ANASAYFA
20 Kasım 2018 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Şerefinize Kemal Bey!-2
Yayın Tarihi: 07 Kasım 2018 Çarşamba, 05:43
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Önceki bölümü bitirirken Celal Eren Çelik’in  “İçeriden Fethedilen Kale CHP” isimli kitabında yer alan iddiaları köşemize taşımıştık.

 

Ayrıntılar kitapta, ilgi duyanlara kuvvetle öneririm.

 

Celal Eren Çelik’in temel iddiası, yani Kemal Bey’in bir “Proje” kapsamında genel başkanlığa hazırlandığına/getirildiğine ve misyonuna dair yazdıklarına dayalı  değerlendirme notları ile devam edelim…

 

Kemal Bey, 2002 yılında Baykal eliyle kontenjandan milletvekili yapılıyor.

2002-2007 arası parti içi ‘tanınma ve tutunma’ dönemi ve sonrasında PR çalışmaları ile yıldızı parlatılıyor.

 

2007 yılında Ali Topuz ve Kemal Anadol ile birlikte CHP Grup Başkanvekilliği görevine seçilmesi, kısa yoldan ‘mühim şahsiyet’ konumuna sıçratılması da başlı başına bir PR çalışmasıdır.

 

Baykal’ın 30 yıllık yol arkadaşları arasına 5 yıllık geçmişiyle sokuluveriyor Kemal Bey. Bir ‘cevher’ muamelesi görüyor adeta.

 

Hesap şu tabii…

 

Genel başkan dışında kurumsal açıklama yetkisi sadece grup başkanvekillerinde olduğu için Kemal Bey’in medyada görünür olmasını sağlamak.

 

Nitekim Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları medyada geniş biçimde yer alıyor,

Doğan medyası ve Cemaat medyası ilginç bir birliktelik gösteriyorlar.  

Özellikle Doğan Medya Grubu’nun bu konudaki ‘özel çabası’ dikkat çekiyor.

 

Kemal Bey’in kamuoyunda tanınırlığını artıran, onu adeta AKP’yi yenecek bir gladyatör, ikinci bir ‘Halkçı’ Ecevit gibi pazarlayan Doğan Medya Grubu idiyse, kendisine servis edilen bilgi ve belgeler de güç odaklarının hizmetindeki görevlilerin işiydi şüphesiz.

 

Kemal Bey’in ilk ‘kahraman siyasetçi’ çalışması (elbette eline tutuşturulan bilgi ve belgeler sayesinde), 2008 yılında AKP Sakarya milletvekili, MYK üyesi Şaban Dişli’nin yolsuzluk belgelerini ortaya çıkarmasıdır.

 

Şaban Dişili’nin bir şirket adına imar konusunda iş takibi yapması ve karşılığında

1 milyon rüşvet almasını ve bunun imzalı protokolünü açıklayan Kemal Bey,

Doğan medyası tarafından manşetlere taşınıyor, Kılıçdaroğlu ismi itina ile parlatılıyordu.

 

Şaban Dişli’nin istifasının ardından, ‘zehir hafiye’ Kemal Bey’in hedefinde AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat vardı ve onu “Uyuşturucu baronu” olmakla suçluyordu..

 

Uğur Dündar’ın yönettiği “düello”, TBMM’de gerçekleşti ve Kemal Bey kendisine servis edilen belgeleri yine ‘zehir hafiye’ edasıyla, işine hâkim soğukkanlı bir bürokrat tavrıyla ortaya koydu ve Dengir Mir Fırat’ın yasadışı işlerini ifşa etti, onu istifaya sürükledi.

 

Doğan medyası Kemal Bey’i galip ilan etmekte gecikmedi. Kemal Bey büyük bir zafer kazanmıştı…

 

Siyasetin ‘parlayan yıldızı’ Kemal Bey zirveye ise, Melih Gökçek ‘kapışması’ sayesinde çıktı.

 

Polemik üstadı Melih Gökçek’i, yine Uğur Dündar’ın yönetimindeki bir televizyon programında, doğalgaz sayaçları üzerinden vurgun yapmakla suçlayan belgeler üzerinden terletti, zora soktu.

 

Doğan medyası, Kemal Bey’in kesin zaferini ilan eden programlara yüklenmekte gecikmedi.

 

O artık AKP’nin bir MYK üyesini, bir Genel Başkan Yardımcısını koltuğundan eden, Gökçek’i hayatında ilk kez mağlup eden yılmaz bir “Yolsuzluk Savaşçısı”, bir kahramandı…

 

Evet, görüyoruz ki, Kemal Bey’in CHP’nin başına getirilişi planlı ve programlıdır.

Güç odaklarının siyaseti dizayn eden müdahaleleri/çıkarları doğrultusunda bir komplodan söz etmek mümkündür.

 

Ve temeli şuna dayanmaktadır: AKP’nin küresel düzenle uyumlu politikalarına karşı durmayacak ama gerektiğinde ona ayar vermek için kullanılabilecek bir ana muhalefet partisi.

 

Tahtıravellinin bir ucunda neoliberal düzene köklü hizmetler sunan AKP, diğer ucunda ise sol görünümlü/soslu ama özünde neoliberal düzene uyumlu bir CHP…

 

Sonuç ortada…

 

CHP’nin ‘kurgulanmış muhalefeti’ sayesinde AKP’nin nasıl adım adım güçlendiğini ve bunda da Kemal Bey’in sözde muhalefetinin önemli rolünü kim yadsıyabilir?

 

Öyle Meclis’teki salı hutbelerinde muhalefetimsi esip gürlemelerle, AKP’nin belirlediği gündeme laf yetiştirmekle bir yere varılamayacağı tecrübeyle sabit değil mi?

 

Konunun şu boyutu da fevkalade önemli, çünkü siyasi etik değerler açısından da ortada sorunlu bir durum var.

 

Şudur: CHP tabanı ve seçmeninin Kemal Bey’in gelişine hazırlanışı…

Aslında planlı programlı bir aldatmadan söz etmek daha uygun düşüyor sanki…

 

Ve…

 

Kemal Bey’in tüm bunlardan haberi olmadığını söyleyebilir miyiz?

 

Mümkün değil; çünkü bu planlı ve kapsamlı “oyun”un içindeki baş aktörün zekâ seviyesini küçümsemek olurdu.

 

Evet, oyun planlı ve kapsamlıdır…

 

Önceki bölümün yayınlandığı 31 Ekim 2018’de, Sözcü gazetesindeki köşesinde Soner Yalçın da konumuzla örtüşen saptamalarda bulunmuş.

 

Diyor ki…

 

//Kılıçdaroğlu’nun ‘akıl hocası’ sadece 10 Aralık hareketi’nden CHP milletvekili

Prof.  İbrahim Kaboğlu değil. CHP Parti Meclisi Üyesi Prof. Burhan Şenatalar diğer isim.

Ki…

10 Aralık Hareketi’nin sözcüsüydü. FETÖ gazetesi Taraf’ın yazarı Halil Berktay’a gönderdiği 2010 yılındaki açıklamasında şöyle dedi: - “Atatürk tartışılmaz” diye son derece saçma bir görüşüm hiçbir zaman olmadı…

 

Açıklamayı Berktay’a gönderen “10 Aralık Hareketi Yürütme Kurulu adına” kimdi dersiniz: Mevcut –örgütlerden sorumlu – CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı!

 

10 Aralık Hareketi bugün CHP yönetimini ele geçirdi!

“Yeni parti”den vazgeçtiler ama “yeni siyaset anlayışından” vazgeçmiş değiller!

 

Sadece 10 Aralık mı?

TESEV’den TÜSES’e kimileri Atatürk’ün partisi CHP’yi, “2002 AKP” ayarlarına döndürme gayretinde!//

 

Hadi buyurun bakalım.

 

Devam edeceğiz… 

  

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bircan’ı bin can uğurladı
Çocuklarla 'çak' yaptı
Tarım arazisine OSB!
Eğitim Fakültesi'nde nöbet değişimi
Hayvanlar yola savruldu
Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ‘Cengiz Öz’ Odası
Sağanakta kurtuluş coşkusu
Tunca Havsa'da taştı
Baro'nun 437'nci avukatı
Soyyiğit Grup’tan ikinci satış mağazası
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE