ANASAYFA
17 Ocak 2019 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Trump tıraşı, Paris'in sarı yeleklileri, Malta Eriği (1)
Yayın Tarihi: 09 Ocak 2019 Çarşamba, 05:19
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Trump’ın seçim kampanyası sürecinde çok konuşulanlar arasında onun kanarya sarısı saçları ama özellikle saç tıraşı ve de Çek kökenli genç ve güzel eşi vardı.

Sanki Amerikalılar bir Hollywood yıldızını Başkanlık koltuğuna oturtmak için çırpınıyorlardı.

 

(Olmadı da değil, Ronald Reagan’ı hatırlayalım.)

 

Elbette Trump’tan hoşlanmayanlar, onu topa tutanlar da karşı tarafı temsil ediyor ve çeşitli gösterilerle protestolarını dile getiriyorlardı.

Trump seçildikten sonra da protestolar devam etti. Trump’ın istifa etmesi için yoğun bir çaba harcadı ABD’li demokratlar…

 

Trump’a “deli” muamelesi yapılıyordu adeta.

Dahası, görevden alınacağına dair söylentiler hızla yayılıyor ve buna inanların sayısı da giderek artıyordu.

 

Trump “deli” midir?

 

Değildir! Fakat “deli” numarasına yattığı söylenebilir.

 

Hakkını yemeyelim, rolünü de iyi oynuyor.

 

Trump, kitleleri oyalayan, onları manipüle eden işlevi ile Hollywood artistlerini aratmıyor hakikaten.

 

Peki, ABD egemenleri (kurulu düzenin sahipleri) “deli” yakıştırmasına reva görülen bir adamı neden başkanlık koltuğuna oturttular?

 

Kabaca cevabım şudur: temsili demokrasinin çöküşü…

 

Artık seçmenler oylarının işlevsel olmadığının, bir işe yaramadığının farkındalar.

 

Kendilerini temsil etsin diye seçtikleri vekillerin “sistem”e bağımlı hareket ettiklerini ve toplumun geniş kesimlerinin çıkarları doğrultusunda politika üretmediklerini düşünüyorlar.

 

Trump’ın o yadırganan tutum ve davranışlarını çare gördü belki de ABD müesses nizam sahipleri.

 

Öyle ya, Trump sayesinde kitleleri güzelce meşgul ediyorlar.

 

Uygulanan politikalar sanki Trump’ın sorunlu hallerinden kaynaklanıyormuş gibi bir algı, günah keçisi “sistem” değil de sanki Trump’mış gibi bir izlenim yaratıldığı aşikâr.

 

 

 

Doğrudur, egemenlerin yeni cambazı…

 

toplumu kutuplaştırma; insanları husumet/düşmanlık üzerinden ayrıştırma, ötekileştirme, birbirine düşman etme siyasetinden beslenmektedir.

 

Neoliberal düzenin çıkmaza girmesiyle egemenler çareyi gerçekleri çarpıtmakta, kitleleri yanıltmakta/yönlendirmekte buldular ve bunu başarıyla da uyguluyorlar.

 

Özellikle küresel düzenin oyun kurucuları ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya gibi ülkelerde bariz şekilde kendini gösteren bir gelişmeden söz ediyoruz.

 

Hatırlayalım; Trump’ın Meksikalı göçmenleri engellemek için sınıra duvar örme planı nasıl da karşılık buldu değil mi?

 

ABD’de yerleşik yaşayan Hispanikler (Güney Amerika kökenliler), soydaşlarının engellenecek olmasına verdikleri kuvvetli destekten dolayı hiç unutulmayacaklar.

Tarih yazdılar!

 

Rahatlarının(!) bozulacağından endişe duyarak Trump’ın oyununa bu kadar kolay gelmeleri kimseyi şaşırtmamalı.

 

Evet, yoksullaştırılan, güvensizleştirilen, medyalaştırılan, finans kurumlarına bağımlı hale getirilen ve bu sayede formatlanan/şartlandırılan kitleler için uygulanan bir yönetim biçimidir bu.

