ANASAYFA
20 Temmuz 2019 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Kemal Bey’in “Harikalar Diyarı” (1)
Yayın Tarihi: 06 Şubat 2019 Çarşamba, 06:00
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Son dakika değişikliklerini bir kenara bırakırsak CHP’de aday belirleme süreci tamamlanmış sayılır.

 

Tartışmalı bir süreç yaşandığı ortada.

Basına da çok konu çıktı. Neredeyse iki haftadır CHP yazılıyor, konuşuluyor.

 

Kusur kalmayayım ben de yazayım dedim.

 

İlk saptamam şöyle olsun: tartışma ekseni kayıktır, yani kaymış durumdadır.

Sorunların temelinden uzak analizler yapılıyor daha çok.

 

Temel meseleler üzerinde çok yazdık/çizdik. Gene hatırlatırız da, önce CHP’deki aday belirleme sürecine dair gözüme çarpanları ortaya dökeyim.

 

Öncelikle belirtmeliyim ki, AKP yandaşı gazeteci/yazar/televizyon gülü bildik kişileri ciddiye alacak değiliz.

Bildiğiniz gibi, bütün dertleri CHP’yi kamuoyu önünde tartışılır hale getirmek, AKP karşısında küçük düşürmek.

 

Yok, A Haber gibi mizah kanallarını kastetmiyorum. HaberTürk/CNN/NTV gibi güya tarafsız görünen tartışma programlarının akışından bahsediyorum.

Ekrana çıkardıkları bazı CHP milletvekillerini konuşturuyorlar da; mamafih konu hep CHP’deki sorunlar.

AKP’ye bir türlü sıra gelmiyor, gelse de sanki AKP’deki tek adam yönetimi doğalmış gibi bir algı yaratmaya çalışıyorlar.

 

Söylediklerine inanabilmeniz için her gün A Haber izleyip beyninize format atmanız lazım tabii. Olsun, yine de neşe kaynağı bu AKP yandaşı gazeteci takımı, eğlenceliler…

 

Kaldı ki, görev icabı ekrandalar, Havuz Medyası’nda kalem oynatıyorlar ve muhtemelen de iyi para alıyorlar.

 

Fakat ekranlara çıkartılan CHP milletvekillerinin işi zor...

AKP’yi eleştirirken ayakları gaz pedalında, konu CHP’deki yönetim sorunlarına geldiğinde ne yapacaklarını şaşırıyorlar ve frene basacakları yerde tam gaz savunmaya geçiyorlar. Kendilerinin dahi inanmadıkları açıklamalarla zevahiri kurtarmaya çalışıyorlar.

 

Aklıma hemen gelen ve şu sıralar sıkça ekranlara çıkartılan Mustafa Balbay, Gürsel Erol, Zeynel Emre mesela…

 

Öyle bariz çelişkiye düşüyorlar ki, karşı tarafa hem koz veriyorlar hem de inandırıcı olamıyorlar…

Söylediklerinin gerçekle alakası olmadığını kolayca kavradığını düşündüğüm izleyicilerde, CHP seçmeninde karamsarlık (öfke de tabii) yarattıklarını da söyleyebiliriz.

 

Örneğin her sıkıştıklarında AKP’de parti içi demokrasi olmadığını, her şeye tek adam Erdoğan’ın karar verdiğini söyleyerek işin içinden sıyrılmaya çalışmaları yok mu evlere şenlik vallahi.

 

Bu nasıl bir muhakeme yeteneğidir anlamak zor.

Bir kere AKP’de parti içi demokrasi, üyenin söz ve karar hakkı olduğunu söyleyen yok ki. İslamcı/Muhafazakâr bir parti AKP ve lidere irade teslimi, biat, itaat üzerinden yürüyen yönetim anlayışı esas alınmakta bu partide...

 

Diğer bir ifadeyle, olmayan bir şeyi varmış gibi kabul edip hesap sormak, kendinde olmayanı, “bak sende de yok” diyerek makul göstermeye çalışmak hangi akla sığar?

 

Sen kendine bakacaksın hemşerim; CHP’nin ülkeye katılımcı/çoğulcu demokrasi getirme iddiası var biliyorsun, sıkışınca manevra yapmaya kalkma!

Kaygan zeminde dans etmek zordur, sonra düşer AKP kalemlerinden bir farkın kalmaz.

Üstüne üstlük CHP’nin bu ülke için önemini anlatayım derken AKP’nin değirmenine de su taşırsın.

 

Diğer taraftan, yerel seçimler aday belirleme süreci CHP’deki oligarşik/bürokratik yönetim biçimini seçmen nezdinde ikinci kez ifşa etmiştir.

 

Önceki yazılardan hatırlayacaksınız, ilk ifşa: Muharrem İnce’nin 36’ncı Olağan Kurultay’daki konuşmasında oligarşik yönetime bayrak açması, cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra kurultay istemesi ve fakat Kemal Bey’in kurultaydan kaçmasıdır.

 

İkinci ifşa birinciyi pekiştirmekle kalmadığı gibi, CHP’nin bu haliyle önümüzdeki seçimlerden başarısız çıkacağı ve sonrasında kaosa sürükleneceği algısını yaratmıştır.

 

Gelelim ikinci ifşa süreci hakkında bazı saptama notlarına…

 

Tekrar aday gösterilmeyen belediye başkanlarının hezeyanı, “haksızlığa uğradık” iddiaları yersizdir. Çünkü yöntem, açıkça belliydi.

Tek karar verici/tek adam Kemal Bey’e irade tesliminde sakınca görmeyip sonradan ağlayıp sızlamanın çapını, değerli okura bırakıyorum.

 

Örneğin 2014’teki aday belirleme sürecinde hiç olmazsa geneli kapsayan kurallar konulmuş ve aday belirleme süreci 6 ay gibi geniş bir zamana yayılmıştı.

 

Ancak, Kemal Bey kendi koyduğu kurallara uymadı ve atamalarda kendine göre tercihlerde bulundu. Evet, Kemal Bey keyfiyeti hiç bu kadar ortalığa dökülmemişti…

 

2019 yerel seçim adaylaşma sürecinde ise başından beri kuralsızlığın kural olduğu bir yöntem devredeydi ve aleni biliniyordu.

Öyleyse attan düşenlerin sızlanması, yakınması da ne ola ki?

 

Kesin sonuç ilan edilene kadar umutlu bir bekleyiş içinde majestelerine sadakat da kusur etmeyeceksin, aday gösterilmeyince de hayıflanacaksın, küseceksin, ya da başka kapıya yöneleceksin…

 

Fatih Çekirge köşesine taşıdı (Hürriyet, 4 Şubat) tekrar aday gösterilmeyen Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar’ın hezeyanını…

 

MYK toplantısından sonra Akif Hamza Çebi aramış kendisini ve “hayırlı olsun” demiş.

Ali Acar Bey sevinmiş, tebrikleri kabul etmiş, çevresinin düzenlediği kutlamalara katılmış.

 

Fakat nasıl olduysa PM’de karar değişmiş. Ali Acar şu soruları yönelterek Fatih Çekirge’ye içini dökmüş: “MYK’dan sonra o yarım saatte ne oldu? Kimler devreye girdi? Asansörde ne oldu? 

 

Oldukça gizemli sorular. Hele asansör kısmı…

 

Ve küskünlüğünün gerçek nedenini ise şuna dayandırıyor Acar Ali Bey: vefasızlık!

 

“Bir teşekkür bile etmediler. Beni çileden çıkartan budur.”

 

Ali Bey’in tek derdi tekrar Marmaris’te belediye başkanı olmak anlaşılan.

CHP’de artık iyice ortaya dökülen genel merkez hakimiyetine odaklı parti yönetim biçimi, “rant siyaseti” umurunda değil.

 

Değişen dengeler sonucu yeni siyasi aktörler, yeni kapılanmalar,

yeni menfaatler ve bu yolda yürüyen kervan, Ali Acar’ı ırgalamıyor…

 

Kırklareli Belediye Başkanı Kesimoğlu’nun durumu da farklı değil.

O da kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyor.

2014 yerel seçimlerinde Kırklareli’nde belediye başkan aday adayları varken Kemal Bey’in talimatıyla milletvekilliğini bırakıp belediye başkan adayı olmak neydi ki?

 

Hakeza, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu.

O da Kemal Bey tarafından sahadan çekildiği için rahatsız ve gazete ilanı ile başarısını kanıtlamanın peşinde.

 

Erdal Aksünger’in İzmir Bayraklı’ya aday olmasıyla panikleyen Kemal Bey’in “ben ne dersem o” tavrı konumuza ışık tutuyor kanımca.

 

Kemal Bey’in demiri kesecek kadar güçlü iradesi çok ilginç hakikaten…

İzmir Bayraklı için Erdal Aksünger isminin MYK’da kabul görmesi ve PM’ye taşınma safhasına gelmesi sonucu “istifa ederim” diyerek MYK üyelerine rest çeken genel başkan sıfatıyla tarihe geçmiştir Kemal Bey.

 

Muharrem İnce’yi destekleyenleri tek tek diskalifiye ederek 31 Mart sonrasına plan yapmak, seçimlerde başarılı olmaktan daha önemli herhalde Kemal Bey için.

 

İzmir Bayraklı değil tabii mesele, Aksünger’in kendisini eleştirenler safında olması.

 

Erdal Aksünger’in Kemal Bey’in bu tavrına yönelik yorumu şöyle (Gazete Duvar):

 

“Açıkça söyleyeyim bu kadar büyük bir karşıtlığın nedenini ben de çözmüş değilim.

Bir genel başkanın bir ilçe için istifa ederim demesi gerçekten çok anlamsız. Hiç tutarlı bir tarafı yok. Arka planda ne vardır, onu ben de bilemiyorum. Gövdesini ortaya koyuyorsa bizim göremediğimiz farklı bir şey dönüyordur.” 

 

 

Neler döndüğünü önümüzdeki hafta anlamaya çalışalım; yanı sıra 10 Aralık Hareketi’nin Kemal Bey üzerindeki etkisini, sosyalist Alper Taş’ın CHP Beyoğlu adaylığını da irdeleyelim…    

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kuyumcuları dolandırdılar
Yeniimaret Spor'da 6 imza
Kıbrıs Barış Harekatı 45 yaşında
İnflamatuvar barsak hastalığına dikkat
Tavan arasından sokağa
Tekirdağ kapandı Edirne'nin yükü arttı
Edirne'nin kahramanı kitap oldu
3 yıllık utanç bitiyor
‘Yağlı Güreş Federasyonu kurulmalı’
Adli tatil başladı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE