ANASAYFA
27 Haziran 2022 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Ekonomiden anlamak? -1
Yayın Tarihi: 30 Mayıs 2018 Çarşamba, 06:15
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

AKP'nin 16 yıldır uyguladığı ekonomi politiğin olumsuz sonuçlarını perdelemek için Erdoğan rakiplerini her fırsatta alaycı bir dille aşağılayan, onların ekonomi bilgisini sınar rollerde abuk sabuk çıkarımlarda bulunan 'Havuz' medyadaki yandaş kalemlerin yazdıkları, hakikaten eğlence kaynağı. 


Ülkede gazeteciliğin geldiği noktayı göstermesi bakımından ise utanç verici.


Kalemini gerçekleri saptırmak için bedeli mukabilinde kiralayanlardan söz ediyorum kuşkusuz. 


Özellikle 'Sabah gazetesinin üç gülü'nü; Mehmet Barlas, Engin Ardıç, Salih Tuna'yı takip edin ne demek istediğimi anlayacaksınız. 


Çırakları da var tabii...


Mahmut Övür, Haşmet Baboğlu, Melih Altınok...


Bunların ortak noktası sadece kalemlerini kiralamış olmaları değil; ülkeyi iflasın eşiğine getiren AKP ekonomi politikalarını makul göstermek için attıkları taklalar...


Ço az kişiye nasip olacak 'ileri zeka' seviyesine sahip bu şahsiyetlerin şanslı doğdukları besbelli. Bu 'zeka seviyesi' sonradan ulaşılabilecek bir mertebe olamaz, doğuştan gelen bir ayrıcalık olabilir ancak... 


Özellikle Muharrem İnce'nin yükselişinden çok rahatsızlar. 


Ne yapacaklarını bilemez durumdalar. 
.
Muharrem İnce'nin ekonomi bilgisini sınamaya kalkmanın, ekonomiyi nasıl düzelteceğini sormanın AKP'nin ülke ekonomisini çıkmaza soktuğunu kabul etmek anlamına geldiğinin farkındalar tabii.


Yine de, gerçeklerin görünmez kılınması gerektiği için pervasızca kalem oynatabiliyorlar. 


Anlaşılır bir vaziyet, görevleri geçekleri çarpıtmak çünkü...  


Dedik ya, herkese nasip olmaz bu ileri 'zeka seviyesi' ve görev aşkı...


Gelin biraz da tarih tünelinde dolaşarak ülke ekonomisinin dünü ve bugünü hakkında mukayeseli bir okumaya odaklanalım...

 


Balta Limanı Ticaret Antlaşması  


Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında İstanbul'un Balta Limanı semtinde imzalanan antlaşmadır. 


1838 yılında II. Mahmut ve Kraliçe Viktorya tarafindan imzalanarak yürürlüğe giren bu antlaşma ile Osmanlı, kapitalist dünya düzenine eklemlenme yoluna girmiştir.


Osmanlı'nın 1826 yılından beri ülkedeki hammaddelerin yurtdışına çıkmasını engellemek amacıyla tekel uygulaması, İngiltere'nin çıkarına değildi.


Neydi İngiltere'nin çıkarı?


Osmanlı coğrafyasından rahatlıkla pamuk tedarik edebilmek için hammaddeler üzerindeki ihracat tekelinin kalkması.


İngiltere'de 1780'den itibaren kendini göstermeye başlayan kapitalizm, buharla çalışan tekstil makinelerinin yaygınlaşmasıyla serpilmeye başladı. 


Bu da, daha fazla pamuk ihtiyacı demekti.


Hindistan uzak, Osmanlı toprakları pamuk tedariki için yakın coğrafyaydı.


Evet, meselenin özünde ihracatın serbestleşmesi, İngiltere'deki dokuma tezgâhlarının pamuk ihtiyacını karşılamak da vardır.   


Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın isyanı, bu isyanın bastırılması için 


Mustafa Reşit Paşa'nın İngiltere'den yardım istemesi, bu yardıma karşılık da İngilizlerin ayrıcalık talebi, bir ticaret konvansiyonu olan Balta Limanı Antlaşması ile sonuçlanmıştır.  


Kapitülasyon sistemine giden yolun başlangıcını da teşkil eden Balta Limanı Antlaşması, İngiltere'ye bir dizi imtiyaz sağladı.


Tekel kaldırıldı, İngilizlere Osmanlı ürünlerini ihraç hakkı verilmesinin yanı sıra iç ticarete de katılım hakkı verildi.
İngiliz gemileri ile gelen İngiliz malları için bir defa gümrük ödendikten sonra imparatorluk sınırları içinde nereye götürülürse götürülsün başka gümrük ödenmeyecekti.  


Böylece, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde ticaret yapan İngilizler, Osmanlı vatandaşlarından daha az vergi ödeme imtiyazına sahip olmuşlardır. 


İhracattan alınan vergi artmış, ithalatta gümrük vergisi indirilmiştir.Yerli tüccarların iç gümrük ödeme zorunluluğu yabancılara uygulanmamıştır. 


Bu antlaşmanın benzerleri daha sonra, 1838 - 1841 yılları arasında, Fransa, İsveç, Norveç, Hollanda, Danimarka, İspanya, Portekiz, Belçika ile de imzalanmıştır. 


Balta Limanı Antlaşması ile Osmanlı Batı kapitalizmine eklemlenmiş, Avrupa ülkelerinin 'açık pazarı' haline gelmiştir.


Sonuç olarak, ithal ürünlerin satışına getirilen kolaylıklar sonucu iç üretim gerilemiş, işsizlik artmış, küçük iş yerleri kapanmış, Loncalar önemini yitirmiştir.


Balta Limanı Antlaşması, Osmanlı'nın siyasi ve ekonomi düzenini temelden sarsmış, zaten bozuk olan ekonomisini çöküş aşamasına getirmiştir.


Balta Limanı Antlaşması, Tanzimat Fermanı'nın habercisidir aynı zamanda...          

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Gülşen Kayasöken vefat etti
Zafer Partisi 'Özkan' dedi
Üniversite merası!
Karı-koca 'kispet' ustalığı
Göçmen: Bu daha başlangıç
Edirne Kırkpınar'a hazır!
Hasta ve yaşlılara şifa olacaklar
Selimiye için turladılar!
Gürkan'a 'En Roman Dostu' ödülü
OİM'den Sarayiçi'nde sergi
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke