ANASAYFA
21 Mayıs 2018 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Kutalmış BAYRAKTAR /
Mehmet Güleryüz 8'inci kez Edirne'de
Yayın Tarihi: 30 Nisan 2018 Pazartesi, 07:23
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

İki buçuk sene öncesi, yer; Yeditepe Üniversitesi'nde Sanat Yönetimi yüksek lisans öğrenimim sırasında Barış Dalan bursu sayesinde ücretsiz olarak konaklama hakkı kazandığım Yeditepe Öğrenci Oteli… 


Orada çeşitli dostluklar elde ettim. Bunlardan biri karşı yatakta kalan Mazlum. Sen sormazsan suskun bu çocukla memleket sohbetleri yaparak başlattık arkadaşlığımızı, Mazlum Vanlıdır. Van denilince sohbet hemen Urartu kültürel mirası, Ahtamar (Akdamar) Kilisesi ve rölyefleri, Van Gölünü enfes bir manzaraya dönüştüren Artos Dağı ve dağın rengarenk kelebek faunası… 


Genellikle insanların dilini çözmek için onların coğrafyalarını dinleyerek başlarım illaki hayret edilecek heyecanlanacak bir şey bulunur bu sohbetlerde. Sonrasında Mazlum'un bir depremzede olduğunu ve İç mimarlık bölümüne %100 burs kazanarak geldiğini öğrendim. 


Sıra bana gelmişti, Edirne'yi saatlerce anlatacağım an başlayacaktı, kibarlık olsun diye sordum “peki sen hiç Edirne'ye geldin mi?”. Baltayı taşa vurduk; gelmiş!.. Peki hangi sebeple?  İşte yazının konusu: Mehmet Güleryüz Defter Projesi Yarışması'ndan ödülünü almak için. Hatta benim onunla bir vakıf üniversitesinde karşılaşmamın bile Edirne'de başlayan bu hadisenin etkisiyle olduğunu öğreniyoruz. Mazlum beni kırmadı ve Hudut'taki bu ilk yazım için bana konuya onun kişisel yaşam öyküsü üzerinden başlayabileceğim bir mektup yazdı, haydi kardeşim oku mektubunu bize:


“2011 de Van Güzel Sanatlar Lisesi'ni aldığım kısa bir resim eğitimi ile kazandım ve bu benim için bir dönüm noktasıydı. Derslerime daha iyi çalışıyordum, kitap okuyordum resim çiziyordum. Liseye başladıktan bir ay sonra her şey yoluna girmişti ki malum Van depremi meydana geldi artık Van' da yaşamak çok zordu. Deprem ile çoğu insanın hayatı değiştiği gibi benimde hayatım değişmişti zira ailece hiç görmediğimiz ve çok farklı bir kültür barındıran İstanbul'a göç etmek zorunda kaldık. 


Orada büyük abim beni konumumuza çok uzak olan Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi' ne yazdırdı. Şüphesiz bu lise Van Güzel Sanatlar Lisesi'nden daha iyi ve gelişmişti bunu okula ilk girdiğimde duvardaki tablolar çok açık bir şekilde gösteriyordu. Okula alışma sürecinde arkadaşlarıma göre resim yeteneğimin çok kötü olduğunun ayrımına vardım ve yeteneğimin üzerine daha çok gittim ve daha fazla resim çiziyordum yani zorlu aynı zamanda çok zevkli bir eğitim sürecine girmiştim.


Lise son sınıfa geldiğimde resimlerimde ilk resimlerime nazaran oldukça büyük bir gelişme fark ediliyordu. Lise boyunca bana çok destek veren öğretmenim Silver Gözütok Güçlü' nün tavsiye-siyle Mehmet Güleryüz Defter Yarışmasına katıldım. Okulumuzda yarışmayı kazanan yedi kişi arasındaydım. Daha önce de bir resim yarışması kazanmıştım ama bu farklıydı bundaki sevincim daha büyüktü çünkü bu yarışmayı gerçekten bir sanatçı ressam adaylarına çeşitli katkılarda bulunmak için düzenliyordu belediyelerden, bir şeyler için reklam, tanıtım yapmak isteyen insanların düzenledikleri resim yarışmalarından farklı olarak…


Mehmet Güleryüz' ün Mimar Sinan Üniversitesinde açtığı bir resim sergisinde kendisi ile tanışma fırsatı yakalamıştım kendimi tanıttığımda "seni resimlerinden tanıdım!" demesi beni çok sevindirdi çünkü bu resimlerimin iyi olduğunu gösteriyordu. 


Üniversite sınavına hazırlandım daha yoğun bir çalışma sürecinden sonra sınavı geçip mülakata girmeye hak kazandım. Bu mülakat için hazırladığım port folyo arasında Mehmet Güleryüz Defter Projesi Yarışmasını kazanmama vesile olan eskiz defteri de vardı. Çizimlerimle beraber bu defter port folyoma büyük bir katkıda bulunmuştu defterin sadece buna değil aynı zamanda düzenli resim çizme alışkanlığıma, çizimlerimin gelişmesine, hızlanmama ve latif lise anılarıma katkısı oldukça büyük oldu. Nihayetinde mülakattan da başarılı bir şekilde geçip %100 burs kazandım. Şimdi İç Mimarlık bölümünde ikinci sınıfta üniversite eğitimime devam etmekteyim.


Mazlum ÇUBUKÇU”


Teşekkürler Mazlum…

 

Madde madde gidelim; 


Mehmet Güleryüz kimdir; dünyaca ünlü bir Türk ressamı.


Ayıptır söylenmez ama resim yaparak zengin olabilmiştir. En çok ciro yapan hayattaki Türk ressamlar listesinde zirvede. Bunun keyfini çıkarmak yerine o sanatında devam ediyor, İstanbul Modern Müzesinde retrospektif (geçmiştenli) sergisi boyunca düzenlenen konuşmalarından biri Levent Çalıkoğlu'yla yaptığı söyleşiydi, orada; “Her çocuk resim yapar, bazıları bırakmaz.” sözü kayıtlarımıza geçmiştir. 
Edirne Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenlerinden Levent Tosun'un 8 sene önce “…acaba okulumuza konuk olsanız… ve… öğrencilere deneyimlerinizi...” diye çıkan mütereddit ama denemekten yana olan epostalarına olumlu dönüş sağlayarak Edirne'ye geldi ve resim yapmayı bırakmayan şimdi 80 yaşında olan bu muhteşem 'çocuk' bir 'oyun' teklifinde bulundu; ismine “Mehmet Güleryüz Defter Projesi” olarak karar verildi. 
Her yıl Edirne'de -haberiniz yok ama geleceğin dev sanatçıları- bu okul adresinde ilk ödüllerini alıyorlar.  Ve bu ödül Güzel Sanatlar Fakültelerine girişte yetenek sınavlarının yanında sunulan port folyo klasörünü ışınlarıyla kabartan bir saygınlık sembolü halini alıyor.


İkinci madde, nedir bu defter şeysi…


Mehmet Güleryüz sıradan bir defterden çok daha maliyetli olan bu özel dokulu 100 sayfalık eskiz yani resim etüt defterini projesine başvuran her öğrenciye bir şartname metni ve konuya açıklık getiren bir video kaydıyla iletiyor. Defterin doldurulmasını iki ay süresiyle sınırlandıran şartnamede kuralların en önemlisi numaralandırılmış bu defterden asla sayfa koparılmamasıdır.


Ayşegül Sönmezay'ın 2004 yılında Mehmet Güleryüz ile yaptığı röportaj kitabında bunun cevabını bulabiliriz; “Bir gün, yaptıklarımın tamamen dışında ve biraz da çizimin tadını çıkarmak için bir desen yaptım. Kendimce resme koyduğum kurallardan ve meselelerden azade bir desen. Özer (Kabaş) görünce 'Niye bunun üzerine gitmiyorsun? Burada ortaya koydukların çok ayrı. Sahip olduğun ifade gücünün önüne geçme!' dedi. Gerek Cemal Tollu için derste alelusul yaptıklarımı gerekse Özer'e gösterdiğim deseni ciddiye almamıştım. O ise üzerine resmimi inşa edebileceğim temelin farkını işaret etmişti. Bunu ancak başkası size söyleyebiliyor; insanın gözünden kaçabiliyor. Bu yüzden kendi öğrencilerime hep şunu söylüyorum: 'Önemli bulmadıklarınız da dâhil yaptığınız her şeyi bana gösterin; esas olan belki de oradadır.' ” (s.155)


Güleryüz'ün ağzından “…bu defterlerin öğrencilerin her zaman başvuracağı ve ne yaptığını göreceği, içine düşüncelerini biriktireceği bir kumbara gibi kullanabileceklerini” duyabiliyoruz. Ve dahi bunun bir alışkanlığın bir disipline dönmesi ve resim yapan kişinin arzuladığı noktayı belirlemesi açısından da büyük önem taşıdığı aktarılıyor.


Bu işte bir pekiştireç de bulunuyor tabi… Yoksa oyun eğlenceli olur mu?! Defterleri tek tek denetleyen sanatçı, çizimlere notlar düşüyor, takdir veya tenkitlerini ifade ediyor ve başarılı bulduklarının içerisine 200'er Avro para ödülü koyuyor. Önce sadece Edirne Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesinde başlayan bu kılış eylemi bugüne dek 1565 öğrenciye sirayet etmiş ve bunların 234 öğrencisi sanatçı tarafından ödüllendirilmiştir. 


Sanatçının yaşam öyküsünün zorluklarla başladığı sanat yolculuğunda 'sanatçılığı' değil 'sanatı' yücelten duruşunu resimden aldığını resme veren hareketiyle bize oluş eylemini deneyimletmektedir. Ateşler içinde yatılı okulunun revirinde yatmakta olan on yaşındaki çocuk Mehmet'in görür görmez ateşini düşüren halasının ilk ve son hediyesi olan Paillard marka suluboya takımını ve on tane büyük resim kâğıdını bugün yeni arkadaşlarıyla paylaştığını görüyoruz, 'çocuk' Mehmet'in (Sönmezay, 2015, s. 48). Bu zamana kadar bu 'insan' sanatçı defterler haricinde bilinen ödüllendirme harcaması 30300 Avrodur. Gazete kâğıdına bulaşmış bu mürekkep, Türkiye için ve eğitim için ona ve onu yetiştiren Akademi ruhuna teşekkür eder.
“Benim çok defterim vardır, defter tutarım. Hala, devamlı desen çizerim. Bütün sanatçıların defteri vardır. 'Bunu bir disiplin olarak çocuklara nasıl aşılayabilirim?' diye düşündüm ve onlara yüzer sayfalık defterler verdim. Yanlarında taşıyacaklar ve desen çizecekler. Bütün sayfaları numaralı. Sayfaları yırtmayacaklar, yaptıkları işi de tarihleyecekler. Bu işte menfaat yok. Bir misyon var. Bu proje, bana geleceğe dair umut verdi. Gerçekten ülkemizde müthiş gençler var. Yedi yılda tam 234 çocuğa ödül verdim. Çok gurur duyuyorum onlarla. Geleceğin sanatçıları onlar.”    


Mehmet Güleryüz


Mehmet Güleryüz 3 Mayıs'ta Edirne'de öğrencileriyle olacak, konuşma yapacak ve ödül alan öğrencilerin defterleri sergilenecek. Yazının sonu: Haydi sen de gel!


Bir teşekkür:


Yazıya hazırlanmak için istediğim ve beni kırmayıp gönderdikleri Karşı Rüzgar kitap-kataloğu için Ankara Sheraton Oteli yetkililerinden Arzu Kasar'a teşekkür ederim. Mehmet Güleryüz resimleriyle dolu balo salonu fuayenize bir gün başımı sokmak ve bakışlarımı bırakmak dileğiyle.


Kaynakça: Sönmezay, A. (2015) Güldüğüme bakma Mehmet Güleryüz kitabı. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Gazi kazada yaşamını yitirdi
EDİRNE 1. (SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU
Nurşen ve Seyfi'ye mutluluklar
‘Amacımız mutlu gençlik’
Fisskos.com İle Eğlenceli Test Çözün
Geçen Haftanın En Çok Okunan 5 Haberi
Edirne'de doğum en çok Haziran'da
Gençlik Koşusu'nda ödüller sahiplerini buldu
Hikmet Aksoy'dan Günün Karikatürü
Turizme 'spor' desteği
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx