Geçen yıl başında düşünüyordum. “Acaba nasıl bir yıl olacak?” diye. Ocak, Şubat, Mart derken kışı ılıman atlattık, geldik Nisan'a! Nisan, yazın başlangıcı demek...
Geçen yılın en önemli olayı genel seçimlerdi. Mart ayından itibaren Türkiye seçimle yattı, seçimle kalktı. Seçim kampanyaları sırasında ne zaman radyoyu televizyonu açsan, bol vaatli seçim nutukları, propagandalar... Nihayet seçimler yapıldı, AKP kazandı, başka netice de beklenmezdi.
Bu arada geçen yıl bir dış gezi yaptım ve beş ülke gördüm. Bu kendi adıma 2011 yılının güzel bir yanıydı.
Temmuz, Ağustos'ta sıcaklar arttı, Edirne'nin nüfusunun büyük bölümü Saroz'daki yazlıklarına taşındı.Eylül ayında Edirneli bir şehidimizi gözyaşları arasında ebediyete uğurladık.
Onun dışında genel anlamda değişen bir şey yok. Her zaman olduğu gibi PKK olayları, karakol basmalar, trafik kazaları, kadına şiddet, soygun kapkaç olayları...
Eylül okulların açılma ayı. Ekim ayında Van'da 7.2'lik deprem, 700 can kaybı, yüzlerce ev yıkıldı. Sadece devlet kurumları değil tüm Türk halkı depremzedenin yardımına koştu. Dış ülkelerden yardımlar geldi, bazı Vanlılar başka vilayetlerdeki resmi kurumlara ait sosyal tesislere yerleştirldi. Kasım ayında yaşanan bir artçı sarsıntıda da 40 insanımız canını kaybetti. İki gazeteci de kaldıkları otelin enkazı altında yaşamını yitirdi. Van'ı terketmeyen halkın sorunları ise maalesef çözülemedi. Çünkü kış koşulları bu yörede çok ağır ve yanılmıyorsam 6 vatandaşımız çadır yangınları nedeniyle yaşamlarından oldu.
Kasım,Aralık derken geldik yılın sonuna..! Bir yıl geride kaldı, bir yıl daha yaşlandık. Zaten her geçen yıl aşağı yukarı böyle değil midir? Bu yıl da dünyaya gelenlere sevindik, göçenleri üzüntüyle uğurladık. Bu dünyanın değişmeyen kuralı bu!
Yılın son günlerinde neşemizi kaçıran bir olay da, Fransa'nın 1915 Ermeni tehciri için çıkardığı yasadır. Fransa'dan başka ne beklenir ki, iki yüzlülük!
Bakalım 2012 bizlere ne sürprizler hazırladı. Yaşayıp göreceğiz.!
Ülkemiz açısından yaşanan önemli gelişmelere sınır komşularımızdaki iç karışıklıklar ve bunların bizlere yansımasını da eklemek gerekir. Ama kişisel olarak hepimiz için aynı öneme sahip olan, yaşamda sağlıklı olmak ve geçim sıkıntısı çekmemek. Ama herşeyden önemlisi sağlık.
Gelecek yıldan tek arzumuz; 2012'nin, kendimiz, ülkemiz ve dünyamız açısından 2011'den daha iyi olması. Madem yeni yıla girdik, ben de herkesin yeni yılını kutlar, sağlıklı günler dilerim. Kendinize iyi bakın..!