum bir araya gelerek değişik etkinlikler yaptı. Ana tema Selimiye ve Mimar Sinan olmasına rağmen asıl dert olan Meydandaki Han gündemi işgal etti. Salı günü Hudut Gazetesi'nin başlığında olduğu gibi aslında 'Sinan'a Koca Ayıp!' ettik. Ama zorunlu idi ki bu zorunluluğu kentin önüne getirenlerin utanması gerekir. Gerçekten yıllardır Selimiye ve Mimar Sinan'ı bırakıp Han'ı tartışıyoruz. 


Bilim insanları tartışır, siyasilere (maalesef) bağlı olan bürokratlar amirlerinin etkisindedir falan filan. Ben Edirne'de yaşayan bir kentli olarak bunları bilemem. Bilmem de gerekmez. Ben kente verdiği zarara, kentli olarak gelen konuklarıma anlatamadığım çirkinliğe bakarım. Ne yapılacaksa acil yapılmasını ve neyin neden yapıldığının açıklanmasını beklerim.


Geçmişte işlevsel olan bazı yapıların bugün yapılsa bile işlevi olmayacağına göre yapılması ne kadar gereklidir? Geçmişte her caminin yakınlarında hanlar varmış. Çünkü yöreden gelenler hayvanlarını bırakmak ve alış veriş etmek için bu hanları kullanırlarmış. Bu gün camiye hayvanı ile gelen yok ve çarşının büyük çoğunluğu alış veriş merkezi. Selimiye önündeki Yemişkapanı ihya edildiğinde alış veriş merkezi değil izlenme alanı olacaktır. 


Bu yıl yapılan Mimar Sinan anmasında Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Can Binan'da benzeri şeyleri söyledi. Yemişkapanı'nın yeniden yapılması durumunda hiçbir zaman özgün bir yapı olmaz, yapılan eser bir kopya olacaktır. Bu hanın yapılması durumunda Selimiye dünya mirasına esas olan bazı özelliklerini kaybedecektir. 


Yemişkapanı'nın korunmasına yönelik seçenekleri de söyledi Binan; “Dünyada bu tür önemli arkeolojik alanlarının korunabilmesi için çeşitli yöntemler var. Şeffaf örtü altında korunmasından tutun kısmen bir hayal görüntüsü şeklinde yeniden ortaya çıkarılmasına kadar geceleri ışık ve hologram gösterisine kadar çok sayıda seçenek var. Hem bu kalıntıyı koruyup hem de Selimiye'nin değerini muhafaza edecek bir yöntemi bulmalıyız, yoksa yapıldığında adım gibi eminim bazı değerleri kaybedeceğiz” dedi.


Kentimiz bir kültür kentidir. Birçok uygarlığa dair yapılar vardır. Şu an elde olanlar ve işlevi devam edenleri korumak, kollamak birinci görev olmalıdır. Selimiye kentin markasıdır. Selimiye'yi aşacak hiçbir eser olmadığına göre kuralları Selimiye'ye göre koymak gerekir. 


Selimiye'nin bulunduğu yerde daha eski uygarlıklara ait eserler olmadığını iddia edebilir miyiz? O zaman Selimiye'yi feda mı edeceğiz. O bilgi bulunur belleklerde ama Selimiye'ye dokunulmaz. Kaldı ki Yemişkapanı Camii Külliyesine ait değil. Ait olsaydı Selimiye ile birlikte zaten UNESCO kurallarına göre düzenlenmesi kaçınılmaz olurdu.


Elektrik Fabrikasını düşünelim. Atıl bir durumda duruyordu ve Nikâh Salonu adı ile farklı toplantılar için de kullanılabilecek bir amaçla yenilendi. Hiç kimse; 'burası elektrik fabrikası arkadaş, aslına uygun elektrik fabrikası olarak ihya edelim burasını' demedi. Çünkü deseydi kargalar gülerdi. Yemişkapanı da aynıdır. Bu gün yükseltilerek yapılmasında hiçbir amaç yoktur. Duvarlar; uzmanların önerisi doğrultusunda onarılmalı ve üzerine görselliği sağlayacak kaplama yapılmalı ve alan acilen açılmalıdır. Bunu ben de, kentli de, kentte yaşayan idareciler de, bilim insanları da böyle istiyor ise farklı düşünen Ankara bürokratları daha ne yapmak istiyor?
Nikâh Salonu hakkında da bazı sözler duymak kentlileri üzüyor. Neymiş Vakıfların malıymış, Nikâh Salonu olmamalıymış? Ne olacaktı? Demin dediğimiz gibi elektrik fabrikası olarak mı kullanılmalı? Bahçesinde bir mezar var diye o kişiye ait medrese veya anıt mezar mı yapılmalı? Tarihi bütün yapılar zaten Vakıf eseridir ve kayıtları vakıflardadır. Ama günlük kullanımı başka kurumlardadır. Bu sadece Edirne'de değil, tüm kentlerde aynıdır. Nikâh Salonu'nun kayıtları Vakıflarda olsa da yerel yönetim tarafından ayağa kaldırılıp işlev yüklendiği için kullanımının da belediyede olması çok olağandır.


Ülkemizde vakıf eseri önlerde olan bir kentiz ama bunun değerini bilemiyoruz. Göçebe toplum kategorisinden çıkalı yüzyıllar oldu. Artık buradayız ve buralıyız. O nedenle kentimiz eserlerine sahip çıkmak kentlilik görevimizdir. Kentimiz üzerinde bazı kişilerin, siyasi yapıların egemenlik kurma, kendine rol kapma gibi amaçları olduğu izlenimi var. Kentin ister genel ister yerel seçimle gelmiş yöneticileri kendi aidiyetlerine göre değil kentin aidiyetlerine göre karar almalıdır.


Hiç kimse kente kapan kurmasın. Kente kapan kuranları da biz kentliler iyi bilelim, görelim…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
'Büyücü' davasında beraat
Ayçiçeği 'toz' oldu!
Aramızdan ayrılanlar
Dostluk tazelediler
Şehit mevlidinde zehirlenme
‘Can yanmadan bu yolu açın’
Bircan yaşıyor
Yerelde ittifak sinyali
Kışlıklar fora!
Nokta atışı dış ticaret
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx