ANASAYFA
18 Kasım 2019 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Avusturya fena sarsıldı
Yayın Tarihi: 22 Mayıs 2019 Çarşamba, 05:38
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Avusturya Başbakan Yardımcısı, FPÖ Başkanı Heinz-Christian Strache’nin ‘kaseti çıktı’.

 

Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) Başkanı Strache, hem başbakan yardımcılığı hem de  parti başkanlığı görevini –derhal- bıraktı.

 

Video hakkındaki açıklaması, kendisine siyasi komplo düzenlendiği yönündeydi önce.

Söylediğine kendisi de inanmamış olmalı ki aynı konuşma içinde, yaptığının aptalca ve hatalı olduğunu kabul ederek kamuoyundan özür diledi.  

 

Özür dilemekle geçiştirilemeyecek bu durumun farkında Avusturyalılar ise, ülkenin demokratik reflekslerini anında harekete geçirerek hükümet binası önünde toplandılar.

 

Ballhaus meydanındaki binlerce Avusturyalı, Strache’yi protesto etmekle kalmadı, yeniden seçimlere gidilmesini de talep etti.     

 

İbiza adasında 2017 yılında tatildeyken bir Rus milyarderin yeğenine, aynı yıl gerçekleşecek parlamento seçimlerinde partisine maddi destek sağlaması halinde kamu ihalelerinde kolaylık vaat eden Strache, hükümet ortağı ÖVP (Avusturya Halk Partisi) Başkanı ve Başbakan Sebastian Kurz’u da sıkıntıya soktu.

Ne de olsa yaklaşık iki yıldır Avusturya’yı koalisyon ortağı Strache ile beraber yönetiyor ve kendini başarılı göstermeyi pek seven bir ‘yönetmen siyasetçi’ Sebastian Kurz.

 

Kendini başarılı gösteren koalisyonun bu şekilde afişe olması, birçok soru işaretini de beraberinde getirdi haliyle.

Koalisyonun “izafi başarısı” tüm yönleri ile sorgulanmaya başladı, acaba başka ne gibi yolsuzluk hikâyeleri olabilirdi…

 

Avusturya’yı “Muz Cumhuriyeti” kategorisine sokan, kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratan bu gelişme, Cumhurbaşkanı Van der Wellen’i de harekete geçirdi.

Avusturya Cumhurbaşkanı, “sistem”in sorgulanır hale geldiğini, hızla “güven tesisine” gereksinim olduğunu duyurdu.          

 

Gizli çekim videoda diğer dikkat çekici husus ise; Avusturya’da en çok okunan bulvar gazetesi “Kronen Zeitung” hakkında Rus sermayedar ile Strache arasındaki konuşma ve yarattığı infial.

 

Seçimlerden önce Rus milyarderin “Kronen Zeitung”u satın alarak FPÖ’yü desteklemesi durumunda, Avusturya Başbakan Yardımcısı Strache’nin devlet inşaat ihalelerinde “kolaylık sağlayarak” teşekkür edeceğini duyan Viyanalılar, sokağa döküldüler.

 

Dahası var: meğer Macaristan Başbakanı Viktor Urban’ı kendine örnek alıyormuş Strache. Avusturya medyası üzerinde nüfuz sahibi olmak için planlı teşebbüsler içindeymiş.

Urban tepeyi çoktan aşmış tabii, Macaristan medyasını yüzde 75-80 gibi bir oranda kontrol eder duruma gelmiş.

 

Strache, daha işin başında enselendi ama ortaya dökülen siyasi kirlilik,

Avusturyalıları şok etmeye yetti.

 

Urban’ınki gibi, Strache’nin partisi de  “sağ popülist” çizgide değerlendirilir.

Oysa her ikisi de aslında “aşırı sağ” (faşist) partilerdir.

Göçmen karşıtlığı, yabancı düşmanlığı, ırkçılık üzerinden oy avcılığı yaparlar.

“Sistem” kaynaklı sorunların çarpıtılmasında, halkın manipülasyonunda ajandırlar, görevlidirler.

 

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’un partisi ÖVP (Avusturya Halk partisi),

Alman Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) kategorisinde, muhafazakâr sağ bir partidir.

 

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz’u, Türkiye karşıtı açıklamalardan da hatırlayacaksınız.

Hani şu AB ile göstermelik de olsa yürüyen üyelik görüşmelerine sürekli takoz koymak için zırt pırt öne fırlayan genç siyasetçi.

 

Kurz’un önemi genç yaşta Avusturya’yı yönetecek bilgi ve yeteneğe sahip olduğu için mi, yoksa AB’nin dominant gücü Almanya’nın söyleyemediklerine borazan bir aktör olmasından mıdır, bilmiyoruz.

 

Fakat AB’nin sert çekirdeği Almanya ne zaman Türkiye’yi eleştirecek olsa,

Sebastian Kurz’un yol açıcı açıklamaları önden gelir. Buna, Avrupa’nın bu küçük ülkesinin AB içinde kendisini önemsetme manevrası diyenler de var.  

 

Avusturya’nın Almanya ile bağı kuvvetlidir. Hitler doğduğu ülke Avusturya’yı Almanya’ya kattığında, Avusturyalıların büyük bir coşku ve memnuniyetle ülkelerinin işgalini onayladıklarını ve Hitler rejiminin hizmetine girdiklerini, tarihin faşist dönem sayfalarından biliyoruz.

 

İşte Almanya’da Neo-Nazi Hareketi ya da onun partileşmiş hali denilen, 2013 yılında kurulan AfD (Almanya için Alternatif) neyse, Avusturya’da ‘video kurbanı Strache’nin partisi FPÖ de odur.

 

“Sağ popülizm” temelinde siyaset yapan, aşırı sağ/faşist partilerdir bunlar.

 

Avusturya’da yıllar önce kurulan FPÖ, iktidar ortağı konumuna kadar geldi,

AfD ise, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Almanya parlamentosuna giren ilk aşırı sağcı parti sıfatıyla Nazilerin ayak seslerini duyuruyor.

 

Hem de ne duyurmak; 2017’deki parlamento seçimlerinde CDU/CSU (%32,7) ve Sosyal Demokrat Parti’nin (%20,2) arkasından, yüzde 13,4 ile üçüncü sıraya yerleşti AfD.

 

Üstelik Almanya’nın köklü partileri Hür Demokratlar (%10,5) ve Yeşilleri (%9,4),

2007’de kurulan Sol Parti’yi (%8,9) geride bırakarak...

 

AfD’nin, oylarını üçe katlayarak gerçekleştirdiği bu yükseliş dikkat çekiyor tabii.

 

Geçmişi 1946 yılına dayanan Strache’nin partisi FPÖ ise, kuruluşunda birçok Nazi askerinin yer aldığı ve bugün de Neo-Nazi Hareketi ile özdeşleştirilen bir parti.

 

Fakat altını çizerek belirtmeliyim ki, Avusturya’nın demokratik reflekslerini de ciddiye almak, önemsemek lazım.

Hükümet binasının önünde toplanan binlerce insan, Avusturya’nın geçmişinden ders alan, bu ülkenin güçlü demokrasisini temsil eden toplum kesitidir.

Neo-Nazilere karşı kesintisiz,  kararlı bir mücadelenin gerekliliğinin bilincindedir.

 

“Strache skandalı” nedeniyle Avusturyalı düşün ve sanat insanlarının verdikleri tepkiyi,  topluma önderlik eden uyarıcı açıklamalarını da not etmek gerekiyor…

 

Şöyle bitirelim…

 

Kaset, “Der Spiegel” ve Süddeutche Zeitung” a servis edilmiş.

 

Servis edenlerin amacı nedir peki?

 

Bir çıkar çatışması, tutulmayan sözler mi var acaba?

 

Önümüzde Avrupa Parlamentosu seçimleri var.

23-26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek bu seçimde, Avrupa Birliği vatandaşları beş yıl için 705 milletvekili seçecek.

 

Avrupa’da aşırı sağ/faşist partilerin yükselişinden rahatsız bir güç odağının, 2017’de gizlice çekilmiş fakat şimdi ortaya salınan “kaset”te parmak izi olabilir mi?

 

Kesin cevabını bilemeyeceğimiz sorular bunlar.

 

Bildiğimiz bir şey varsa, “Strache skandalı”nın Avusturya’yı fena sarstığıdır.

 

Avrupa’daki diğer aşırı sağ/faşist partileri de sarsacak gibi görünüyor…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Opel Insignia Yedek Parça Fiyatları
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE