ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Edirne’nin seçimi?
Yayın Tarihi: 27 Mart 2019 Çarşamba, 06:25
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

İlginç ve zor bir seçim süreci yaşanıyor Edirne’de.

Pazar günü sandıktan çıkacak sonucun önümüzdeki 5 yıl için fevkalade önemli olduğunun bilincinde Edirneliler.

 

Hiç şüphe yok ki bu bilinçlenme, geride bıraktığımız 5 senenin muhasebesi ile yakından ilgilidir.

 

Recep Gürkan’ın kent yönetim ve hizmet anlayışını, tutum ve davranışlarını uzun zamandır hesaba çeken ve her fırsatta memnuniyetsizliğini dillendiren Edirneliler, bu şahsın tekrar aday gösterilmesiyle adeta öfke patlaması yaşadı.

 

Bu öfke patlamasında; Recep Gürkan profilinin bildik olumsuzluklarının yanı sıra,  kentin hassasiyetlerine kulak vermeyen, umursamayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun dayatmacı tavrı da etkili olmuştur kuşkusuz.

 

Evet, yıllardır CHP sandığını tercih eden seçmen bu dayatmadan hiç hoşlanmadı.

 

İYİ Parti’nin çıkaracağı adaya odaklanmak, çare olarak görüldü bir süre.

 

Ancak, İYİ Parti’nin aday çıkarma teşebbüsü “İttifak” anlaşmasına takıldı.

 

İYİ Parti Edirne İl Yönetimi’nin aday çıkarma noktasındaki ısrarı/kararlı duruşu, yeterli olmadı.

 

Kılıçdaroğlu ve Akşener anlaşmışlardı bir kere, yerel yöneticilere de “eyvallah” demek düştü.

 

İYİ Parti Edirne İl Yönetimi bu durumdan çok rahatsız oldu ama elden gelen bir şey yoktu, mecburen boyun eğdiler.

 

Bu durum, arayış içindeki Edirnelileri iyice rahatsız etti, hatta kızdırdı.

Recep Gürkan’ın ikinci kez burunlarına dayatılması karşısında kendilerini “eşek” (daha vurgulu söylemek gerekirse: “eşşek”) yerine koyulmuş hissettiklerini ulu orta konuşmaya başladılar.       

 

Diğer tarafta ise, AKP adayı Koray Uymaz hakkında, “uyar mı, uymaz mı” yönünde bir tartışma usul usul yürüyordu.

İlerleyen zaman içinde, ‘kent terazisi’nde Koray Uymaz’ın hafif kaldığı dillendirmelerine tanık olduk.

 

Bu gelişme AKP’nin oy havuzunda büyük bir delik açmasa da, “Recep Gürkan’dan hizmet görmedik, AKP gelsin bari de iktidar olanaklarından yararlanalım” diyenler de kırılma yarattı.

 

Tenakuza düşmemek lazım çünkü…

 

Edirne’de uzun zamandır ortalarda dolaşan, “AKP gelsin, Edirne’nin çehresi değişsin…”     ezberinin anlamsızlığını bugün kavramayacaksak ne zaman kavrayacağız?

 

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal durumu dikkate almadan Edirne’ye kalkınma/gelişme reçetesi yazmak, akla mantığa sığıyor mu?

 

AKP ülke lehine bir ekonomi politika uygulasaydı, ülke kaynaklarını iyi kullansaydı, ekonomik krize sürüklenir miydik?

 

Yollarımız yapılacak, altyapı yenilenecek gibi önemli fakat sıradan belediye/devlet hizmetlerine işaret etmeyelim hemen.

 

Halkın parasının iyi değerlendirilip değerlendirilmediğine, hizmet kalitesine de bakalım ve bu çerçevede İstanbul ve Ankara’yı rant için betonlaştıran AKP yönetici elitlerinin özeleştirilerini de gözden kaçırmayalım.

 

Kaldı ki, siyasal ve sosyal bir değerlendirmeye de yer açmak lazım böylesi tercihler konu edilirken.

 

Ülkeyi geren, çıkmaza sürükleyen kutuplaştırma, ötekileştirme siyaseti öyle bir noktaya geldi ki, endişe ve kaygının her şeyin önünü aldığı bir dönemdeyiz.

 

Miting meydanlarında liderlerin ağzından çıkanlara kulak vermek yeter de artar bile ülkenin içinde bulunduğu durumu anlamak için.

 

Doğrudur, yerel seçim arifesindeyiz ama genel seçim havası esiyor ülkede ve sebebi de besbelli...

Sallanan iktidar koltuğundan düşmek istemeyen AKP siyasi elitleri çözümü ülkeyi iyice gererek oylarını konsolide etmekte görüyorlar.

 

Ve biliyoruz ki,  AKP’nin 2015’ten beri artan dozda uyguladığı bu seçim stratejisi sürdürülebilir değildir.

 

Aksine kendini büyüterek üreten bir sarmaldır bu ve ülke için asıl beka sorunu budur; çünkü toplumsal barışı ciddi boyutta tehdit etmektedir.

 

Ancak…

Bu verili durum, Edirne’nin belediyecilik hizmetlerinden kaynaklı mağduriyetini örtbas etmekte kullanılamaz.

 

AKP belediyeciliğinin çare gösterilmesi ne kadar yanlışsa, Recep Gürkan’ın başarısız/basiretsiz belediyeciliğini görmezden gelmek de bir o kadar yanlıştır.  

 

 

Edirne’nin Recep Gürkan öfkesi…

 

Evet,  “öfke”, “istenmeyen adam” mertebesine ulaşmış bir Recep Gürkan karşıtlığı söz konusudur Edirne’de.

 

Ve sanmayınız ki bu satırları sadece kentte esen havaya dayalı yazıyorum.

Birebir görüştüğüm ve sade vatandaş olmaktan öte bir sıfatı olmayanların aktarımlarından edindiğim bir izlenim bu.

 

Yine de, bu algının sebebini anlamak için derinleşmek gerektiğini göz ardı etmedim ve Recep Gürkan’a duyulan öfkenin kökenini anlamaya çalıştım.

 

Zira biliyorum ki Edirne’de kulaktan kulağa yayılan söylentiler, bir müddet sonra ezbere dönüşmüş bir kanı/kanaat şeklinde karşımıza çıkıyor. 

 

Bu nedenden ötürü, “Recep Gürkan’a haksızlık mı ediliyor acaba” diye düşündüm ve gerçeğe ulaşmaya çalıştım.

 

Gördüğüm şunlardır…

 

Recep Gürkan hakkındaki olumsuz kanı/düşünce/kanaat yersiz değildir.

 

Elbette kimileri duyduklarından etkilenmiştir ne de olsa küçük bir şehirde yaşıyoruz.

Selam ve dokunma mesafesinde bir araya gelmek ve dertleşmek bir iletişim klasiğidir Edirne’de.

 

Ancak, “ateş olmayan yerden duman tütmez” misali Recep Gürkan hakkındaki olumsuz kanaatin ciddi bir temeli var ve bu da bizzat bu şahsın sorunlu kent yönetim anlayışı, tutum ve davranışlarından kaynaklanıyor.

 

Yapamadıklarından çok, şova ve idareimaslahata dayalı kent yönetim anlayışından söz ediyoruz.

Yanı sıra, yüzünden sıkça yansıyan ‘yapay gülümse’ hali, samimiyetsiz yüz ifadesi de dikkat çekiyor.  

 

Recep Gürkan’ın izdüşümünü iyi yakalamış Edirneliler. “Bu adam adeta bizimle dalga geçiyor” diyenlere sıkça rastladım. Örneğin ‘o komik anket’ oldukça öfke yaratmış Edirne’de.  “Başkan bizi aptal yerine koydu” diyor ahali.

 

Haksız da sayılmazlar, ne komikti o anket değil mi?

Evet, “Altyapı yenilemesine tüm mahallelerden mi, yoksa tek tek mi başlayalım?” diye soruldu Edirnelilere gerçekten.  

 

Kamera şakası düzenleyenlere ilham kaynağı bu anket, Recep Gürkan’ın tıynetinin yaygın şekilde gözler önüne serilmesine vesile olmuştur.    

 

Evet, zaten kişiliği hakkında çokça dedikodu dolaşan Gürkan’ın inandırıcılığının, güvenilirliğinin adım adım erozyona uğraması bu anketle hız kazanmıştır.

 

Anketten sonra altyapı çalışması diye bir şey görmeyen Edirneliler, doğa felaketlerine maruz kalıp bedel de ödeyince, o anketi hiç unutmadılar haliyle…

 

Seçime beş kala Kocasinan Mahallesi dolaylarına bırakılan borular ise, “kapıya gelen yumurta” içerikli komediydi adeta.

 

“Akçeli işler” hakkında da çok söylenti var. Ancak ortada ispatlanmış bir şey yok.

Fakat “şüyuu vukuundan beterdir” derler ya, Recep Gürkan’ı tescilli marka yapan iddialar da işte bu anlayış zemininde ürüyor.

 

Hülasa, Recep Gürkan’ın şovları,“cek-cak siyaseti” ciddi tepki görüyor Edirne’de.

 

Güvenirliliği, inandırıcılığı yerlerde sürünen Recep Gürkan, aslında seçimi kaybetmiştir.

 

Diğer bir ifadeyle, seçilecek olan Recep Gürkan değil CHP olacaktır.

Sandıktan seçimi kazanacak oy çıkarsa tabii…

 

Recep Gürkan’ın büyük başarısı…

 

 “Recep Gürkan’ın hiç mi başarısı yok?” diye soranlar olabilir.

 

Geride bıraktığımız 5 sene içinde ufak tefek başarıları elbette vardır Recep Bey’in.

Ancak bir plan çerçevesinde Edirne’ye hizmet verdiği, kenti ileri taşıdığı, ufkunu genişlettiği söylenemez.

Daha çok şov ve göz boyamaya dayalı, idareimaslahatçı bir kent yönetimi sergilemiştir.

 

Peki, Recep Bey’in büyük başarısı nedir?

Selefi Hamdi Sedefçi’nin küllerinden doğmasını sağlamasıdır!

 

CHP ve İYİ Parti genel başkanlarının Recep Gürkan dayatmasından rahatsız, kendini köşeye sıkıştırılmış hisseden seçmen kitlesi, iradesini özgürce sandığa yansıtacak bir aday gözüyle bakmaktadır Hamdi Sedefçi’ye.

 

Hamdi Sedefçi seçimi kazanır mı?

 

Bu sorunun cevabını 31 Mart akşamı alacağız.

 

Ancak şurası bir gerçek ki, Hamdi Sedefçi’ye bir dönem daha yeşil ışık yakacak seçmen sayısı hiç de az değil.

 

Bunda Recep Gürkan karşıtlığının önemli rolü var şüphesiz.

 

Lakin Hamdi Sedefçi’ye en büyük katkı, oluşturduğu ekipten geliyor.

“Hamdi Sedefçi’nin ekibi iyi” sözü dillere pelesenk olmuş durumda.

 

Dahası, şeffaf, dürüst, hesap verebilir, katılımcı ve kapsayıcı bir kent yönetim anlayışı doğrultusunda Hamdi Sedefçi’nin ön aldığı açıkça görülüyor.

 

Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin Yerel Yönetim Şeffaflık Taahhütnamesine imza koyan Hamdi Sedefçi ve ekibi, Edirne’nin beklediği yönetim anlayışını kavramış görünüyor.

 

Recep Gürkan’dan ise “tık” yok. CHP’nin üç büyükşehir adayları Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Tunç Soyer Şeffaflık Taahhütnamesine imza koyarlarken Recep Gürkan’ın ‘kaçak güreşmesi’ dikkat çekiyor, yadırganıyor.  

 

Hamdi Sedefçi, mal beyanında da bulundu; Recep Gürkan’dan burada da “tık” yok.

 

Tüm bunlar Sedefçi’ye puan kazandırırken, Recep Gürkan’a puan kaybettiriyor haliyle.

 

Sonuç

 

Öyle görünüyor ki, Edirne’nin önünde üç ihtimalli bir seçim sonucu var.

 

a) Tepki oylarına, yeni bir kent yönetimi anlayışı talebine bağlı olarak

Hamdi Sedefçi-Ekibi kazanabilir.

 

b) Recep Gürkan’a değil CHP’ye oy veriyorum diyenlerin ağır basması, seçimi CHP’ye kazandırabilir.

 

c) Hamdi Sedefçi-Ekibi ile CHP arasında oyların eşite yakın dağılması halinde, AKP adayı Koray Uymaz ipi göğüsleyebilir.

 

Hayırlısı olsun.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE