ANASAYFA
22 Şubat 2012 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Son Dakika
Anket
Yazarlar
E-Gazete
Murat SAVAŞ / Değinmeler
BEN YAPTIM, OLMADI!
Yazının Yayın Tarihi: 27 Ocak 2012, Cuma 12:22:25

Bazen yargı kararları hoşumuza gitmez ama sonuçta herkesin uyması gereken kararlar veriyor mahkemeler.
Edirne İdare Mahkemesi de Edirne Toplu Ulaşım Sistemi (ETUS) için –ki ben ona toplu taşıma rezaleti diyorum- yürütmeyi durdurma kararı vermiş. Bu haber dün Edirne’ye bomba gibi düştü.
Gelin hafıza tazeleyelim.
Belediye Meclisi benim bildiğim, Serhat Birlik minibüsçüleriyle imzalanacak sözleşmeyi iki kez görüştü. Birincisinde bütün itirazlara rağmen kabul edilen sözleşmeyi minibüsçüler beğenmeyince bir de olağanüstü meclis toplanıp minibüsçülerin isteklerine uygun (bu arada belediyenin de kendi ayağına sıktığı) bir sözleşme hazırlandı. Bu sözleşme kabul edilirken CHP grubunda, toplu taşımanın Serhat Birlik’in tekeline bırakılmasına karşı çıkanlar konuşturulmadı.  Elbette bu konuşmak, karşı çıkmak isteyenlerin sayısı fazla değildi ama onların en başında Arif Kuday vardı. Bütün engellemelere rağmen Kuday bir kaç cümleyi zoru zoruna söyleyebildi. Ne dedi?
“Bu sözleşme Edirne halkının yararına değil, minibüsçülerin yararına...”
Grup kararına uymadığı gerekçesiyle disiplin kuruluna verildi Kuday. Oysa grup toplantısında da aynı gerekçeyle şerh koymuştu karara. “İsterseniz beni partiden atın ama grupta kara dediğim bir şeye gelip burada ak diyemem” dedi.
Sonra?
Parti Disiplin Kurulu ‘kamu yararı vardır, onun için karşı çıkmıştır’ diyerek Kuday’ın ihraç istemine olur vermedi.
***
Aklı başında birkaç kişi bu sözleşmeye şiddetle karşı çıktı.
Dinleyen olmayınca tek seçenek kaldı: Yargı.
Edirne Kent Konseyi ve Arif Kuday, belediye ile Serhat Birlik arasında imzalanan bu sözleşmenin Edirne halkının zararına olduğu iddiasıyla mahkemeye ayrı ayrı başvurdular.
Ve İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurdu.
Mahkeme nihai kararını verene kadar her şey eskisine döner, dönmezi lazım.
Maraba ile ağanın, at arabasına kim sahip olacak diye girdiği dışkı yeme yarışını biliyorsunuz.
Ve sonra her şey eskisine dönünce marabanın “Ağam madem böyle olacaktı biz bu kadar boku neden yedik?” diye sorduğunu da.
“Ben yaptım, oldu” demekle olmuyor maalesef.
Hesaplar bazen Bağdat’tan bazen de Gazimihal’den dönüyor ve insanların Bangkok tatillerini zehir edebiliyor!
***
Belediye yandaşı kişiler Edirne basınında Arif Kuday’ın adının geçmesine çok içerlemiş.
O aklı evvellere diyecek bir şeyim yok.
Onlar belediyeden nemalansınlar, efendilerine yıkamalar, yağlamalar, methiyeler devam etsin, gittiği yere kadar gitsin bu devran.
Gözlerinin önündeki kaçak binalara, katlara ses çıkarmasınlar ama!
Muhalife ceza verilsin, yandaşa ‘Edirne senin’ denilsin, yol verilsin!
Yapılan hatalar umurlarında olmasın!
Belediyenin olanakları çarçur edilsin!
Belediyenin asli görevleri özel bazı kurumların tekeline bırakılsın.
Edirne halkının kaderi bu tekellere terk edilsin.
Yapılan yüzde 110 su zammına bile ses çıkarmasınlar!
Sonra “Neden Kuday’ı yazıyorsun?” olsun.
Peki siz niye yandaşları gündeme getirmiyorsunuz?
***
‘Yandaş’ dedim de, laf lafı açıyor.
Hatırlayın, CHP Edirne Milletvekili Recep Gürkan aylar önce, Edirne Bedensel Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği yararına düzenlenen bir gecede 10 bin lira bağışta bulunmuştu.
Herkes takdir etmişti o zaman milletvekilini. “Engellilere sahip çıkıyor, destek oluyor” filan denmişti. Yerel basın boy boy yazdı.
Gazetecilik ‘fikri takip’ işidir.
Ama nedense milletvekilinin o parayı ödeyip ödemediğini kimse araştırmadı.
Milletvekilinin yandaşı gazeteciler var, onlar zaten yazmaz.
Diğerlerinin aklına gelmemiş olabilir.
Ta ki, Edirne Haberci internet sitesinden Gökhan Tuzladan yazana kadar yardımın akıbetini bilmiyorduk.
Meğer Gürkan, aradan aylar geçmesine rağmen o parayı derneğe ödememiş.
Dernek yöneticileriyle konuştum, teyit aldım. Gerçekten de ödenmemiş.
Sonra danışmanına bir mail yazdım. Gürkan’la bazen ters düşüyoruz. Bizimle görüşmek istemeyebilir diye danışmanına sormayı uygun gördüm.
Ve danışmandan evlere şenlik bir cevap:
İşte efendim sayın vekilimiz bana 15 Ocak’ta bu sorunu halletme talimatı vermişti de, estek oldu, köstek oldu, halledemedim de, bu hafta sonuna kadar halletmeye çalışacağım da...
Türkçesi; kıvır Allah kıvır...
Laga lugayı bırak sevgili kardeşim!
O gece Gürkan’ın boynuna kement mi geçirdiler, “İlle şu kadar para vereceksin” diye...
Yooo!
Eeee! Ver o zaman parayı!
 Ya da paran tatlıysa sahneye çıkıp hava atma...
 Bu kadar basit... 
 

 Yazara ait diğer köşe yazıları
  ÇOK OKUNANLAR
‘Gıllı Çarık’a veda
Edirne Koleji Bahçeşehir'in
Anlı, şanlı Keşanlı
'O kızan' evinde
Ateşi sudan çıkardılar
Tam gaz gözaltı
Minibüs-otomobil çarpıştı: 9 yaralı
Erdem toprağa verildi
CHP'de 'disiplin' süreci
Bize benzedi
  DÖVİZ KURLARI
USD Alış
1.7424-TL
USD Satış
1.7508-TL
EURO Alış
2.3061-TL
EURO Satış
2.3172-TL
 Copyright © Edirne Hudut Gazetesi
 Yeni Hudut Gazetecilik Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti.
 Babademirtaş Mah. Demirtaş Sok. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
 Tel: 0.284.212 53 59 | Fax: 0.284.212 38 74