Not defterime göz attığımda, sizinle buluşmak için can atan bir çok konu olduğunu görüyorum. Bu da benim için oldukça sevinç verici. Ama bu gün yine onlardan öne geçen bir konu var, o da 'sabır!'
Yaşamımız boyu büyüklerimizden dinlediğimiz bir çok nasihat var. Bunlardan en çok bilineni, "Sabreden derviş muradına ermiş" sözü. Bu sözü yıllarca; derviş olma hevesimizden değil de, yaşama, yaşamın getirilerine ve bize yüklediklerine katlanabilme, muradımıza erebilme çabamızdan, değer verip, uygulamaya çalışmışızdır.
Bazılarımız iş hayatının yüküne, bazılarımız aile baskılarına, okulun yoğun temposuna, çevre etkilerine, tepkilerine, bazen de başedemeyeceğimizi düşündüğümüz koşullara sabır etmek durumunda kalıyoruz.
Kendimden örnek verebilirim ki; büyüklerimizden dinlediğimiz sözlerin hayata geçmiş halindeki bize geri dönüşümü doğrudur. İnsan sabır ettiği taktirde sabrının geri dönüşümü adeta ödül gibi oluyor. Ama şu da bir gerçek ki, herkesin sabır kapasitesi farklı. Bir bardak düşünün, mesela bir çay bardağı. Ve bir sürahi düşünün, ikisinin dolum kapasitesi aynı değil. Bir kişiye iki gün istemediği şeyleri yaptırabilirsiniz, diğerine on yıl zorla bir işi yaptırırsınız çıtı çıkmaz. O işi yapmak istemediğini anlamazsınız bile.
Hatırlıyorum da kuaförlük yaptığım günlerde bir müşterim vardı, yaşlı bir teyze. Edirne'de kovulmadığı kuaför dükkanı kalmadığı söylenirdi. Müşterilerim, "bu kadına nasıl katlanabiliyorsun?" diye sorardı. Onlar bilmezlerdi ki ben o kadıncağıza gelene kadar nelere katlanıyordum. Ve benim gibi nice insanlar var. Tam tersi nice sabırsız insanlar da. Sabırsız oluşları bir anlamda 'sabır' kapasitelerinin azlığına bağlı.
Sabırlı insanlar çoğu zaman yanlış anlaşılmış, ve tabirimi af edin "enayi " yerine konmuştur. Bu da sabrın değerini bilmeyen, sabır edemeyen kişilerin densizliği olabilir olsa olsa. Büyüklerin nasihatinde de dendiği gibi "Sabreden derviş." Sabredenler biraz daha olgun, hoş görülü, anlayışlı, bu özelliklerinden dolayı da biraz daha farklı konumdalar, diğerlerine nazaran. Öyle ya sabırlarının mükafatını mutlaka görüyor, muradlarına kavuşuyorlar. Tabi sabır eşittir uzun vade. İsteğine uzun vadede kavuşma cesareti gösterebilmek de bir erdem sanırım. Onlar arzuladıkları yerine gelmediği zaman, şerdeki hayırı da görebilen kişilerdir. İnsanları analiz etmeyi seven kişiler bunu farkedebilir. Az konuşup çok düşünen ve çok gözlemleyenlerdir bunlar. Sabır biraz ızdırap verir sahibine ama, o ızdırabı kaldırabilme gücü de kişiye değer katar.
Sabırlı kişinin ruhuna biraz yük biniyor, yani hayatı tam tersi yaşayanlarla elbet bir olmuyor. Biri yorulmuşken, diğeri biraz daha dinç kalıyor. Sanırım bu da sabırlı olmanın olumsuz yanı. Ama bu tür insanların daha huzurlu, affedici, sevecen, paylaşımcı oldukları da bir gerçek.
Sabırlı olmanın insana bağışlanmış çok özel bir erdem olduğunu düşünüyorum.