ANASAYFA
24 Eylül 2018 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
ACITAN ÇUVALDIZ!
Yayın Tarihi: 17 Mayıs 2018 Perşembe, 06:40
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Gençler ve çocuklar bilmez belki. Çuvaldız; çuval vb. dokumaları dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğnedir. Atasözü olarak; 'iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır' denir. Ki başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir anlamında kullanılır. 


Bu güzel dersi birbirimize veririz de uygulamayı yapmayız. Gazetede “çuvaldızı batırdı” başlıklı haberi okuyunca aklıma geldi. Edirne'de AKP'li Sayın vekil zamanında iğneyi kendisine batırsaydı şimdi çuvaldızı batırmazdı. Tarlalarda güneş altında emek harcayanlar ve diğer toplum kesimleri de yıllardır çuvaldız batmışlığı içinde kıvranmazdı.


Rafet Sezen'in kendine ve partisine batırdığı çuvaldız geç kalınmış bir iğnedir. Biz yıllardır bunu görüyor ve söylüyoruz. Bu güne kadar çiftçiler gününe katılmaya yüzü olmayan vekil listede olmayınca katılmış. Çiftçinin halini bizden daha iyi bilen birisi iken sessiz durup şimdi doğruları söylemeye başlaması ne kadar inandırıcı olabilir? Diğer tarımsal birlikler gibi Trakya Birlik elden çıkmadı bu dönemde ama köylünün gözünden çıktı. Çiftçinin el emeği göz nuru ile kurulan Trakya Birlik çiftçiye artı katamıyor.


Yıllardır bir şirketin Trakya topraklarını devletin mevzuatları yüzünden aldığını söylemiş Sayın vekil ve şikâyette bulunmuş. Bir de Tarım Bakanı'nı anlatmış, tarımın t'sinden anlamadığını söylemiş. Haklı olarak tarım ile uğraşanların siyasete müdahil olmasını ve haklarını savunması gerektiğini vurgulamış. İyi de toplumun kendisine görev verdiğini unutmuş sanırım. Trakya Birlik Başkanlığı ve iktidar partisinden vekillik görevi çiftçilerin haklarını, çıkarlarını korumak adına görevlerdir. Vekil olarak çiftçi adına taleplerini sıralayıp olmadığında kendisine oy veren-vermeyen çiftçileri bilgilendirip iktidara kafa tuttu da tarlada çalışan köylüler mi duymadı acaba?


Bir de Alpullu Şeker Fabrikası'nın satışını değerlendirmiş vekil; fabrikayı “Pankobirlik almalıydı” demiş.

Satılmaması gerektiğini söyleseydi keşke. Satış süreçlerinde hiç görülmedi fabrika yakınlarında, esnafın yanında veya pancar tarlalarında.


Su alan gemiye hiç kimse binmek istemez. AKP su alıyor gayrı; içinden ve ittifak ettiklerinden de eleştiriler gelmeye başladı. En büyük eleştiriyi zaten Cumhurbaşkanı ve Başbakan yapmaktadır! Geçmiş 16 yılda iktidarda başkaları varmış gibi eleştirip umut arttırıcı sözler söylemeleri ülkeyi getirdikleri halden toplumun sıkıldığını ve artık yeter, tamam dediğini gördüklerinin itirafıdır. Öte yandan ittifak ortağı da kendi içinde yarılma yaşıyor. Eski ülkü ocakları başkanı MHP vekili ve bazı vekillerin; “Partimize oy verelim ama cumhurbaşkanı seçiminde Erdoğan'a oy vermeyelim” kampanyası cumhur ittifakının seçime kadar bile dayanamayacağını gösteriyor. Af çatışması ise yarılmanın tuzu biberi ve çuvaldızı.


Tüm bu tükenmişlik ve dağılmışlık içinde geçmiş hataları örtbas edelim diye yerellerde de günah çıkarmalar, çuvaldız batırmalar başladı. Listelere giremeyenlerin durumu da kamçılıyor bu ayrışmayı, dağılmayı.


Gemi boşalıyor, eskidi, su alıyor. Toplum sıkıldı ama yeni umutları gördüğü içindir ki sözcüklerle oyun oynayabiliyor. Sıkılan toplum karşısında sıkışan iktidar tüm çabasını 24 Haziran hilelerine ayıracaktır. Bir de parlamenter sistem talebinde bir şekilde bir araya gelen millet ittifakını bölme tuzağını kuracaktır, bu oyuna gelinmemelidir. HDP'nin güçlü olduğu illerde ikinci parti olan AKP, HDP'nin barajı aşamaması durumunda meclis çoğunluğuna sahip olacağından HDP üzerine büyük karalama kampanyaları da yapacaktır ki bu partiye oy verecekleri caydırabilsin.


İktidar çalışıyor! Her fırsatı değerlendirecektir bu kısa sürede. Önceki gün apartmanın posta kutuları bölümünde kalın mektuplar gördüm. T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı gönderili zarflardan kendime ait olanı aldım. Soyadımız ile başlayan 'Sayın' hitaplı, 'en kalbi selamlarımla…' diye biten bir mektup. İmza, tahmin ettiniz. Bakan diye düşündü iseniz yanıldınız. Evet, mektup bakanlıktan ama imza cumhurbaşkanının. Bakanlığın ülkede ve Edirne'de yaptıklarını anlatan iki broşür ve küçük paket içinde karaçam tohumu.


Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan gelen bu mektup sonrasında seçimlere kadar diğer bakanlıklardan da benzeri mektupları bekliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız diğer bakanlıkları da onurlandırmalıdır! Aksi durumda Orman ve Su işleri Bakanı ile eski İstanbul günlerindeki ilişkilere kadar daralma olduğu kuşkusu uyanır bende. Malum 1980'li yıllardan beri birlikteler ve İstanbul Belediye Başkanlığı da aynı ekip ile yürütüldü. O ekibe kadar daraldılar ise yakındır geminin batması…


AKP hakkında ileri - geri konuşanlara fare de denebilir; 'batan gemiyi önce fareler terk eder' sözüne atıfta bulunularak. Bizim vekil de bir fare olur bu durumda ama bence bu bir doğal uyarı sistemidir. 


Deprem öncesinde bazı hayvanların hareketlenmesi gibi fareler de geminin su aldığını fark ettikleri anda terk ederler ki mürettebat da anlasın, uyansın.


Çuvaldızlar batırılmaya başlandı ve fareler gemiyi terk etmeye başladıysa o gemi batıyor demektir. Bu gün kendisine çuvaldız batıranlar 16 yıldır kendilerine bir kez iğne batırsalardı yıllardır çuvaldız acısı çeken bizler gemiyi de sahiplenir ve batmasını önlerdik.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx