ANASAYFA
22 Şubat 2012 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Son Dakika
Anket
Yazarlar
E-Gazete
Gönül UYANIKTIR / Günce
Selam meselesi
Yazının Yayın Tarihi: 30 Aralık 2011, Cuma 09:34:36

Mesleki bir derneğin genel kurulunun kamuoyunu bu kadar meşgul edeceğini tahmin etmezdim. Ama ediyormuş ki, neredeyse bir haftadır, yolda, sokakta, markette kimi görsem, “Geçmiş olsun” diyor.
Önceleri neyin 'geçtiği'ni anlamayıp kısa tereddütler yaşadım. Meğer Trakya Gazeteciler Derneği (TGD) genel kurulundan ve 20 oy almamdan söz ediyorlarmış...
İşin 'geçmiş olsun' kısmı, aslında hiç takılmadığım bir ayrıntı. Çünkü 12 yıl önce kendi isteğimle başkanlık görevinden ayrıldım ve tekrar yönetime talip olmak gündemimde yoktu. Ben, görevini tamamlamış, TGD'nin; kurucu üyesi de olduğum Türkiye Gazeteciler Federasyonu'na katılma protokolünü imzalamış, derneği 'bisküvi kutusu'nda (!) Lütfi Karakaş'a devretmiş eski başkanıydım. 
Neyse, tekrar tekrar yazmaya gerek yok. Kayıttaki kameralar kongrenin seviyesinin yerlerde süründüğünü hafızaya aldı. Gündem maddeleleri bile doğru düzgün görüşülmedi. Ben ne faaliyet raporu, ne denetim, ne bütçenin, ne de 'kamu yararına dernek statüsü' şekerlemesinin anlaşılır bir şekilde okunup oylandığını duymadım. Olsun, milletvekli ve rektör şovlarını yapıp Karakaş'a vefa borçlarını ödediler ya...! Ama, nedense hiç bir gazeteci söz al(a)madı. Hatta Divan Başkanı, başkan adayı olduğumu söylememe rağmen, “Hemen oylamaya geçelim” diyerek, kongre sonrası çok acele(!) işleri olduğunun ipucunu verdi. İtiraz edince de konuşmamı 2 dakikayla sınırlandırdı. Yani itiraz etmesem, başkan adayı Ali Soydan bile konuşma gereği duymadan yığma üyelerin ezici oyuyla işi sessizce bitirecekti.
Gençlerin yönetime talip olmaları, 12 yıldır Lütfi Karakaş'ı Sevenler Derneği olarak hizmet veren ve kurullarda görevleri paylaşan 20 kişiyle kongreler yapan TGD'de taşları yerinden oynattı. Son 3-4 gün içinde gazete, radyo, internet gazetelerinin yanından bile geçenlerin yığma üye yapıldığı kongre salonu adeta kör döğüşü yeriydi. 30 yıllık meslek yaşamımda gazetecilerin azınlıkta kaldığı, böyle başka bir gazeteciler derneği (!) görmedim. 2011 yılında siyasette yaşadığımız yığma üye kirliliğinin TGD versiyonunu da bu sayede yaşamak kısmet oldu diyelim.
Olası rakiplerin ve o rakiplere destek verecek isimlerin üyelikten atılmalarından daha vahimi, üyeliklerin geri verilmesi oylamasında, bazı TGD'lilerin yerlerde birşeyler aramasıydı. Her gün haber fotoğraf istedikleri, paslaştıkları, gazetecilikten başka işi olmadığını bildikleri, (hatta birisi seçilmiş yönetim kurulu üyesiydi) meslektaşlarının kaderi oylanırken ya salondan kaçtılar ya da cep telefonuyla oynadılar. Zaten divan da bu işi kısa tutup onların bu eziyet ve utanç anlarını fazla uzatmadı.  (Unutmadan yazayım; kongreyi uzatıp, bazı arkadaşların yurt dışı kutlamalarını geciktirdiğimiz için gerçekten üzgünüm. Umarım Bulgaristan'da iyi eğlenmişlerdir. Devamı gelecek kongre sonrasına...)
Yoldan geçenleri üye yazarsanız, bunun altından kalkamazsınız. Kazara içlerinden bu işi gerçekten yapacak olanlar çıkabilir, ama, siz yıllardır bu mesleğe emek veren insanların kaderini, yığma üyelere oylatıp kazanmış olmazsınız. Bunun kazanç değil büyük bir (k)ayıp olduğunu da zaten göreceksiniz...
Benim açımdan bu kongrenin birkaç önemli noktası vardı. Birincisi hangi gazetecilere selam vereceğimi, hangilerinin selama değer olmadığını anlamış oldum. Ki bunu uygulamakta kararlıyım. İkincisi de Lütfi Karakaş'ın yıllardır çektiği 'bisküvi kutusu' acısına son vermiş olmam.
Karakaş, dönemin valisi Mehmet Canseven'in de bulunduğu “Gazeteci Evi”nin açılışına bile (çiçek göndermişti) katılmadı. Vilayetin karşısındaki bir binanın ikinci katında, kirası, stopajını 3 yıl cebimden ödediğim, her öğlen sıcak yemek servisinin yapıldığı bir evimiz vardı. İki arkadaşımla birlikte tefriş ettik, tuvaletine kadar temizledik, masasını sandalyesini taşıdık, badanasını yaptık. Kimseden para pul istemedik, çünkü gazetecinin kendi ayakları üstünde durması gerektiğine inanıyorduk. Buradan o dönem bize katkı veren birkaç esnaf arkadaşıma da teşekkür ediyorum.
Sonuçta, (Mayıs 1999) karşımda iki dönem rakip olan ve kaybeden Lütfi Karakaş'a üçüncü dönem aday olmayacağımı söyledim ve tek liste girip başkan seçildi (12 yıldan bu yana da 5 ya da 6 dönemdir hep tek listeli seçimler yaptı). Dernek evinin kirasını üstlenmediği için, doğal olarak demirbaşları kendisine bir koli içinde teslim ettim. Ama buzdolabını koliye koyduğumu hatırlamıyorum. Neyse geçmiş gün, unutup onu da koliye sığdırmış olabilirim(!)...  
Biliyorum ki, tüm bunlar incir çekirdeğini doldurmayan meseleler. Bu yüzden kamuyu meşgul etmeyeyim diye de yazmadım. Ama bu halkın da, ikide bir kendini, 'oyunu kömüre bulgura sattığını' yazan bazı gazetecilerin(!) ne mal olduğunu öğrenmeye hakkı var.
Bu yüzden de kongredeki konuşmamda, 'Siz önce kendi kapınızın önündeki pisliği temizleyin' dedim. Kongreyi bir an önce bitirmek isteyen Divan Başkanı, bu sözlerimi bir öğüt değil, hakaret olarak değerlendirip müdahale etti... Eğer bunlar hakaretse evet ben hakaret ettim. Ve dedim ki, 'Bu kongreden çıkacak sonucun onuru ve gururu size aittir...' Eğer ortada bir onur ve gurur varsa, bunun sahipleri, o salonda üyelikten atılan gazetecilerin üzerini çizenlerdir.
Böyle bir kongrede 20 ay alabilmek başkan seçilmekten değerli. Demek ki Kerim Yurk'un kapı aralığından içerdeki oy pusulalarını gözetleme uyanıklığına rağmen, bu piyasada selam verilecek insanlar var. Ayrıca 19 oyun da salaklıktan değil, tepkiden geçersiz kullanıldığı ortada.
Benim yeni yönetime naçizane önerim, gelecek seçimlerde bu sıkıntıları yaşamamak için şimdiden tüm facebook yazarlarını üye kaydetmeye başlasınlar. Valla orada bile daha bir dik duruş var...!  

 Yazara ait diğer köşe yazıları
  ÇOK OKUNANLAR
‘Gıllı Çarık’a veda
Edirne Koleji Bahçeşehir'in
Anlı, şanlı Keşanlı
'O kızan' evinde
Ateşi sudan çıkardılar
Tam gaz gözaltı
Minibüs-otomobil çarpıştı: 9 yaralı
Erdem toprağa verildi
CHP'de 'disiplin' süreci
Bize benzedi
  DÖVİZ KURLARI
USD Alış
1.7424-TL
USD Satış
1.7508-TL
EURO Alış
2.3061-TL
EURO Satış
2.3172-TL
 Copyright © Edirne Hudut Gazetesi
 Yeni Hudut Gazetecilik Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti.
 Babademirtaş Mah. Demirtaş Sok. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
 Tel: 0.284.212 53 59 | Fax: 0.284.212 38 74