 

Kitle psikolojisi temelinde kalabalıkları yönlendiren, bir hedef doğrultusunda kolektif hareket etmelerini sağlayan ve elbette oy verme davranışlarını da belirleyen bir aldatmacadan söz ediyoruz.

 

Ve bu aldatmaca öyle planlı ve organize uygulanıyor ki, yalan dolanı kılıflayıp önümüze getiriyorlar…

 

Avrupa’da yükselen aşırı sağ partiler de aynı oyunun parçasıdırlar.

Neoliberal kapitalizmin yol açtığı ekonomik ve sosyal krizin gerçek nedenlerini perdelemek üzere devrededirler.

 

Artan işsizliğin sebebini yabancılara/göçmenlere yükleyen bir anlayışın pompalanması, algı operasyonları: kitlelerin gerçekleri görmesini engellemek, temel çelişkinin gündeme gelmesini önlemek için devreye sokulmuş bir siyasi operasyondur.    

 

 

Bu operasyona yardımcı olsun diye post-truth diye bir kavram da türettiler sistemin akıl hocaları ve her fırsatta medya vasıtasıyla üzerimize boca ediyorlar.

Amaç, kitlelerin neyin doğru neyin yanlış olduğunun farkına varmasını engellemek, gerçekleri perdeleyerek yalan haberleri gerçekmiş gibi sunmak.

 

Post-truth, Türkçe’ye ‘gerçek-ötesi’, ‘gerçek-sonrası’, ‘post-olgusal’ şeklinde çevrilse de,  ‘yalan dolanı’ yutturmak için türetilmiş bir kavram olduğu tartışma götürmez.

Kuşkusuz post-modern zamanlara da (neoliberalizme) uygun düşen bir kavramdır bu…

 

Oxford Sözlük tarafından 2016 yılının sözcüğü unvanına layık görülen ‘post-truth’ şöyle tanımlanıyor: “nesnel hakikatlerin belirli bir konu üzerinde kamuoyu belirlemede duygulardan ve kişisel kanaatlerden daha az etkili olması durumu”.  

 

Yani gerçeklerin, doğruların, olguların önemini yitirmesi, buharlaşması, yalanın zemin kazanması…

 

Son on yıldır ortalarda dolaşan bu kavramın Brexit ve son ABD başkanlık seçimleri sırasında yaygın kullanıldığı ve patlama yaptığı saptanmış.

 

En yaygın kullanılan haline de ‘post-truth politics’ yani ‘post-olgusal siyaset’ deniyor.

Brexit savunucularının gerçek dışı argümanları yetkili ağızlardan dolaşıma sokmaları ve kitlelerin bu yalan iddiaları doğru sanıp “evet” oyu vermesi, başarılı bir post-truth operasyonu şeklinde değerlendiriliyor.

Örneğin, İngiliz sağlık sistemine gidecek paraların AB’ye destek olarak aktarılması yalanına milyonlarca insanın inanması ve Brexit (AB’den çıkış) lehine oy vermesi…

Hakeza, Donald Trump’ın seçim kampanyası boyunca asılsız iddiaların dolaşıma sokulması, polemik yaratılması, Facebook ve Twitter üzerinden yalan haberlerin hızla yayılması ve dolayısıyla kamuoyunun paralize/manipüle edilmesi…  

Aklınıza birdenbire bizim ülke mi geldi?

Doğaldır.

Haftaya görüşmek üzere…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Üniversiteyi karıştıran not
'Diva' Şennur Karagöz
'Sağlık Yolu'nun durumu acil!
Sendikasız eğitim çalıştayı
Bordro onları… Onlar da bordroyu yaktı
Kuran kursu protokolüne tepki
‘Mera talanına hayır’
'ÖTV indirimi devam etmeli'
AK Parti'den kan bağışı
Suriye'den gelen teşekkür
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE