ANASAYFA
16 Eylül 2019 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Senih Yurdatapan / ANALİZ
ETUS ve madalyonun diğer yüzü!
Yayın Tarihi: 15 Mart 2019 Cuma, 05:56
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Bu yazıma gücenenler olacaktır mutlaka.
Bilhassa da bazı 65 yaş üzeri olan bazı dostlarım gönül koyacaklardır belki de.
Ama birazcık sağduyulu düşünmeye davet ediyorum herkesi.
Yeri geldiğinde nasıl eleştiriyorsak, onların sorunlarına da kulak tıkamamak gerekiyor bence.
Şimdi şunu da biliyorum ki bazıları çıkacak, 'ne zaman eleştirdin ki?' diye de soracaktır.
Onları buraya taşırsam bu yazı bitmez, onun için merak edenler yazı arşivimden bulabilirler hepsini.
Neyse…Gelelim asıl mevzuya.
Orduevi durağından ETUS minibüsüne bindim önceki gün.
Tek bir yolcu vardı araçta.
O da arka tarafta oturmuş ve benden çok daha yaşlı bir vatandaştı.
Araç boş olunca, elimdekileri boş koltuğa bırakıp, şoförün hemen arkasındaki üçlü koltuklara atıverdim kendimi.
Ara duraklarda yolcular bindikçe şoförün yüzünün asılmaya başladığını hissettim bir ara ve “Hayrola bir şey mi oldu?” diye sordum üstüme vazife olmasa da!.
Belli ki epey dolmuş ve birilerine anlatmaya ihtiyacı var.
Dayanamadı başladı.
İyice eğildim dinliyorum:
**
Bak abim. Şu an araçta seninle birlikte 13 yolcu oldu. Bu yolcuların 11 tanesi 65 yaş üzeri ve ücretsiz. Devlet bize 65 yaş üzeri yolcular için her ay araç başına 800 lira ödüyor. Yani günlük 27 lira. Şu an bile araçtaki ücretsiz yolcularla bu kota dolmuş durumda. Bütün günü bir düşün lütfen. Evet biz 800 er lira alıyoruz. Fakat her birimiz ayda en az 8000 er liralık 65 yaş üzeri yolcu taşıyoruz. Nasıl olsa bedava deyip oradan oraya bütün gün gezenler var. 200-300 metre bir duraktan diğer durağa kadar gidip gelenler var. Burası ufak bir şehir. Herkes herkesi tanıyor hemen hemen. Günde 4-5 defa çarşıya gidip gelenleri görüyoruz. Geçenlerde Karaağaç'tan gelen araçtan inen bir vatandaş el kol sallıyor durmamı istiyor. Camı açtım, “Nereye amca/” dedim. “Sen nereye gidersen ben de oraya” dedi ve bindi.
Dolaşmaya çıkmış belli ki. İnsan işine zevkle gitmez mi? Ama şuna inan ki sabah kalktığımda işe gitmeye canım istemiyor artık. Araç sahibiyim vallahi mazot parasını bile çıkaramadığımız günler var. Elbette kanunlara, kararlara uyacağız. Ama bunun bir sınırı olmalı. Günlük 2 biniş, 4 biniş her neyse. Bir adet belirlenip aylık bir kotası olmalı.
**
İşte aynen böyle değerli okurlar.
Hani çok defa bağırıp çağırıyoruz ya onlara.
Bir de onların sesini, dertlerini duyurmak istedim bugün size.
Üstelik o şoför kardeşimiz benim bir gazeteci olduğumu bilmeden anlattı bütün bunları.
Bilseydi daha başka neler anlatacaktı kim bilir!
Ben de yaşı 65 e yaklaşmış birisi olarak diyorum ki; evet, verilen bu hak sınırsız olmamalıdır.
Bu insanlarda bu işten ekmek yiyorlar, ev geçindiriyorlar netice de.
Kantarın topuzunu kaçırmamak lâzım!
Günahtır.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE