ANASAYFA
28 Kasım 2021 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gönül UYANIKTIR / Günce
Dondurma mevsimi
Yayın Tarihi: 23 Mayıs 2019 Perşembe, 05:49
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Çocukluğumda her dondurma mevsimi hasta olurdum. Bademciklerim şişer, ateşlenip birkaç gün yatardım. 
Bizim zamanımızda dondurma mevsimi 23 Nisan'da açılırdı. O zamanlarda şimdiki gibi kışın da yenen krema dondurmalar yoktu…  
… Resmi bayramlarda sabah erkenden okul bahçesinde toplanıp Müdür Hasan Tunca'nın 'uygun adım marş' komutuyla Yeniimaret'ten, Belediye önündeki toplanma alanına gelirdik. Bu alandan başlayan resmi geçit, Ziraat Bankası kavşağında son bulurdu. Öğretmenlerimiz bizi burada toplayıp sayım yapar, firesiz okul bahçesine geri getirerek, anne babamıza teslim ederdi.
Ben birkaç arkadaşımla birlikte, babamın Mumcular Sokak'ta bulunan işyerine gitmek için izin alırdım. Giderdik de… Ama önce Roma veya Zogo'da kaçak da olsa dondurma mevsimini açtıktan sonra… Daha o akşam bademciklerimin inmesi tabi ki tesadüf olmazdı. 
Sezonu açtığımız gün hastalanmasam bile bademciklerim asla pas geçmezdi. Bisikletli arabasıyla akşam üzerleri mahalleye gelen rahmetli Nebi ağabey'den (Güler) dondurma alıp yediğimiz, yine ateşlenip yatınca ortaya çıkardı. Çocukluğumda bademciklerim çok başımı ağrıtmıştır.
Dondurmacının geldiğini duyup bizi izleyen anneciğime karşı da önlem almıştık. Nebi ağabeyi 1'nci Çıkmaz Sokak'ta değil, 2'nci Çıkmaz'da  veya mahalle girişinde, 2'nci Beyazıd Cami önünde beklemeye başlamıştık. Külahın içindeki sade dondurmaları, caminin tonozlu girişindeki taş sedirin üzerine oturup son kırıntısına kadar afiyetle yerdik. 
… Mithatpaşa İlkokulu 5'nci sınıftaydım. Öğretmenim Ertan Arseven (Yaz) 19 Mayıs'a yetiştirmek üzere bana bir ezber vermişti. İlkokullar 19 Mayıs törenlerine katılmazdı ama, o yıl bizim için çok önemliydi. Okul bahçesine yüksek bir kaidenin üzerine Atatürk büstü konmuş ve biz de törenle açılısını yapacaktık. Bu törende ben Atatürk'ün Gençliğe Hitabı'nı okuyacaktım. Sınıf arkadaşlarım da hep birlikte Gençliğin Ata'ya cevabını seslendirecekti. 
Kısa sürede ezberledim, vurgulama ve mimikler konusunda öğretmenimle günlerce çalıştık. Ezberin ardından, evin içinde durmaksızın tiyatrocu edasıyla vurgulama ve mimiklerle konuşup duruyor, her geleni adeta esir alıp tekrarlıyordum.
19 Mayıs'ı iple çekiyordum. Çünkü birkaç hafta sonra mezun olacaktım. Ve bu da son törenimizdi. O yıllarda biz kep falan bilmezdik.   Dolayısıyla yakası renkli cüppeler giyemedik, kep de atamadık. Onun yerine son gün okula herkes en yeni en güzel giysileri ile gelebilirdi.
Heyecanla beklenen gün gelmişti. Akşamüzeri cami bahçesinde dondurmamızı yeyip koşup oynadık. Evden uzaklaşma limitini de biraz aştık. Babamın eve döndüğünü daha 2'nci Beyazıd Köprüsünden motosiklet sesini duyunca anlardım… Koşarak eve geldim. Annem kızgın ve kırgın bir ifadeyle üzerimi değiştirdi. Babam pancar gibi kızarmış yüzümden durumu anladı ama bozuntuya vermedi. Yemekten sonra da suçluluk duygusuyla erkenden yattım.
Gecenin bir yarısı mide bulantısı ve ateşle uyandım.  Hemen aklıma tören geldi, kimseye bir şey söylememeye karar verdim. Boğazım yırtılır gibiydi. Uyumaya çalıştıkça tersi oldu. Yattığım yerden sesimi kontrol etmek için ezberimi tekrarlamaya başladım. Gürültüme annem uyandı, ateşlendiğimi görünce de telaşla 1 Lira büyüklüğündeki kocaman Gripin'i yutturmaya çalıştı. Ben direndikçe, 'içmezsen yarın okula gidemezsin' diye tekrarlıyordu. Zoraki içtim ve bir süre sonra da uyudum.
Sabah gözlerimi açtığımda yatağımın kenarında babaannem ve Naciye Hanım Teyzeyi otururken buldum. Babaannem alnıma sirkeli bez koyup ısınınca değiştiriyordu. Naciye hanım teyze de, 'çocuktur, bunlar olur!' diye teselli ediyordu.  Babaannem; Kırımlı Giray Hanım'ın gelini, Giritli Musta'fendi'nin eşi Musullu Hayat Hanım'ın en kıymetlisiydim. Beni koynunda büyüttü. Ölmeden önce de en son benim elimi tuttu.
'Okula geç kaldım' diye yataktan bir fırlayışım var ki, ikisi birden irkildi. 'Kızım ateşin çok, gidemezsin!' deseler de kalkıp giyinmeye çalıştım. Ama şiddetli bir titremeyle tek çorabım ayağımda yatağa güçlükle geri dönüp ağlamaya başladım.
Tek derdim, 'Öğretmenime ne derim'di. 'Benim gitmem lazım' demek istiyor ama dişlerimin birbirine vurmasından konuşamıyordum.  Okulda son törenimdi, çok iyi çalışmıştım. Çok güzel okuyacaktım. Töreni düşündükçe daha çok ağlamak istiyordum. Bir aydır kurduğum hayaller yerle bir olmuştu. Ateşten, gözyaşlarım yanağıma düşer düşmez kuruyordu.
Beni göndermeyeceklerini, zaten gidecek gücüm de olmadığını kabullenince, bu defa da, 'gidin öğretmenime söyleyin!' diye yalvarmaya başladım. Babam işe gitmeden önce bu sorunu çözmüştü bile. Öğretmenimin haberi vardı, kızmamıştı. O kızmamış olabilirdi ama ben kendime çok öfkeliydim. Hem O'nu zor durumda bıraktığım için çok utanıyor, hem de kendime olan öfkemden zır zır ağlıyordum.
İlkokuldaki en kötü anılarımdan biridir bu…!
Daha sonraki yıllarda Mimar Sinan Orta Okulu günlerimde Zogo veya Roma'ya daha sık gitmeye başlamıştık. Artık külahtan da değil gidip mekanda oturup sohbet ederek yiyor, hemen arkasından da su içiyorduk. Soğuk dondurmanın üzerine içtiğimiz su sanki ısıtılmış gibi geliyordu. 
Dondurma severliğimi lise yıllarımda terk ettim. Üç yaşında Vejeteryen olan biri olarak dondurmanın sütten yapıldığını yeni keşfetmemiştim ama, belki koyun veya keçi sütünün tadı ve kokusunu almış olabilirim. Radikal bir değişim yaşadım. Şimdi yılda en fazla iki - üç kez o da ambalajlı ve meyveli olanlardan yiyorum.  Yedikçe de zehir olan 19 Mayıs 1966'yı anıyorum. 
    Atatürk'ün Gençliğe Hitabı da Gençliğin Cevabı da hala ezberimde…  

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Engelli asansörü yaptırılacak
Belediye gayrimenkul kiralayacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Marküteri Parke

Böcek İlaçlama