ANASAYFA
20 Haziran 2019 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gönül UYANIKTIR / Günce
Vasatı aşmak
Yayın Tarihi: 29 Mart 2019 Cuma, 06:19
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yazmanın yazan açısından en güzel tarafı, araştırırken öğreniyor olmak. Öğrenmek için daha iyi bir yöntem düşünemiyorum. İnanılmaz zenginlik katıyor, yeter ki kafayı bir konuya takıp araştırmaya başlayın, sonrası çorap söküğü gibi gelecek ve inanın çok keyif verecek. 
    Yazan biri olarak gündemi çok iyi takip etmek gerektiğini biliyorum.  Sizin düşündüğünüz konuyu bir başkası yazmışsa, geçmiş olsun! Eğer o konuda çok parlak fikirleriniz varsa ne ala, yoksa, yazmış olmak için boşuna zahmet etmeyin… (Ben bu öğüdü tutuyorum) Sırf tembelliğim yüzünden ertelediğim konularda böyle çok tongaya düşmüşlüğüm vardır. 
    Her sabah sitenin önündeki köpek pisliklerini görünce yazmaya karar verdiğim, ama gazeteye gelene kadar üzerini başka konuların örttüğü bir olayı, 'nasıl olsa yazan olmaz' diye hep erteledim. Ama bu defa, 'nerden sekseniz üstüne basarsınız' durumunu görünce çok kızdım… Köpeğe değil, onu terbiye etmeyen, kirlettiği yeri temizlemeyen sahibine. 
    Adı, rakamla ifade edilen, tek yönlü olmayıp, sadece tek aracın geçebildiği, site dışından pek kullanılmayan sakin sokağımız, sabahları köpek pisliğinden geçilmiyor. Çünkü çevre evlerde bu sevimli canlıları bakan hayvanseverler yaşıyor. Süslü püslü tasmaları, yazlık kışlık giysileri mevcut. Akşam geç saatlere kaldıysam, eve gelirken sahipleriyle bizim sokakta ihtiyaç giderme turları attıklarını görüyorum.  
    Bu sevimli canlar, alıştırılmadıkları için dışarı çıkınca dilediği yere, özellikle de sitenin bahçe kapısına kaka yapmayı çok seviyor. Yağmur yağarsa eriyip dağılıyor, yağmazsa kuruyana kadar duruyor. Genelde de dikkatsizce üzerine basanların ayakkabı tabanında evlerin içine kadar giriyor. 
    Bu olayda elbette orayı burayı kirleten hayvanın suçu yok. Suç köpek sahibi olan, ama bunun kendisine yüklediği sorumluluğun farkında olmayıp, başkalarının da sağlığını tehlikeye atanlarda. 
    Çöplerini ayrıştırmayı beceremeyen, yerel yönetimlerden bunu talep etmeyi aklına bile getirmeyen bizlere özgü bir durum. Köpeğimizi evde sevip, besliyor, onu ailenin bir bireyi gibi sahiplenip ciciler alıyoruz. Ama evin ortasına kirletmesine de izin vermiyor, bunun için çeşitli eğitimlerle önlemini alıyoruz… Oysa sokak herkesin, kirletmek serbes!  O kirlilik o mikroplar dönüp dolaşıp bir şekilde evin içine giriyormuş, ne gam! Zincirleme düşünme irtibatlandırma noktamızda zafiyet var…
    Yaşam alanımda kedi köpek hatta kuşla bile hiç birlikte olmadım.  Belki de yetişme tarzımdan kaynaklı takıntılarım ve ayrıca hayvanların tüylerine karşı alerjim var. Oysa bahçeli evimizde çocukluğumdan bu yana bol bol köpeğimiz, kedimiz, kuşlarımız hatta kümes hayvanlarımız oldu, hala da var. Onları seviyor, hasta olduklarında tedavi ettiriyor, öldüklerinde aylarca eksiklik hissedip, arıyoruz. Doğada özgür dolaştıkları halde onların bir gün bile bahçedeki yürüyüş yoluna ya da merdivenlere kaka yaptığını görmedim. Kendilerine göre bir yöntemleri var, orta yolu bulmuşlar. Bu işler kardeşim Cem'in ilgi alanına girdiği için  ayrıntılara hiç kafa yormadım zaten! 
    Ama bizim 23'ncü sokağı umumi tuvalet belleyen bazı hayvanseverler işi artık saygısızlık boyutuna getirdi. Evet toplumumuzda böyle bir kültür yok. Sokak hayvanlarına engel olmak da mümkün değil. Ama doğal olarak evini kirletmek istemeyen hayvanseverin de biraz düşünceli olması gerekmiyor mu? Oysa çok basit bir önlemle sokakları temiz bırakmak mümkün. Bu hayvanseverin olduğu kadar, buradaki ihtiyacı görmesi gereken yerel yönetimlerin de eksiği… 
    İlk kez yurtdışına çıktığımda 17 yaşındaydım. Lise 2'de tek dersten belge alınca ailemin yanına gidip yıl boyu orada kaldım. Evin yakınında; içinde, çocuklar için etrafı telle çevrili bir kum havuzu da bulunan büyük bir park vardı. Parkın belli başlı yerlerinde de üzerinde köpek resimleri olan kum dolu ayaklı kutular… Ne işe yaradıklarını çok sonra öğrendim.
     Bir gün parkta otururken yaşlı bir kadının çantasından küçük plastik bir kürek çıkarıp kutudan kum aldığını gördüm. Kadını izlemeye başladım. Avucuna doladığı deri tasmanın ucunda tombik sevimli beyaz bir köpek vardı. Yanımdaki banka oturdu. Köpek tasmasının izin verdiğince atlayıp zıpladı sonra da kakasını yaptı. Kadın bunu bekliyormuş gibi ayağa kalktı ve kürekteki kumu köpeğin kakasının üzerine boşalttı. Sonra kumla birlikte alıp torbaya koydu ve, az ötedeki çöpe attı. 
    Bu kumların ne işe yaradığını anlamıştım. Ayrıca kış ayları boyunca caddelerde belli mesafelerde üzeri kapaklı tahta dolaplarda buzlanmaya karşı kullanılmak üzere kum depolandığını da orada gördüm. Her ikisini de belediye belli zamanlarda gelip kontrol ediyor, azaldıysa üzerine takviye yapıyordu. 
    Yerel seçim öncesi hafif bir yazı gibi gelebilir. Ama ben belediye yönetimine talip olanlardan biri olsam yine de bir yere not düşerdim… Vasatı aşmanın başka yolu yok...!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Altyapıyı ‘halt ettiler’
Aramızdan ayrılanlar
Üreticiden 'çevre' bilinci
Filiz Okulları TEMA gönüllüsü
‘Öğretmek, öğretmenlerin işi’
EKK Kadın Meclisi'nde yeni dönem
Edirne'ye 2 ödül
Ciğere 'Japon' tanıtımı
'Hekime darp'a 1 yıl 10 ay!
Yaz Kur'an kursları başladı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE