ANASAYFA
18 Ekim 2018 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
PİYASALAR VE FİYATLAR
Yayın Tarihi: 06 Ekim 2018 Cumartesi, 06:37
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Piyasa nedir? Ticarette bir ürünün alınıp satıldığı ortamdır. Ürün çeşitlerine göre piyasa çeşitleri de olur. Örneğin; meyve piyasası, sebze piyasası buna en iyi örneklerdir. Kıymetli madenler piyasası, hububat piyasası, daha birçok çeşit piyasalar vardır. Hatta bunlara emek piyasası da dahildir. 
Piyasaları oluşturan nedir? Ticaret alış  veriş aktiviteleridir. Bu da ihtiyaçtan doğan bir olaydır. Dünya var oldukça ve döndükçe piyasalar olacaktır. Piyasaları yaratan nedir? İnsanlarda her ürünün olmayışı, bunu başkasından temin etme zorunluluğudur. Dünya kurulduğundan beri bu böyledir. 
Ticaret hızlı işleyen bir konudur. O nedenle alışverişte de o ürünün piyasasını hızlı ve iyi takip etmek gerekir. Hatta bazı ürünlerde ihtisas sahibi olmak lazımdır. Her piyasa birbirine uymaz. Piyasaları etkileyen en büyük faktör fiyattır. 
Fiyat nedir? Ekonomik varlıkların parasal değeridir. Bütün mal ve emekler fiyat değeri ile alışveriş yapılır. Peki ekonomik değeri ne belirler? Eğer bu bir malsa hammadde için harcanan emek, nakliye, arz-talep dengesi, iklim şartları ve daha birçok faktör fiyatı belirler. En fazla fiyatı etkileyen faktör ise arz-talep dengesidir. Zaten dünya ekonomisi bunun üzerinde dönmüyor mu?
Bu günkü dünyada ailelerin en fazla şikayet ettikleri konu, her malın fiyatının çok yüksek olması ve bir türlü para yetiştiremeyip geçim sıkıntısı çektikleri yönünde. Tabi gelir az olup fiyatlar da yüksekse netice sıkıntı oluyor. Fiyatları ne belirliyor? Bunu belirleyen mekanizma arz-talep dengesidir. Örneğin; salatalık sebzesi ilkbahar ürünüdür, o mevsimde bol yetişir. O nedenle fiyatı da düşük olur. Kış mevsiminde bu ürünün yetişme miktarı azdır, o nedenle fiyatı yüksek olur. Bir ürünün piyasadaki miktarı ne kadar bolsa fiyatı o oranda düşük olur. Ürünün miktarı ne kadar azsa fiyatı o oranda yükselir. Buna ekonomide arz-talep dengesi denir. 
Fiyatlara etki eden bir unsur da o mala karşı olan istektir. Talep ne kadar fazla olursa malın sahibi malın fiyatını o derece arttırır ve neticede fiyatlar artar. Bunun neticesinde pahalılık olur. Gelirler de o oranda artmayınca geçim sıkıntısı başlar. Bu da ailelerin en büyük sorunudur. 
Öyle ürünler var ki, bunları almaktan vazgeçemezsiniz. Bunların başında da gıda gelir. Gıdaları yersek yaşayabiliriz. Yaşayabilmek için de onları almamız gerekir. Gıda ürünlerinin ilki ekmektir. Ekmek fiyatları belediyelerin kontrolü altındadır. Diğer gıda ürünleri ise kontrol dışıdır. Satıcılar fiyatlarla istedikleri gibi oynarlar. 
Fiyat konusunda bir çok örnek verilebilir. Örneğin; toptancı domatesi tarladaki yetiştiricisinden 2 Lira'ya alıyor. İstanbul'a getirmek için kamyona yüklüyor, sebze haline getiriyor. Perakendeci domatesi halden alıp tezgahına koyuyor ve bize satıyor. Şimdi hesaplayalım domates bize gelene kadar kaç el değiştiriyor. Üretici, toptancı, kamyoncu, halci, perakendeci yani tam 5 el. Bunlar yüzde 50 altında fark yüklese bize en az 4 Lira'ya satılır. Bu fiyat pazar yerinde 4 TL, dükkanda 5 TL, markette ise 7-8 TL'ye satılıyor. Anladınız mı şimdi hayat neden pahalı.
Bir örnek daha verelim. Plastik şişelerde satılan yarım litrelik içme suyu yarım liraya alınıyor. Bazı yerlerde 1 TL, bazı yerlerde 1,50, bazı yerlerde 2 TL bizlere satılıyor. 0,50 TL'ye al 2 TL'ye sat. Dünya'nın neresinde görülmüş üç misli kazanç?
Bu kadar pahalılığa sebep ne? Ürünün tarladan bize gelene kadar aracıların çok olması. Bunun çaresi aracı sayısını azalmaktır. Perakendeciler bir araya gelerek teşkilatlansalar ve tarla, nakliye, perakende şeklinde bir sistem kursalar bizler domatesi 2,5 TL'ye yeriz. Bu işte en iyi kazanç sağlayanlar kendi ürününü yetiştirip satanlar olur. 
Haberlerde doğalgaza ve elektriğe yüzde 9 zam yapıldığı bildirildi. Bu ne demek? Bundan sonra her ürüne zam yapılacak demek. Çünkü birçok ürünün üretimi elektrik ve doğalgazla oluyor. Zam da zammı doğuruyor. Neticede gidiş enflasyona doğru. Bakalım göreceğiz felek ne gösterecek. Ne yapalım, güneş ayakkabıyı sıkarsa, ayakkabı da ayağı sıkar. 
Bugün Türkiye'nin uyguladığı ekonomik sistem liberal ekonomidir. Yani ölen ölür kalan sağlar bizimdir. İstediğim kadar zam yaparım, alıcı kaçarsa bu sefer de fiyatı düşürürüm. Madem fiyatı düşüreceksin niye zam yapıyorsun? Bunlara hep sebep sağlam temeller üzerine oturan ekonomi politikamızın olmayışı. Bir de gözü doymazlık. Allah sonumuzu hayır etsin...

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Toplu taşımaya ‘iyileştirme’
Tarımda hukuk zaferi
Gürkan'dan Akmeşe'ye ‘hodri meydan’
Aramızdan ayrılanlar
Askeri servis devrildi: 13 yaralı
Bahri bey 'pul'landı
25 yılda Konya kadar tarım alanı kayıp
Bol likit devri bitti!
Büyükelçiler Edirne'de
Trakya Birlik tüm liglerde
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
xx