ANASAYFA
16 Temmuz 2018 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Orkun AKMAN / #Çengelli İğne
Bir ‘Y-Nesli’ bireyi olarak...
Yayın Tarihi: 16 Nisan 2018 Pazartesi, 11:26
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

İçinde bulunduğumuz hafta tam 42 yıldır Turizm Haftası olarak kutlanmakta. Her ne kadar “657’ye tabi klasik” bir kutlama olarak değerlendirebileceğim bir programla geçiştirilen / geçiştirilecek olan bu hafta, ‘Turizm Kenti’, ‘Marka Kent’ gibi yakıştırmaların yapıldığı Edirne için biraz cılız sanki. Geleneksel protokollü açılışlarına panel, sempozyum, konferans gibi ‘masa başı’ etkinliklerin eklendiği, folklor gösterileri ile çeşitlendirilmeye çalışılan, bisiklet  ve kano turlarının yanı sıra birkaç renkli etkinlik dışında halkın katılımının az olduğu bir program, her yıl olduğu gibi bu yıl da bizleri bekliyor.

 

Oysa en az 10 turizm çeşidinin aynı anda yapılabilir olduğu bir kent, böylesine önemli bir haftayı çok daha şaşaalı ve çok daha renkli kutlayabilirdi ancak ne yazık ki devlet memuru’ mantığı, ayağı gaz pedalından çekip frene yüklenmeye mecbur bırakıyor.

 

***

 

1863’te Abdülaziz döneminde, ‘Sergi-i Umum-i Osmani’ adlı serginin açılışıyla ilk toplu ve örgütlü turizm faaliyetine ev sahipliği yapan Osmanlı, konaklama kültürünü uzun süre geliştiremediği için turizm konusunda Avrupa’ya oranla daha yavaş bir ilerleme gösterdi. Bu sorun sonraki yıllarda, kısmen de olsa han kültürü ile giderildi.

 

1870’te İstanbul’u Paris’e bağlayan ‘Orient Expres’in (Şark Demiryolu) açılmasıyla birlikte ilk modern turizm anlayışıyla tanışan Osmanlı’da 1860’lı yılların sonuna doğru ihtiyaç haline gelen hanlardan biri de ilk kez Edirne’de açıldı. Bugün kent turizmine sağladığı fayda oldukça tartışılan Kervansaray, Osmanlı’nın turizme hizmet eden ilk hanlarından biri olma özelliğini elinde bulunduruyor. Anlayacağınız Edirne, turizm faaliyetlerine hiç de yabancı değil. Osmanlı ile eşdeğer bir turizm geçmişine sahip Edirne’nin var olan turizm potansiyelini bir türlü gerçek anlamda değerlendirememesi bir kenarda duruversin, ben başka bir konudan bahsedeceğim.

 

Edirne; İstanbul, Antalya, İzmir ve Muğla’yla birlikte Türkiye turizminin ‘A tipi’ 5 şehrinden biri. Yani Edirne, turizmin ‘Şampiyonlar Ligi’nde yer alan ancak bu ligdeki rakipleriyle bir türlü rekabet edemeyen, potansiyeli olan ancak bir türlü kabuğunu kırarak o gerçek sıçrayışı yapamayan bir şehir. Rakiplerine oranla nüfus anlamında epey geride olan ve dezavantaj gibi görünen bu durumun aslında avantaj olduğunu fark edemeyen Edirne turizmi, yaşanan birtakım olumsuzluklara rağmen umut vermeye devam ediyor.

 

Her ne kadar turist sayısında verilen rakamları ve ulaşmak istenen hedefleri gerçekçi bulmasam da, -daha doğrusu dünyadaki genel geçer turizm faaliyetleriyle örtüştüremesem de- Edirne’nin turizm açısından gelecekte çok parlak günlerin beklediğini söyleyebilirim.

 

***

 

Edirne geçtiğimiz aylarda, kent turizminin masaya yatırıldığı Ekonomi Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Zirveye katılan konuşmacılardan biri de, Fortune Dergisi Türkiye Yayın Direktörü Cüneyt Toros idi. Sayın Toros, benim de temsilcisi olduğum ‘Millennials Kuşağı’nı öyle güzel anlattı ki... Daha çok 86, 87 ve 88 doğumlulara yakıştırılan ve ‘Y Nesli’ olarak da adlandırılan bir Millennials Kuşağı’ bireyi olarak bizim jenerasyonun isteklerinin ve beklentilerinin hem teorik hem de pratik olarak oldukça kolay ve yapılabilir olduğu görüşündeyim.

 

Teknolojinin koşar adım geliştiği; çocukluk, ergenlik, gençlik ve en son olarak da olgunluk dönemini, insan ömründe çok kısa olarak değerlendirilecek bir zaman diliminde adeta yalayıp yutan ve bunu hazmeden bir kuşağın temsilcisi olarak bir şehrin turizminden beklentilerimiz kısaca şu şekilde:

 

“Lüks otellere gitmeyi sevmiyoruz.

 

Tarihe elbette saygı duyuyoruz ama çok da etkilenmiyoruz.

 

Adventure turizme meraklıyız. Doğayla, yeme içmeyle ilgileniyoruz.

 

Bir öğün yemeğe 30 - 35 TL vermeyi gereksiz buluyoruz.

 

Yerel lezzetleri seviyoruz, sokak lezzetlerine ilgi duyuyoruz.

 

Çevreciyiz. Yeşili seviyoruz ve doğa ile iç içe olmak istiyoruz.”

 

Edirne, Y-Nesli’ne bunları verebiliyor mu? Büyük bir çoğunluğuna ‘EVET.’

 

O yüzden bir şehrin turizm planlaması dizayn edilirken Y-Nesli’nin isteklerine ve ihtiyaçlarına kulak vermekte fayda olduğu görüşündeyim.

 

Bizi dinleyin.

 

Çünkü bizim jenerasyon bu işi biliyor...

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kırsalın Doğal Pazarı ‘kapı duvar!’
Selim yeniden ‘Ağa’
Altın Kemer Okulu'nun
Ağa Murat Köse'ye 'onur' plaketi
Chedar soslu bonfile mest etti
Şehitler unutulmadı
Kırkpınar'da ikiz renkliliği
Kara'dan 'Kırkpınar' resti!
Bu dergi bambaşka!
Üretici süt fiyatı bekliyor
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx