ANASAYFA
26 Haziran 2019 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Erdal AKAS / KONUKLARINIZIN SESİ
KONUKLARINIZIN SESİ 242
Yayın Tarihi: 26 Aralık 2018 Çarşamba, 06:35
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Tarihi önderler üzerinden değerlendirmeyi seviyoruz. Birileri “İnsanlık tarihi sınıf savaşları tarihidir.” dese de; bugün bunu (daha genellenmiş biçimiyle) her ölçekte (asgari ücretin belirlenmesinde veya Suriye'deki kargaşada) kendimiz izlesek de. Neden?
Oysaki dolaysız üretici halkın derdi ne? Ürettiğinden aldığı payla yaşamını sürdürebilmek. Parasıyla veya konumuyla güç sahibinin derdi ne? Gücünü arttırmak. Bu çelişiyor. Her ölçekte çatışmanın, savaşın ana nedeni bu çelişki. Bu çatışmada, bu savaşta dolaysız üretmeyen aydının konumu değişken, üstelik belirsiz, bu değişkenlik, belirsizlik önderler için de geçerli.
Büyük Osmanlı Padişahları Fatih, Yavuz, Kanuni'yi örnek alın. Yorulmamak için Atatürk'ün (Söylev ve Demeçler II  1959  sayfa 102'den) değerlendirmesini irdeleyin. Bu değişkenlik, belirsizliğin Abdülhamid veya Vahdettin'de ne ölçeğe ulaştığını anlamak için savunanların yazdıklarını Ali Yüce'nin Şeytanistan'ıyla birlikte okuyun…
Birinci Dünya Savaşı'nda çevremizdeki tüm çatışmalar da, Kurtuluş Savaşımız da (var olmaya çalışan halklarla, güç arttırmaya çalışan güçlüler arasındaki) bu ana çelişkinin sonucu; bu çatışmalara katılan ve önderlik eden aydınlarımızdaki dalgalanmalar da.
Aydınlarımız Halkımızın Yakın Tarihi'ni yazmamış. Ne üretimin artışını, ne dolaysız üretici halkımızın öne çıkışını, ne halkımızın eğitiminin ilerlemesini tarih kitaplarından izleyemiyoruz. Bu nedenle önderler üzerinden yakın tarihimizi öğrenmemiz bir zorunluluk. Ayrıca tarihi önderler üzerinden değerlendirmeyi daha kolay ve üstelik daha eğlenceli bulabilirsiniz. Ben de bu nedenle başlangıç döneminin önde gelen aydınlarının anılarını tanıtmaya çalışıyorum.
Okurlarıma yararlı olmak isterim. Bu nedenle yorumdan kaçınıyorum ve okurlarımın kendi yorumlarını söylenenlerle değil yapılanların halkımıza yararı yönünden yapmalarını umuyorum.
Bir sonraki yazımda Rauf Orbay'ın anılarını tanıtacağım ve (Fethi Okyar'ın anılarını bulamadığımdan) bununla bu diziyi sonlandıracağım.
Sağlıcakla,  

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
2 Avukat FETÖ'den gözaltında
Hasat bayramı
‘Sevgi ve hoşgörü kazandı’
Bilimin gizemini Edirne'de arayacaklar
252 üniversite öğrencisine 3 aylık iş
TÜ'ye bir akreditasyon daha
Kadınlara bisiklet eğitimi
Meteoroloji'den sıcak uyarısı
Gündem ‘sağlık turizmi’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE