ANASAYFA
13 Aralık 2018 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Muharrem İnce'nin gelişi…
Yayın Tarihi: 16 Mayıs 2018 Çarşamba, 06:43
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı üzerinde çeşitli spekülasyonlar ortada uçuşurken, Muharrem İnce ve Yılmaz Büyükerşen üzerinden bir karara varılması yönünde görüş belirtmiştim önceki yazıda.

 

İnce, birinci sıradaydı ve yerini korudu.

 

Haklısınız, İnce’nin cumhurbaşkanlığı adaylığını öne çıkarmamın gerekçelerini ortaya koymam yerinde olacak.

 

Sıkça duyduğumuz, İnce’nin 'Erdoğan polemikleri' ile baş edebilecek hazırcevap tutumu, hiciv becerisi üzerinden bir olumlamanın ötesine bakmak gerekiyor kuşkusuz.

 

Doğrudur, fizik öğretmeni olmasına rağmen kimyadan da iyi anlıyor İnce.

 

Sadece Erdoğan’ın değil, AKP yönetici elitlerinin de kimyasını ilk günden bozmuş durumda.

 

Ancak, İnce’nin adaylığını bu düzleme indirgemek yanlış olur.

 

Kılıçdaroğlu ile yarıştığı son kurultaya odaklanmak lazım İnce’nin yükselişini, halk nezdinde artan popülaritesini anlamak için.     

 

Mesela, partisindeki oligarşik yönetim tarzını ifşa etmesi sadece partililerde değil, seçmende de ilgi topladı ve olumlu karşılandı.

 

Özellikle “MYK’nın tamamını değiştireceğim” sözü, yani oligarşik yapıya karşı çıkışı, belleklerde yer etti.

 

Peki, nasıl oldu da Kemal Bey güçlü rakibi İnce’yi cumhurbaşkanı adayı gösterdi?

 

Mecburiyetten!

 

Açalım…

 

Adı öne çıkan son virajdaki aday adayları kimlerdi?

 

Yılmaz Büyükerşen, İlhan Kesici, Abdüllatif Şener, Abdullah Gül…

 

Büyükerşen’in yaşından dolayı adaylık yarışında ısrarcı olmadığını düşünüyorum.

 

Ama isminin aday adayları arasında geçmesi, CHP üye ve seçmeninde olumlu karşılandı ve dinamik yarattı.

 

Gelelim sağ cenah isimlere…       

   

 

Bildiğiniz gibi, İngiliz Kraliçesi Elizabeth’in Şövalyesi Abdullah Gül ismi dolaşıma hızlı bir şekilde sokuldu; ama tutunamadı…

 

Bunda CHP’deki dip dalgası etkili oldu kuşkusuz.

 

Zaten Ekmeleddin Efendi vakası nedeniyle burnundan soluyan CHP örgütünden yükselen tepki, Gül’ün önünü kesti.

 

Gül’ün diskalifiye edilmesinde, Akşener’in adaylıktan vazgeçmemesinin de etkisi var tabii…

 

Bu süreçte, muhafazakâr kesimden oy almak için sağ kökenli siyasetçilere yaslanma manevrasının sırıttığı ve çözüm getirmediği, CHP’nin temsil ettiği Aydınlanma değerlerini, dünya görüşünü öne çıkarmak yerine, mahcup bir ifadeyle AKP ile 'doğru dindarlık' yarışına girmenin abesliği de gözler önüne serildi kanımca.

 

Evet, Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olduğu bir yarışta Abdullah Gül, İlhan Kesici, Abdüllatif Şener gibi muhafazakâr mahalle mensuplarının üzerinde durmak gülünç değil de nedir?

 

Düşünsenize; Erdoğan, Akşener, Karamollaoğlu ile yarışacak CHP adayı, Gül, Kesici, Şener gibi isimlerden biri olacaktı yani…

 

Çeşitli dalga boylarındaki sağ-muhafazakâr adaylar arasından birine mahkûm edilecekti CHP seçmeni.

 

Çağdaş Türkiye’nin değerini bilen yurttaşların rüyasına böylesi siyaset manzaraları ancak kâbus olarak girebilecekken, Kemal Bey’in o “muhteşem başarılı” yönetimi sayesinde az kalsın gerçek olacaktı.

 

Fakat bu kez Kemal Bey dersini aldı, tek elde topladığı aday seçme keyfiyetine(ki bu da başka bir garabettir), parti tabanından gelen tepkiler yol vermedi.

 

Kılıçdaroğlu, kendisini “kaset operasyonu” ile genel başkanlık koltuğuna oturtan, siyaset mühendisliğine dayalı seçim kazanma taktiklerini CHP’ye dayatan çevrelerin dümen suyunda gidemedi bu kez.

 

Ha, şu da söylenebilir elbet: AKP’nin 16 yıllık iktidarında çıkarları zedelenen, devlet katında gücü ve etkisi azalan “büyük sermaye” nasıl ki CHP’yi AKP karşısında daha etkili kılmak için Baykal’ı kenara çekip Kılıçdaroğlu’nu getirdiyse, Muharrem İnce’nin yükselen popülaritesini, halktaki karşılığını kendi hedefleri açısından da uygun bulmuş olabilir.

 

Diğer bir ifadeyle; sağdan devşirme adaylara dayalı seçim mühendisliğinin CHP’ye başarı getirmediği, aksine bu partinin kimliğini erozyona uğrattığı ve bunun da AKP’ye yaradığı kavranmış olmalı ki, CHP’nin özünü temsil eden bir adayla Erdoğan’ın karşısına çıkmakta yarar görüldü.

 

Seçmenin “tıpış tıpış” değil, istekli şekilde sandığa gitmesi de önemliymiş meğer!

 

Gözden kaçmasın, belirtmek lazım: İnce’nin adaylığı CHP için yeni bir dönemin başlangıcı, örselenmiş bir devinimin de ifadesidir ayrıca.

 

Bu saptama çok erken, iddialı bulunabilir; öyleyse 24 Haziran sonrasına dair bir not olarak kabul edin lütfen. 

 

Evet, CHP üye ve seçmeninde, ülkenin AKP yönetiminde geldiği noktadan kaynaklı endişe ve kaygılar biliniyor.

 

Yanı sıra, Kemal Bey’in oligarşik, himayeci yönetim tarzının CHP’nin dinamiklerini körelttiği, iktidar alternatifi bir parti yolunda ilerleme kaydedilemediği de gözden kaçmıyor ve parti tabanında uzun zamandır sorgulanıyordu.

 

Ancak İnce’nin adaylığı ile birlikte CHP’deki siniklik, umutsuzluk ortadan kalkmış görünüyor.

 

Bu durumun, AKP iktidarının son bulmasının ülke yararına olacağını düşünen toplum kesitine de özgüven aşıladığı aşikâr.

 

Erdoğan’ın ötekileştirici dilinden usanmış, sürekli aşağılanmaktan rahatsız yurttaşların, İnce’nin kendine güvenen, hakaretamiz siyaset üslubuna pabuç bırakmayan ama seviyeyi de koruyan cevaplarını samimi bulduklarını söyleyebiliriz.

 

Dahası, ülkenin sözde değil özde demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti normlarında yönetilmesinin önemini içselleştirmiş, “tek adam” yönetiminin doğurduğu marazaların bilincindeki yurttaşları daha aktif kılan/kılacak bir seçim sürecinin adıdır Muharrem İnce.

 

Erdoğan’a “yeter artık, tamam” diyenlerin motivasyon kaynağıdır…

 

Ve…

 

Sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın, ülkede demokrasinin kurum ve kurallarıyla işlemesini talep edenlerin bilinçli kararlılığı geleceğimizin güvencesidir.

 

Kimsenin şüphesi olmasın.                        

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
446 konut buzdolabı!
Demir iddialı konuştu
Gürkan'dan üniversitelilere çağrı
Maaşıyla burs sözü
Hayal treni!
Milli Eğitim Müdürü değişti!
Et üreticisinin çığlığı!
Düzensiz göçle mücadelede eşgüdüm
Komşu 2019'a Edirne'de girecek
CHP’li kadınlar kolları sıvadı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE