ANASAYFA
19 Eylül 2018 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
OLMAZ BE ADAŞ!
Yayın Tarihi: 13 Eylül 2018 Perşembe, 06:39
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Adımı taşıyan birisi Milli Eğitim Bakanı olunca sevindim. Çünkü ziya; ışık demek, aydınlık demektir. Nasıl sevinmez insan; on altı yıldır kara çul ile örtülen Eğitim Bakanlığı aydınlanacak ve ışıklarla dolacak! Öyle konuşmalar yaptın ki şaşırdım valla. 


Dedin ki; 'Teneffüs kelimesine dikkat edin'. 'Teneffüs' kelimesi, denizin dibine dalarak sünger çıkartan birinin, bir süre sonra nefes almasına benziyor. Yani ders öyle algılanıyor ve onun için teneffüs deniyor. Ne alaka ise öncüllerin gibi kafa karıştırmaya, eğitimi 'm' yani 'mal=meta' olarak anlamaya devam ettiğini gösterir.
Dedin ki; 'LGS bu yıl da geçerli olacak.  Adaş, sen isteyebilirsin bunu ama n'olur garanti etme. Malum seni göreve getirenin torunu veya bir yakını gelip de sınavı beğenmez ise, kaldırılır ve gol yersin. Sonra ne olur? Işık'lar denizde kalır ve teneffüse bile çıkamaz! Bu arada kardeşine devrettiğin Maya'da (Bakanın özel okullarının adı)elden gider.


Öğretmen odalarını anlamamız lazım dedin ya adaş, dosdoğru. Çünkü ben o odalarda 28 yıl kaldım, beni anlayan hiç olmadı. Amirlerimiz bizi anlasın diye kişi olarak onlarca, örgütüm aracılığı ile de binlerce görüş belirttik ama anlamadılar. Çünkü biz eğitimden; özgür eğitimi anlıyorduk onlar dindarlığı, tekçiliği, devleti, kazançları, ihaleleri anlıyordu. 


Bizi anlamayanların içinde sen de vardın be adaş. Talim Terbiye Kurulu Başkanı idin ve dini kullanan vakıf ve iktidar sendikasının taleplerini emir kabul ettin. Sonra sen bile sıkıldın (belki de Maya'nı aldın) ki; bakanlık kadroları beceriksiz, diyerek istifa ettin. Şimdi Bakansın ve kadroları değiştirme, öğretmen odalarını tanıma gücün vardır umarım. O nedenle sana ipucu vereyim. Öğretmen odalarında genellikle eğitim ve geçim konuşulurdu. Ama son yıllarda ikisini de konuşamaz olduk çünkü muhalefet yapmış olunabilir ki o nedenle diziler konuşulur oldu, bir de sessizlik… Bunu aşabilecek misin? Yani muhalif seslere de kulaklarını açabilecek, geçimi rahatlatabilecek misin? Ceo Albayrak'ın bakanlığından kestiği iki milyar lirayı mesela vermeyecek misin adaş?


'Bizim için aile toplumun birimidir, okul da eğitimin birimidir. Şimdi bizim okulu rehabilite etmemiz lazım. Okula kim müdahale ediyorsa o müdahaleleri kesmemiz gerekiyor' dedin ama okula amirler ve iktidarın siyasi çıkarcıları dışında müdahale edeni duymadım ben. Okula aileler müdahale edebilse; hem aile hem okul düzelecek adaş, bunu bilmen gerekir. 


İstikrar diye diye tüm olumsuzluklarda istikrar yaşandı adaş. Erkek şiddetinde 2008'de yılda 80 kadın katledilmiş iken 2017'de 328 kadın ailesinden, çocuklarından koparıldı. Şiddet istikrarlı bir şekilde her yere girdi. Okulda, karakolda, sokakta, sporda… 


Sen gibiler çocuklarını özel alanlarda yetiştiriyor ve koruma altında. Ya yoksul bırakılanlar? Toplumsal yoksulluk ve umutsuzluk sonucunda uyuşturucu kullanımı neden küçük yaşlara indi, bir sor, incele be adaş. Çocuk gelinler neden arttı? Eş dost varsıl sınıfına girsin diye sosyal ve ekonomik durumu beter hale getirdiniz. Adaş zor yıla girdik. Daha önceki gün Amerika'dan izlediğimiz okul basmalarını da yaşamaya başladık.


Adaş; 'Sorumluluğu tüm paydaşlarla paylaşmalıyız. Sizleri de ekibin bir parçası olarak görüyoruz' dediniz ya sorumluluğu kabul etmiyorum. Sorumlu sizsiniz. Yani orada da aynı gemide değiliz. Bu arada ekibin parçaları kimlerden oluşacak açıkla ki bilelim. Çünkü Talim Terbiye Kurulu görevlisi olduğunuz zamanlardan biliyoruz; ekip hep başkası idi. Onların toplantılarında alınan kararları hayata geçirme yarışı yaptınız. 


Paydaşlık, demokrasi, birlik sözcüklerini böyle anlıyorsan eğer otur en iyisi. Nerede mi? Hani Atatürk için dedin ya; 'Onun bizim hep gölgesinde durduğumuz bir ağaç olmasını istiyorum. Benim tavrım bu. Çocuklarımızın insan olarak Atatürk ile tanışmasını istiyorum.' İşte o ağaç altında otur da belki gölgesinden yararlanır ve anlamaya çalışırsın adaş. 


Adaş sen benim kadar saf değilsindir be! Okumuşsun, bürokrat olmuşsun, bence eğitimin motoru olan ama 16 yıllık iktidarda kuklaya dönüştürülen Talim Terbiye Kurulu'nda görev almışsın. Ayrıca klasik devlet memurluğunu da aşmışsın ki maaş ile edinilemeyecek serveti bulmuşsun ve sonrasında eğitimde patron olmuşsun. Yani demem o ki seni bakan yapan kişi ve siyasi yapı senden nemalanacak elbette ve belki de bu karşılıklı olacak ama sonrasında sen de öncekiler gibi unutulup gideceksin. Çünkü patronu olduğun şirketten bilirsin; devletlerin de şirketle gibi yönetilmesi gerektiğini açıkça beyan eden başkanlık sisteminin patronu da, ceo'su da bellidir ki MEB bakanı olarak sen patron ve ceo'su dışında bir şey yapamazsın.


Sen ki; Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki kadrolaşmadan rahatsız olduğunu ve bunun da ötesinde bakanlıkta çalışmanın niteliksiz kadrolar nedeniyle imkânsız hale geldiğini açıklayarak istifa etmiştin yanlış anımsamıyor isem. Bu gün o kadrolar değişti mi yoksa değiştirecek misin? Değiştirme gücün var mı? Örneğin din pazarlayan vakıfların veya iktidarın sendikasının niteliksiz kadrolarını değiştirip liyakate göre değişiklik yapmaya gücün yetecek mi? 


Olmaz adaş, yapamazsın, yaptırmazlar. Sen 2002'deki ilk bakan Erkan Mumcu gibisin. Ne oldu sonrasında? Sizin gibi liberalleri kullanıp atarlar, unutma, adaş nasihati. Büyüklerin; “Dindar ve kindar nesiller yetiştirmek istiyor.” Oysa sen, 'Ben dindar olmayı bu ülkenin ortak paydası olarak görmüyorum' demiştin.


Adaş, olmaz be! Hayal kurman, toplumu ikna çıkışların, eskiyi eleştirmen iyi de bak hemen kulağına üflediler, anladın mı bilmem? Kabine toplantısından sonra basında yer alan 'karma eğitime son verileceği' iddialarına yanıtı sen ver(e)medin; 'hooop' dediler sanırım. 


Sözcü direkt olarak; veli isterse karma okullara göndermeyebilir çocuğunu, dedi. Yani okulların karma mı kız-erkek ayrı mı olmasına veli karar verecek. Katılımcılık bu ise kalsın adaş! Demokratik katılım; 'kızım, kız okulunda okusun' demek değildir.


Olmaz be adaş. Umudu yitirmiş dostlarımız sana bağlıyorlar ama olmaz. Bırak da onların umudunu bir kez daha boşa çıkarma, e mi? 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Çocuklara en büyük müze
GS'ye otel ayıbı!
‘Trakya Birlik acil ödesin’
Aramızdan ayrılanlar
İYİ Parti Edirne'ye kilitlendi
Saraçlar'da ‘andımız’
Ali Rüzgar'ın mutlu günü
Uzunköprü'de festival zamanı!
Adnan Menderes anıldı
Harekete devam
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx