ANASAYFA
17 Mayıs 2012 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Son Dakika
Anket
Yazarlar
E-Gazete
Gülseven OKALANER / Not Defterim
Edirne, mekanlarına sahip çık!
Yazının Yayın Tarihi: 13 Ocak 2012, Cuma 12:10:34

Birkaç hafta önce kuzenimle -ismi bende saklı- Edirne'deki onlarca mekandan birine kahvaltıya gittik. Gitmez olaydık!. Ama ben kendim aradım kendim buldum. Buna daha başka bir tabir var ama, hadi abartmayalım diye bu kadarıyla yetiniyorum. 
Edirnemizin gerek gündüz gerekse gece gidilebilecek çok nezih, çok düzgün mekanları var. Biz de bunlardan birine gittik, ama kahvaltı mı yedik kahvaltı mı bizi, hiç sormayın. Saat 09.30, belki biraz erken olabilir, ama mekan açılmışsa, müşteriye hizmet vermeye hazır demektir.
Yeni yanmış sobanın yakınında bir masaya oturduk. Kadın garson siparişleri almaya geldikten sonra, yerleri masaları incelemek aklıma geldi. Yerler öyle kirli, masaların üstü de öyle tozluydu ki, kollarımızı koyduğumuz yerlerde izi çıktı. Bu tozlar, sobanın tütmesi ve geri pufkurmasından olabilir diye düşünüp çantamızdan ıslak mendillerimizi çıkarıp masayı bir güzel sildik.
Kahvaltı tabaklarımız geldikten sonra, masanın üstündeki örtünün ve ekmek sepetinin mide bulandıracak kadar kirlenmiş olduğunu fark ettik. Peçeteliğin üstünden söz etmek istemiyorum bile. Çok titiz olan kuzenimin bu durumu fark etmemiş olmasını umuyordum. Sonuçta o'nu oraya ben getirmiştim. O da sağ olsun, insanları gücendirmemek için çiğ tavuk yiyen cinstendi ve kahvaltı boyunca hiç ses etmedi. Benim, gördüklerimi görmemiş olmasını umarak kahvaltımızı bir an evvel sonlandırmaya gayret ettik. Camdan yağan karı izlemenin keyfini bile çıkaramadık. Bir an evvel kalkıp uzaklaşmak istedik.
Hep çoğul konuşuyorum, çünkü kuzen, bana çaktırmasa da benim fark ettiklerimi fark etmiş, bana hissettirmek istememiş. Nasıl fark etmesin ki; hadi mekanın bir iki günlük bakımsızlığını hoş görelim, ama kirlilik öyle bir iki günlük değil ki!?
Şimdi, “Neden olayı mekan çalışanlarına şikayet etmediniz?” diye soruyorsunuzdur. Çünkü mekanın o durumunun öncelikli sorumlusu mekan sahibidir. Çalışanların bir kısmı, “İşim bitsin, paramı alayım gerisine karışmayayım” mantığını güdebilir, istisnalar kaideyi bozmasa da...
"Edirne mekanlarına sahip çık", derken,  şayet mekan sahipleri velinimetleri  müşterilerine, yetkililer de işyerlerinin halksağlığına uygunluğuna önem verseydi Edirne mekanlarına sahip çıkmış olacaktı. Benim gördüğüm Edirne'de bazılarının adeta sahipsiz olduğudur. 'Sahip' olmak kapısını açıp içine bir işçi koymak değil.
Tıklım tıklım müşteri dolu olan bir mekanda çalışanların, yemek yeyen müşterinin yanında yerleri süpürdüğünü gördüm. Çok gerekliyse toz kaldırmayan ıslak bir bez kullanılabilecekken, bir işçi yerleri süpürüp tozları sizin yemek yediğiniz ortama savuruyor. Üstelik patron da mekanda ve çalışanına, 'sen ne yapıyorsun' bile demiyor. Bilinçsizce çalıştırılan bu tür mekanlar da Edirne'ye hiç mi hiç yakışmıyor. 
Esnaflarımız ve işletmeciler önce eğitilmeli sonra sıkı denetlenmeli. İşletme tabelasını asıp, önlük giymekle, işçiyi dükkana oturtmakla olmuyor. Edirne'deki tüm işletmeleri, önce kendi mekanlarına sahip çıkmaya davet ediyorum. Zararın neresinden dönersek kardır...! 

 Yazara ait diğer köşe yazıları
  ÇOK OKUNANLAR
Veda resitalleri
Bol 'kepçe' ceza
Gazeteciler 'Harita'yı sildi
Perişan miras
OSB'de yeni temel
Gençler bir başına
Trakya Birlik yöneticileri aklandı
Sessiz ama anlamlı
Hastane içinde oturma eylemi
Ayçiçeği gözaltında
  DÖVİZ KURLARI
USD Alış
1.8160-TL
USD Satış
1.8248-TL
EURO Alış
2.3062-TL
EURO Satış
2.3173-TL
 Copyright © Edirne Hudut Gazetesi
 Yeni Hudut Gazetecilik Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti.
 Babademirtaş Mah. Demirtaş Sok. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
 Tel: 0.284.212 53 59 | Fax: 0.284.212 38 74