ANASAYFA
22 Haziran 2018 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ulaş ÇAM / ÇALIŞMA HAYATI
SANDIKLARA SAHİP ÇIKMAK!
Yayın Tarihi: 11 Haziran 2018 Pazartesi, 06:37
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Bu hafta, köşemizin konusu olan iş hukuku konularından biraz uzaklaşarak ülke gündemine ilişkin yazmak istedim. Gündem ise malum: 24 Haziran seçimleri. Durum biraz 1'inci Dünya Savaşı öncesi dönemi hatırlatıyor. Tıpkı İtilaf devletleri ve ittifak devletleri gibi Cumhur İttifakı bir yerde, Millet İttifakı bir yerde. Ayrıca bu ittifakların dışında olan HDP bir yerde. Meydanlar hareketli, kalabalık, taraflar bolca birbirine atıp tutuyor. Demokratik ve güvenli bir seçim için her şey hazır görünüyor. 


Peki gerçekten öyle mi? Öyle ise özellikle muhalefette  bulunan partileri kaygılandıran nedir? Neden sürekli olarak sandıklara sahip çıkılmasından bahsediliyor? Neden parti üyeleri, belirlenen sandık görevlileri sandıkları korumak için eğitimlerden geçiriliyor. Bununla birlikte neden Barolar Birliği 'Her okula bir avukat' çalışması yapıyor, avukatlara eğitimler veriyor? İnsanlar neden kullanacağı oyların, iradelerinin sandığa yansımayacağı endişesi taşıyor? Dünyanın hangi demokratik ülkesinde böyle bir kaygı var? Açıkçası ben bilmiyorum. Oyunu kullanırsın, sonrasında gönül rahatlığıyla evine gidersin, oylar sayılırken, senin oyunun da sayıldığından kuşku duymazsın? Biz de ise tam tersi bir durum söz konusu. Kuşku ve hile kaygısı seçmelerin sürekli dilinde.


Neden? Ne yazık ki seçimlerde sandığa sahip çıkmak, oyların milli iradeye yansımasını sağlamak isteği temelsiz değil. Geçen yıl yapılan Başkanlık Sistemi'ne ilişkin 16 Nisan Referandumu sürecinde 2 milyon'dan fazla mühürsüz oyun YSK tarafından, kendi kanununa aykırı olarak geçerli kabul edilmesi seçimlerin üzerine şaibeli damgasını vurmuştur. Seçimleri yönetmekle sorumlu olan kurum görev suçu işleyerek hukuku ve aslında kendini varlığını hiçe saymıştır. YSK bu tavrıyla seçmende güvensizliği arttırmış, seçimlere katılımın sorgulanmasına yol açmıştır.


Seçimlerde milli iradenin tecelli etmeyeceğine ilişkin kaygılar yeni yasal düzenlemelerle artarak devam etmiştir. Tartışmalı bir süreçte,  Seçim Güvenliği ve İttifak Yasası, esas adı 7102 sayılı “Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” olup 13 Mart 2018 tarihinde kabul edilerek ve 16.03.2018'de Resmi Gazete'de yayınlandı. Yapılan yeni düzenlemeler arasında aşağıdakiler öne çıkmaktadır. 


1. “Aynı binada oturan seçmenler, hane bütünlüklerinin korunması ve aynı seçim bölgesinde kalmaları şartıyla, farklı sandık bölgelerine kaydedilebilir” düzenlemesi ile seçmen listelerinin kontrol edilebilmesinin zorlaşmasıyla kayıt dışı seçmenlerin oy kullanabilmesi riskine karşın önlem alınabilmesi de güçleşmiş oldu.


2. Sandık Kurulu Başkanı seçiminde  ilçede görev yapan tüm kamu görevlilerinin listesi, mülki amir tarafından yerleşim yeri adresleri esas alınmak suretiyle ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına gönderilecek. İlçe seçim kurulu başkanı, bu kamu görevlileri arasından ihtiyaç duyulan sandık kurulu başkanı sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekmeyle tespit edecek ve bu kişiler arasından mani hali bulunmayanları sandık kurulu başkanı olarak belirleyecek. Değişiklik öncesinde ilgili ilçede seçime girecek siyasi partiler her sandık için bir başkan adayı belirliyor ve bu liste ilçe seçim kurulana veriliyordu. İlçe seçim kurulu da kamu görevlileri arasından bir liste belirliyordu. Her sandıkta tüm bu adaylar torbaya atılarak kura çekiliyordu. Kuradan kim çıkarsa o sandık kurulu başkanı oluyordu.


3. Yetkili seçim kurulları tarafından gönderilen, filigranı bulunan ve sandık kurullarının ihmali sonucu arkası mühürlenmeyen oy pusulaları da geçerli sayılacak. YSK'16 Nisan'da olur verdiği mühürsüz oy artık geçerli olacak. 


4. Mevcut düzenlemeye göre, kolluk güçleri, sandık çevresine sadece sandık kurulu başkanı veya üyelerden birinin çağrısı üzerine gelebiliyorken; kanun, seçmenlerin ihbarı üzerine de kolluk güçlerinin sandık çevresine gelebilmelerini öngörüyor.


5. Seçim güvenliği açısından gerekli görülmesi durumunda, vali veya il seçim kurulu başkanının oy verme gününden en geç bir ay önce talepte bulunması halinde, o yerdeki sandıkların en yakın seçim bölgelerine taşınmasına, sandık bölgelerinin birleştirilmesine, muhtarlık seçimleri hariç olmak üzere seçim bölgelerinin birleştirilmesi ile seçmen listelerinin karma şekilde düzenlenmesine ve bu hususların ilanına karar verecek. Yani sandıklar taşınabilecek. 


Bu yazdıklarımız göze çarpan temel düzenlemeler. Daha birçok düzenleme 26 maddelik kanun ile geçti. Yansımaları özellikle oy kullanımı ve oy sayımı sürecinde kendisini gösterecek. Verilen oyun sayılıp sayılmayacağı endişesi gerçekten ülke adına üzücü hatta utanç verici bir durumdur. Sandık devletin güvencesi altındadır ve onun sandığı korumak devletin namus borcudur. Ancak biz yine de irademizi korumak adına oyumuzun peşinde olalım, olduralım. Sandıklara sahip çıkalım.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
7 asırlık gelenek
Aramızdan ayrılanlar
Tatil magandaları!
‘Dertleri Edirne değil’
Her okul çevresinde bir avukat
Sıkılmadık el bırakmıyor
Ayşekadın'da kaptan acısı
‘Seçimde hileye 10 yıla kadar hapis’
Gurbetteki Atatürk aşkı!
Emre Yayla yuvaya döndü
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx