ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gönül UYANIKTIR / Günce
Batıdan doğunun en batılısına (22)
Yayın Tarihi: 27 Şubat 2019 Çarşamba, 06:23
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Niyetim bugün bu dizi yazıyı bitirmek… Ayrıca 22 numara bitirmek için iyi bir rakam. Yazılarımın sayısını benden iyi hatırlayan okurların ilgisi hafif şımartsa da, diğer taraftan sanki bir bıkkınlık yaratmış gibi hissediyorum. 
Tren faslını kısa kesersem sıkıcı olduğunu sanmayın, gezinin en gırgır şamata bölümüydü. Ne demek istediğimi Doğu Ekspresi ile ve kafa dengi insanlarla yolculuk yapanlar anlayacaktır. Tabii tren bileti bulabilirseniz… 
Doğubeyazıt dönüşü otelde yemek faslı kısa sürdü. Odalara çıktık, en hoşlanmadığım şeyi yaptım, valizleri topladık. Her defasında şarj aletimi bırakırım, bu defa önce onu çantaya attım. 
Sabah 07.00'de kahvaltımızı ettik. Tren saat 08.00'deydi, 07.30'da otobüse bindik. Gar 10 dakikalık mesafede de olsa, havalimanı gibi kalabalıktı, kontrol noktalarından geçip 7 no'lu vagonumuza ulaştık. Merdivenlerin başında dev gibi bir kondüktör ağır valizleri kuş gibi kaldırıp içeri attı.
Kars bizi karşıladığı gibi karla ve güneşle uğurluyordu. Peronda Doğu Ekspresinin önünde fotoğraflar çektik. Ben böyle yolculukların sonunda, 'Bir daha burasını, bu insanları göremem' diye bir duygusallık yaşar, genelde de ağlarım. Bu defa kalabalıktan utansam da bir iki damlaya engel olamadım. 
Yaş ortalamamız 50 demiştim, yanılmışım trene binince bu ortalama 12-13'e düşüverdi. Hepimiz bildiğiniz ergen! Yok merak etmeyin, trene ana okulu öğrencileri binmedi. 
Kompartmanlar iki kişilikti, ilk iş yataklara baktım. Çarşaflar bembeyaz ve kolalı gibiydi. İçlerinde de hakiki yeni yün battaniyeler… Nevin hemen yer seçimini yaptı. 'Ben alt ranzayı kaptım, sen üst ranzaya çık…!'Eyvah, üst ranzaya neyle çıkacam, yan komşunun odasına baktım, duvarda merdiven asılı, bizde yok! Hemen kondüktörü buldum: Bizim odanın merdiveni yok!?
Kocaman gözlerini açıp, kaşlarını yukarıya kaldırdı, hiç cevap vermedi… 'Getirmezse bir daha isterim' diye düşündüm. İki dakika sonra kapıda göründü: Bacım senin için hususi çaldım..! Gülmek istiyor da az sonra kahkahayı patlatacak gibi duruyordu. Elinde bir de anahtar vardı: Bacım lokantaya bır yere gidersiniz odanızı kilitleyin, ama sakın kaybetmetin!
Tren karların içinde 40-45 km hızla ilerliyordu. Kompartmanda bulunan bir ekranda bunu izliyorduk.  İçinde bulunduğumuz 7 numaralı vagon bizim NLF Tur yolcularına aitti. Nevin kompartmanın camını süsledi, 23 Nisan'da okul penceresi gibi oldu. Diğer vagonlardan lokanta kısmına gidip gelenlerle daracık koridor Saraçlar Caddesi gibi işlemeye başladı. Kısa sürede onlarla  da tanış olduk. Bizim gibi turlarla gidenler çoğunluktaydı. Karla kaplı engebeli arazilerden, il, ilçe, köylerden geçiyorduk. Tren yolcu almak için irirli ufaklı birçok garda durdu. 
Nesrin'in bir gün önceden ısmarladığı Cağ Kebabı saat tam 12.00'de Erzurum Garı'ndaydı. İki arkadaşımız beş dakikada inip aldı ve önceden toplanan ücretleri ödedi. Öğle yemeği hallolmuştu. Ben de Nevin'in aldığı hazır gıdalarla idare ettim. Ama onlar bile çok lezzetli geldi. Kuzenim Hayrettin sağolsun burada da yeme içme konusunda desteğini esirgemedi.
Karınlar doyunca eğlence faslı başladı. Teknoloji sayesinde orkestra hazırdı, yeter ki eğlenmek isteyin! Şarkılar söylendi, oyunlar oynandı, klipler çekildi. Odasında okumayı ve çalışmayı tercih eden Osman hoca bile zaman zaman gelip katıldı. Ben de ağzım bir karış açık, olan bitenin en sadık ama asosyal seyircisi olarak izledim.  
Bizim kondüktör sık sık gelip kontrollar yaptı, her şey yolunda mı diye sordu. Öyle doğal espri yeteneği olan ve işini de bunca severek neşeyle güleryüzle yapan bir insana daha raslamadım. Yani haberi olmadan bir gününü kayda alsanız değme komedi oyuncularına taş çıkarır. 
Kars'tan Ankara'ya 'ranzadan düşer miyim?' diye korkuyla ama son derece rahat on saatlik bir uyku ve 30 saatlik bir yolculuk sonucu ulaştık. Ankara Garı'na indiğimizde adının Bekir Sami Çakır olduğunu öğrendiğimiz kondüktörümüz yine neşeyle valizlerimizi aşağı aldı ve teşekkür edip vedalaştık. 
Garda bizi bekleyen NLF Tur otobüsüne bindiğimizde öğle olmuştu.     
Bolu'yu geçtikten sonra verdiğimiz yemek molasının ardından geceyarısına yakın  Edirne'deydik. 
Gülşen Tezgör, Nevin Ağır, Nehir Şuekinci, Esat Şuekinci, Vildan Yazıcı, Şeref Yazıcı, Arzu Durgun, Nilüfer Gökçe, Ömer Gökçe, Ezel Bilgi, İsmail Bilgi, Sevgi Cingöz, İlknur İnci, Osman İnci, Serpil Koçmer, Alper Koçmer, Nadire Gül Özbaşaran, Murat Özbaşaran,  Nurşah ve Gülşen Emel, Nesrin Beynek, Hayrettin Beynek, Serap Şentürk Dalgıç, Seyfettin Dalgıç'la 'başka gezilerde buluşmak üzere' deme fırsatı bulamadan evlerin yolunu tuttuk.
Ben hala kendimi Kars'ta sanıyorum. Terk eden bir sevgili gibi her gün olur olmaz özlemle aklıma düşüveriyor.                     (SON)

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
İşletmenize Özel Hosting Seçimi Nasıl Olmalı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE