ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Mazbata (1)
Yayın Tarihi: 24 Nisan 2019 Çarşamba, 06:31
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

AKP’yi 7 şiddetinde sarsan bir yerel seçimi geride bıraktık.

Artçı sarsıntılar devam ediyor…

 

Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesi, AKP siyasi seçkinlerinin içine oturmuş gibi.

 

“Hiç olmazsa İstanbul’u kurtaralım bari…” telaşından kaynaklı panik ataklar da çare getirmedi.

Şimdilerde ise son çırpınışları oynuyorlar. Olağan itirazlar sonuç vermedi, belki ‘olağanüstü olan’ verir umuduyla YSK’ya dilekçe üstüne dilekçe veriyorlar.

 

Ne yapıp ne edip İstanbul’a yeniden çöreklenme amaçlı bu nafile çabaların iler tutar yanı olmadığı halkın gözünden kaçmıyor kuşkusuz.

 

YSK’nın tüm zorlamalara rağmen hukuk içinde kalması, AKP’nin sinir uçlarını çok tahrik etti. Panik atakların dozu arttı; ama bu sayede geçmişte tevatür niteliğindeki seçim güvenliği sorunlarının gerçek yanları da ifşa oldu.

 

AKP’nin sandık güvenliğine dair itirazları, bu partinin kazandığı seçimleri daha fazla sorgular hale getirdi, şüphe ve iddialara dayanak oluşturdu.

 

Kaldı ki, seçim güvenliği iktidar partisinin sorumluluğundadır.

İstanbul seçiminin iptalini gerektirecek kadar sorunlu bir durum varsa, sorumluluğu YSK’ya yıkmak yeterli değildir; asıl sorumlu iktidardır ve erk sahiplerinin istifasını, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yenilenmesini gerektirir.

 

AKP’nin bu konjonktürde böylesi bir hamleyi göze alabileceğini sanmıyorum.

 

AKP muktedirleri bence İstanbul seçiminin kaybedildiğini içe sindirecek terapiye odaklanmalı, İstanbulluların demokratik tercihini temsil eden, mazbatayı bileğinin hakkıyla kazanan Ekrem İmamoğlu’nu tebrik etme erdemini göstermelidirler. 

 

Mazbatanın yol açtığı/açacağı artçı sarsıntılara daha ayrıntılı girmek lazım; zira ülke siyasetinin geleceği hakkında mülahaza ve öngörü olanağı sunuyor bize.

 

Bu köşede ısrarla dikkat çektiğimiz başat konular arasında yer alan ülke kaynaklarının saydam, verimli, hesap verebilir ve toplumun geniş kesimlerinin yararına kullanılmasının gerekliliği malumunuz.

 

Eğer ülkenin bugünü/geleceği ve dahi “beka” kavramı hakkında konuşacaksak, başlangıç noktasını önceki paragraf görürüm. 

 

AKP’nin 17 yıl ülke, 25 yıl da Ankara/İstanbul Büyükşehir iktidarının sonuçları,

bu gerçeği derinlemesine gözümüze sokmaktadır.

 

Mansur Yavaş’ın henüz “acık ucundan” değindiği “AKP Belediyeciliği”nin kaynak kullanım tercihleri, Ekrem İmamoğlu daha koltuğa oturmadan ortalığa saçılan İstanbul Belediye bütçesinin nerelere aktığı, yandaş medya patronlarının aldıkları ihaleler sayesinde parmaklarını nasıl yaladıkları yönündeki iddialar da gösteriyor ki, AKP yönetim anlayışından/biçiminden ötürü ülkede ciddi kaynak kaybı vardır.

 

Diğer bir ifadeyle, bugün ülkenin dibi delikse halktan toplanan vergiler, alınan iç ve dış borçlar ülke kalkınmasına ve halkın refahına pek yansımamış demektir.

 

Temel gıdalardan sayılan soğan dahi halkın satın alma menzilinin uzağına düşmüşse, varın gerisini siz düşünün.

 

Peki, ülke bu duruma nasıl düştü?

 

Elbette AKP’nin tercih ettiği ekonomi politikalar nedeniyle.

Ancak küresel finansal sermayenin ‘oyun kurucu/oyuna getirici’ rolünü gözden kaçırmamak gerekir.

AKP’yi küresel piyasalara eklemleyen ve formatlayan bu güç aynı zamanda ülkeyi itinayla soymuş ve ülkemizden akacak yeni kaynaklar için kabarık iştahıyla beklemededir.

 

Nasıl ki bir sene önce Erdoğan Londra finans piyasalarından kaynak sağlayabilmek amacıyla İngiliz Kraliçesi’ne nezaket ziyaretinde bulunduysa, bugün de damat Albayrak Trump’ın kapısını çalmıştır. Fakat maalesef, sadece dayatılan yeni şartlar ile ülkeye dönmüştür. 

 

Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nın (YEP) 6 ay sonra revize edilen hali gösteriyor ki, bildik IMF şartları gayri resmi devrededir. Ülke kaynaklarının çarçur edilmesi sonucu “tam takır kuru bakır” durumuna gelen kasaya çare yine dar gelirlilerin sırtından aktarılacaklardır.

 

Çarçur etmeyi bir örnekle açalım isterseniz…

 

Geçenlerde Ege Cansen, İstanbul Havalimanı’nın yanlış bir yatırım olduğunu ve ülkenin sırtına ciddi bir maliyet yüklediğini yazdı.

 

Cansen; “yeni” havalimanı için bugüne kadar harcanan rakamın 8 milyar dolar tuttuğunu, bunun onda biri ile Sabiha Gökçen’i 60 milyon yolcu/yıl kapasitesine çıkarmak ve 80 milyon yolcu/yıl kapasiteli Atatürk Havalimanı ile birlikte 140 milyon yolcu/yıl kapasitesini yakalamak mümkünken, 90 milyon yolcu/yıl kapasiteli “yeni” havalimanı ve şimdiki kapasitesi 40 milyon yolcu/yıl olan Sabiha Gökçen ile birlikte toplamda ancak 130 milyon yolcu/yıl kapasitesine ulaşılacağına ve yatırımın yanlışlığına dikkat çekiyor. (Sözcü, 11 Nisan 2019)

 

Diğer önemli bir nokta ise, borçlanmadır. Ki, öne çıkardığımız saptamalara iyi bir dayanak teşkil etmektedir.

 

Cansen, Türkiye devleti ve devlet bankalarının, yurtdışından ortalama yüzde 7,5 faiz ile borçlandığına, İstanbul Havalimanı için alınan 7 milyar dolar kredinin yıllık faizinin 500 milyon dolar tuttuğuna işaret ederek, bunun milli geliri aşağıya çektiğini ve “halka enflasyon” vergisi şeklinde yansıdığını söylüyor.

Çıkardığı şu sonuç ise öğreticidir: “Hatalı yatırımın acısı, patlıcan fiyatından çıkar.”

 

Doğrudur, hatalı yatırımlar, kaynakların çarçur edilmesi zincirleme bir etki yaratmakta, halkın mutfağına kadar yansıyan olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

 

Artan faiz yükü de dış kaynak ihtiyacını büyütmekte ve ülkenin “sağmal inek” konumundan kurtulmasını giderek zorlaştırmaktadır.

 

Önümüzdeki hafta, içeriden bir AKP eleştirisine yer vererek devam edeceğiz,

Ahmet Davutoğlu’nun geçenlerde yayınlanan teferruatlı açıklaması üzerinde duracağız.

 

Yanı sıra, ülkenin gereksinim duyduğu yeni siyaset tarzı, devlet ve toplum yönetimi,  yerel yönetim kapsamı hakkında Ekrem İmamoğlu’nun ‘Maltepe açılımı’ mercek altında olacak.           

 

 

 

        

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
Ağırlığınca yağ teslim edildi
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke