ANASAYFA
20 Kasım 2018 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
BİRLİKTE YÖNETİM!
Yayın Tarihi: 08 Kasım 2018 Perşembe, 05:51
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Daha önce de çok kez yazdım. Ki doğru olduğunu herkes biliyor, konuşuyor, uygulama olmuyor. Çünkü yurttaş olarak bizim sesimiz yetersiz. Bu günlerde seçim nedeniyle olsa gerek yine dillerde; birlikte yönetim.
Giden valimiz birlikte yönetim adına kentin turizmini öne çıkarmak için 2016 yılı Haziran ayında Edirne Kültür Turizm ve Tanıtım Konseyi kurdu. Belediye Başkanı, Rektörü, akademisyenler, kurum müdürleri, icra ve danışma kurulu üyeleri ile onların altında turizm, kültür ve tanıtma çalışma grupları yer alacaktı. Konseye resmi kurumların dışında sivil toplum örgütleri de destek verebilecekti. Böylece kentin turizm ve tanıtımı 'kentlilerle' yapılacak ve birlikte yönetim sağlanacaktı.
Kültür ve turizm ile ilgili onlarca sivil örgütün bulunduğu kentimizde sanırım bir-ikisi katılabildi bu toplantıya, diğerleri hele hele Kent Konseyi davet bile edilmedi. Mutlaka bir şeyler yapıldı ama bürokrat arkadaşların emir ile yaptığı çalışma sivil örgütlerin gönüllü çalışmaları kadar değerli olamazdı ve olmadı da.
Valiler gelir gider, yerel yöneticiler dönem olarak seçilir ve bitince gider. Bizlere dayatılan algı olsa gerek; belediye deyince Başkanı, valilik deyince Valiyi anlıyoruz. Oysa belediye; en köşede kalan çalışandan başkana en yakın çalışana kadar bir bütündür. Çalışanların önerileri, çalışma koşulları, örgütleri karar veren üst bürokratları yönlendirmektedir, yönlendirmelidir. Valilik de aynı; onlarca müdürlük ve alt birimlerinin görüş ve önerileri valinin kararlarını yönlendirmektedir, yönlendirmelidir. Bu başarılabilse zaten birlikte yönetime adım atılmıştır.
Bu böyle oluyor mu? Kararı siz verin gayrı. Yerel ve merkezi iktidarın söylemleri bu yönde ama benim izlediğime göre söz ile iş uyuşmuyor.
Giden valimiz de, kentimize yeni atanan Sayın Vali'miz de 'şehirle ilgili kararları partnerlerle birlikte alacaklarını' beyan etmiş. Sevindim. Sayın Belediye Başkanı da yıllardır böyle yaptığını yani 'kenti kentlilerle birlikte yönettiğini' söylüyor. O zaman kenti kentliler yönetiyor demektir!!!
Sayın Vali; ' Artık hâkim olan anlayış yönetim anlayışı değil, hâkim olan anlayış artık yönetişim anlayışı. Yönetim ile yönetişim arasındaki temel fark yönetişim birden fazla kişinin yaptığı işi ifade eder” demiş.
Sorun da burada zaten. O birden fazla kişi veya kişiler Valinin (veya Belediye Başkanı) emrindeki kişiler ise farklı düşüncesini söyleyebilecek midir? Farklı düşünce belirten kişilerin başına gelebilecekleri önceden ezberleyen kamu çalışanı amirinden farklı ne söyleyebilir ki?
Kenti yöneten iki ana kurum vardır; merkezi ve yerel yönetim. İkisi anlaşamadığında kentin çektiği çileyi yıllardır görüyoruz. Selimiye'nin önü yıllardır çamur çukuru olarak duruyor.  Kentin ana sorunu olan altyapı çözülemedi. Kente dışarıdan bırakılan kedi-köpeklerin kente gelmeden önce yaşadığın yerde rehabilitesi için ilgili valilik biriminde konuşulan bölge hayvan hastanesi kurulamadı. Viranelik halde duran elektrik fabrikası nikâh salonu oldu ve kente anlamlı bir tesis geldi ama buradan da sorun üretildi. Tunca Meriç Nehir kıyıları kentlinin hizmetine açılamadı.
Daha onlarca sorun sayılabilir. Demek ki kent birlikte yönetilmiyor. Kent için yapılanlar ne yazık ki 'ben yaparım' çıkmazında boğulup gidiyor. Kararlar; yerel ve merkezi iktidar yanında kentlilerin ilgili sivil örgütleri ile birlikte alınabilse ve planlamadan iş bitimine kadar bu böyle devam edebilse sorunlar çözülebilir. O zaman söylemde olan birlikte yönetim anlam bulur.
Evet! Birlikte yönetim. Farklı düşünenlerin ortaklaşabildiği ve yetkinin de, sorumlulukların da paydaşlarla paylaşılabildiği bir anlayış olmalı.
Daha önce de benzerlerini söylemişti iktidar. Bizler eğitimin yönetiminde okul çalışanları, sendikalar, mahalle yöneticileri ve velilerin olmasını talep ederken karşı çıkılıyordu. Sendikaları, mahalle yöneticilerini, velileri kendi gibi örgütleye(bile)n AKP yöneticileri 'eğitimi sivil kurumlara bırakmalıyız' dedi ve bıraktı. Eğitimi sivil kurum dedikleri; Eğitim Bir Sen türü sarı sendikalara, ENSAR türü vakıflara, ÖNDER gibi derneklere bıraktı. Ki hepsi ile protokoller yaptı. Farklı düşünenler eğitim politikasına katılabiliyor mu?
Şimdi buna 'eğitimi birlikte yönetiyoruz' denebilir mi?
İşin ilginç tarafı ülkede 'tek adam' yönetimini sağlayan AKP'de yerel yönetimlerde birlikte yönetim vaat ediyor. Yerel seçimler öncesinde AKP kentlerde alınacak kararlarda yerel referandumlar yapılacağını belirtti. Yukarıda örneklediğim 'eğitimi birlikte yönetme' yani moda tanım ile 'yönetişim' bu olsa gerek.
Oysa birlikte yönetim sözüne anlam yüklemek bizim elimizdedir. Sorunun çözümü ise birlikte yönetim gibi sözlerin yönetenlerin dilinden alınıp yurttaş olarak yaşamımıza yerleştirmektir. Talep etmek ve uygulatmaktır. Birlikte yönetimin 'birlik'inde olma mücadelesi vermektir…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bircan’ı bin can uğurladı
Çocuklarla 'çak' yaptı
Tarım arazisine OSB!
Eğitim Fakültesi'nde nöbet değişimi
Hayvanlar yola savruldu
Sağanakta kurtuluş coşkusu
Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ‘Cengiz Öz’ Odası
Tunca Havsa'da taştı
Baro'nun 437'nci avukatı
Soyyiğit Grup’tan ikinci satış mağazası
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE