ANASAYFA
16 Aralık 2018 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
MUHALİFLER VE MUHALEFET
Yayın Tarihi: 06 Aralık 2018 Perşembe, 05:19
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Muhalif sözcüğünün sözlük anlamı; bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan demektir. Muhaliflik günümüzde her an ve her alanda olabilir, olmalıdır. Tek çiçekli bahçe yerine farklı çiçeklerin donattığı bahçe örneği toplumsal yaşamın da vazgeçilmezidir.
Böyle düşünür, böyle söyleriz de yaşamımızda buna ne kadar tahammül ederiz. Hele iktidar olununca bu söyleme ne kadar saygı duyulur ve kapı açılır?
Günlük hayatımıza bakacak olursak; muhalifler gibi iktidardan yana olanlarında dilinde muhalif olmanın olumlulukları vardır. Ancak iktidarın muhalifleri cezalandırdığı, dışladığı kişileri savunmak bir yana, iktidar ağzı ile saldırırlar. 
Muhalif olmak ve muhalefete sabırlı olmak bizlerin demokrasi bilinci ile bağlantılıdır. Evde, arkadaş çevresinde, üyesi olduğumuz dernek, oda gibi kurumlarda bile muhalif olmanın bedeli vardır. Hele de siyasi partimizde muhalif olmak akla zarar verebilmektedir. Bunun sonucunda; demokrasinin öğrenilmesi/öğretilmesi gereken kurumlarda muhalif olunamayınca kurumu ele geçirme yarışı başlar. Sonuçta bu kurumlar başkan ve çevresi ile sınırlanır, farklı düşünenler kenara çekilip kuralları ile yapılamayan demokratik yarış, şark usulü dedikodu türü ilişkilerle antidemokratik tarzda yürütülür.
Toplumsal dinamiklerin değişimin temeli olduğunu biliriz. Ancak değişim; tarihsel süreçte olumlu olduğu gibi olumsuzluk da getirir ki bu yön, gelecekte tarihe not olarak yazılır. Bu değişimi bu günden görmek ve ona göre yönlendirmek ise muhaliflerin işidir. Değişim süreci; karşıtlıkların en fazla olduğu, kavramların en çok karıştırıldığı dönemlerdir. İşte 1980 sonrası bir dönüşümün yaşandığını herkes kabul etmektedir. Bu değişimin nasıl görüldüğü ise bizlerin günlük yaşantımıza ve ekonomik, siyasi özgürlüklerimizin durumuna göre değerlendirilir.
Ülkede yıllardır bir değişim yaşıyoruz. Bu değişim; dışarıda üretilen teknolojinin ülkemizde pazarlanması yanında asıl düşüncemizdeki değişim ile tarihe geçecektir. Elbette dünya teknolojik gelişmelerini hepimiz kullanmalıyız ama bu teknolojiyi düşünsel değişimi engelleyecek hale getirdiğimizde geleceğe sadece 'iyi müşteri' olarak geçeriz.
Ülkemizde sistem değişmedi rejim değişti, hepimiz farkındayız. Muhalif olarak cumhuriyeti ileriye götürme tartışmasından, kurulduğu halini savunma durumuna düşmedik mi? Burada şunu sorabiliriz? Bunun sorumlusu, rejime kuruluşundan beri karşı olup değiştirmeyi hedeflemiş kişiler mi yoksa bunu öngörmeyip önlem almayan muhalifler midir? John Fowles'in tespiti geçerlidir bu durumda; “Esas trajedi buydu. Bir adamın kötü olmaya cesaret etmesi değil, milyonlarca insanın iyi olmaya cesaret edememesiydi.” 
Muhaliflik deyince ilk akla gelen emekçiler, aydınlar ve gençlerdir. Emekçi emeğinin karşılığını alma derdindedir, aydın geleceği aydınlatma derdinde. Genç dediğin insan ise doğası gereği muhaliftir. Her şeyi olduğu gibi kabullenmesi, sineye çekmesi, "Böyle gelmiş böyle gider" demesi beklenemez. O nedenle de; John Fowles'in kastettiği, 'kötü olmaya cesaret eden' adam; önce gençleri ve aydınları avlar, ardından emekçileri. Bu normalin yanında anormal olan ülke yönetmeye aday güçlü, muhalif siyasi yapıların emekçilere,  aydınlara ve gençlere sahip çıkmamasıdır. Birkaç kez sahipsiz bırakılan aydınlar, gençler ve emekçilerle birlikte toplum da etkisizleşir ki bu ülkeyi sessizliğe sürükler.
Kısacası sorgulamamız gereken tarihsel, sınıfsal görevini yapan iktidardan çok muhalefettir. Biliriz ki; devlet aygıtları demokrasiyi ne kadar özümserse, sokaklardaki dil de o kadar yumuşar. Muhaliflerin hak arama eylemlerindeki renkli, esprili, halaylı, türkülü, şenlikli durum ülkedeki demokrasi ile bağıntılıdır. 
Ülkedeki bölgesel göçler bile ülke demokrasisi ile bağıntılıdır. Trakya'ya göç iş olanağı olduğundandır doğal olarak. Ama Ege kıyılarına ve özellikle İzmir'e, İstanbul ve Ankara'dan gelen göç; görece olarak kültürel gelişmişliği daha ileride olan bölgeleri tercihtir. 
Bu elbette iyi bir şey değildir. Cumhuriyetin kuruluşunda ve sonrasında bir dönem uygulanan dengeli gelişme yerine 1950 ve özellikle de 1980 sonrasında coğrafyamızın tüm insanları için cazibe merkezi olan Marmara çevresine yığılma yaşadık. Şimdi olan ise bu bölgede ekonomisini yeterli hale getirenlerin güvenli bölgeleri tercih etmesi sürecidir.
Demokrasi bir kültürel gelişmişliktir. 'Ben demokratım' demekle demokrat olunmadığını hepimiz söyleriz. Toplumun bir kesiminin belirli bölgelere yerleşmesinden dersler çıkarmalı muhalefet. Göç edenler ile yazları çokça sohbet olanağım olmaktadır. Tercih nedenleri aynen dediğim gibi güvenli ve rahat ortamı seçmektendir. Bu bölgeler hoşgörülü yerel kültür ve bundan kaynaklı olarak da daha demokratik yerel yönetimlerdir. Buradan çıkarılacak sonuç, muhalefetin, otoriterizm alternatifinin yerel ve katılımcı demokrasiler olduğudur. Muhalefet bunu okuyabilse ülkede sessiz çoğunluğun da bunun için yanıp tutuştuğunu görecektir.  
Adı üzerinde; muhalefet ve iktidara karşı olması doğaldır. Bizde ise iktidara benzemeye çalışarak muhalefet olma deneniyor yıllardır. Fransa'da da benzeri durum egemendi ve gördük; sarı yelekliler boşluğu doldurdu. Bizde de yakın zamanda yeşil şapkalılar veya pembe yelekliler olacaktır.
İktidar söyleminden ezberlediğimi sanmayın, dünya, (sözde) tek kutuplu döneme gireli beri dünyada da ülkemizde de muhalefet sorunu var. Bunu tartışıp sonuçlandırmadık gerekir. Aksi halde iktidar; arkasında sermayesi, elinde devletin tüm araçları ve kurumları ile amacına doğru yol alacaktır. Muhalifler ise; toparlanmadıkça, dar alanda kısa paslaşmaları ve iç çatışmaları devam ettikçe tarihin sayfalarına bu döneminin sorumlusu olarak, kapkara kalemle yazılacaktır.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE