ANASAYFA
18 Ekim 2018 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Özdemir AKBAL / Dünyanın Penceresinden
ABD'nin Suriye'den Çekilme Meselesi
Yayın Tarihi: 05 Ekim 2018 Cuma, 06:38
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

    ABD'nin Suriye'den çekilme planı maalesef kavranamadı. Medyatik ortamlarda yapılan yorumlar da bu yazıyı kaleme alma gerekliliğini bir kez daha ortaya çıkardı. Çeşitli vesilelerle gazete yahut radyolarda bu çekilme meselesinin ne olduğu ve ABD'nin geliştirdiği stratejinin içeriğinin nasıl anlaşılması gerektiğini ifade etmeme rağmen demek ki yeterli genişlikte bir kitleye ulaşmayı başaramadım, öyleyse biraz daha geniş bir haliyle burada anlatmak zorunluluğum mevcuttur. 
    Öncelikle ABD, genel olarak Irak ve Afganistan işgalleri yakın dönemde yaşanması nedeniyle örnek gösterildiği gibi, askerinin bizatihi varlık göstererek alan hâkimiyeti sağlaması stratejisine sahip değildir. Anlaşılması için daha açık yazayım, ABD bölgesel sorunlarını bölgedeki müttefiklerinin girişimleri ile çözülmesini beklerken; bu hususta askeri, istihbari ve ekonomik destek verir. 
    Bu noktada hemen şu notu düşelim; ABD politikasını popülizmin katranına bulanmış zihinleri ile yalnızca Evangelizm söylemi ile açıklayarak adeta gizli örgütlerin yönetimi olarak tanımlayan zihinler için… Evangelist Başkan Donald Trump, Evangelist Başkan George W. Bush'u Irak ve Afganistan işgalleri Amerikan tarihindeki en büyük hatalardan biridir diyerek eleştirdi. 
    Tam bu noktada şunu sormak lazım; Evangelistler gelir tek tip bir yönetim tarzı benimser zaten amaçları da buraların ele geçirilmesidir diye kafa yarı Dan Brown yarı İmparator Neron olan şahıslar, bu evangelikler birbirlerini ne diye eleştirir üstelik de resmi açıklama ile… Ben size cevabını vereyim; devletlerin dış politikaları ekonomi, askeri, kültürel bileşenleri üzerine kuruludur da ondan. Çok üzgünüm eğlencenizi bozdum. 
    ABD'nin Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Joseph Stiglitz'e göre sadece Irak Savaşı sürecinin maliyeti üç trilyon dolardır. Bu maliyet sadece Irak İşgalinin gerçekleştirilmesi için harcanan miktarı belirtmektedir ki; Irak savaşının sonrası süreç ve ondan evvel Afganistan'a düzenlenen operasyonlarla birlikte maliyet çok yükselmiştir. İşte bu maliyet de zaten 2008 yılında şiddeti hayli hissedilen ABD kaynaklı ekonomik krizin ortaya çıkışına sebep olmuştur. 
    İşte bu ekonomik şartlar altında ABD'de bir başkan değişikliği yaşandı yani sizin meşhur evangelist George W. Bush gitti yerine Barack Obama geldi. Obama'nın en temel stratejisi Afganistan'dan çekilmek üzerine kuruluydu. İşte bu noktada konuyu okuma becerisine sahip olmayanlar yahut olamayanlar bu durumun ABD etkisinin bölgeden çekilmesi olarak anlayıp anlatmaya başladı. O görüşe göre bir yerden askeri çekince devletin etkisi de çekilmiş olmalıydı ve asker çekmek ile devletin etkisinin çekilmesi eş değerdi. 
    Ancak ne dönemin ABD Başkanı Barack Obama ne de bir zamanlar CIA Başkanlığı yapmış ve o dönem ABD Savunma Sekreteri olan Leon Panetta bu denli Amerikan politikasına hâkim olamamış ki 5 Ocak 2012 tarihinde bir strateji belirlediler. Bu stratejiye göre ABD, küresel boyutta gerçekleşen olaylara Afganistan yahut Irak'ta olduğu gibi doğrudan Amerikan askerinin botlarının yere değmesi sureti ile değil, bölgesel müttefiklerinin istihbari, askeri ve ekonomik olarak desteklenmesi ile müdahale edecekti. Yani sevgili ultlaralı megalı “analiklerin” ABD'nin Suriye'ye gönderdiği askeri danışmanlar yahut daha açık bir şekilde ifade edilecek olursa özel kuvvet ve istihbarat personelinin geri çekilme anlamını taşımadığı sonucunu çıkarmalarını hayranlıkla izliyorum. ABD, bölgeden kendi politik etkisini kaybetmeden çekilmenin alt yapısını hazırlıyor. Bunu mümkünse Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çıkarlarının aleyhinde politik oluşumları ve ittifak ilişkilerini kurgulayarak yapma çabası sergiliyor. Gözünüzün önünde gerçekleşen bu durumu görmekten kaçınıyorsunuz… 
    Keşke ABD bölgeden çekilmese de sizin anladığınız manada asker gönderip çıkarını bizzat savunmaya kalkışsa… Böyle bir durumda Vaşington'un yükleneceği muazzam ekonomik yük ve asker kayıplarının doğuracağı potansiyel infial ABD'nin ekonomik ve sosyo politik olarak zayıflamasına yol açacağı için elimizi kuvvetlendirebilirdi. Bunun yerine ABD Obama döneminde belirlenen bir stratejiyi üstelik Trump'ın seçim kampanyasında Suriye'de çok fazla görünür haldeyiz bunu azaltmamız lazım diyerek yürütüyor. İşte bu yüzden “Evangelist” Trump, Irak ve Afganistan işgallerini bir hata olarak nitelendirip “Evangelist” Bush'u eleştiriyor… ARTIK ANLAYIN ABD SURİYE'DEN ÇEKİLİYOR! BU DURUM DA OLDUKÇA OLUMSUZ BİR HALE GEBE! Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları… 
 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Toplu taşımaya ‘iyileştirme’
Tarımda hukuk zaferi
Gürkan'dan Akmeşe'ye ‘hodri meydan’
Aramızdan ayrılanlar
Askeri servis devrildi: 13 yaralı
Bahri bey 'pul'landı
25 yılda Konya kadar tarım alanı kayıp
Bol likit devri bitti!
Büyükelçiler Edirne'de
Trakya Birlik tüm liglerde
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx