ANASAYFA
25 Eylül 2022 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
DUR BAKALIM NE OLACAK?
Yayın Tarihi: 20 Haziran 2019 Perşembe, 06:16
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Sadece bizde olsa vallahi alınıcam ve 'ne kadar da salak bir toplumuz' diyecem ama dünyada örnekleri de çok ve bilim bunu inceliyor, inceleyecek. Çünkü şu an ki durumumuz da aynı. 
Avrupa'da yaşanan kısaca şu; Estonya'dan İsveç'e giden ve içinde 989 yolcu olan Alman yapımı bir feribot kıyıya yakın bir mesafede bir saat içinde batar. 137 kurtulan yanında 852 yolcu ölmüştür. Hepsinin kurtulma olasılığı varken ölü sayısının fazla olması şaşırtıcıdır. Bilim insanları kazanın teknik nedenlerini incelemekle kalmayıp; kurtulanları, ölenlerin yakınlarını,  davranış psikolojisi olarak da yıllarca incelemişlerdir.  Rapor; su miktarı artmasıyla birlikte tahliye işlemi başlar. Ancak yolculardan sadece 137'si feribotu terk eder. Diğer 852 yolcu kaptanın; 'panik yapmayın dünyanın en güçlü feribotundasınız' sözlerine güvenerek su boşaltma işlemini izlemekle yetinir. Feribot dibe inmeye başladığı sırada bile yolcular su tahliye işini izlemişlerdir. Bu olay psikoloji tarihine; Estonya Feribotu Sendromu olarak geçmiştir. (Kaynak; İbrahim Varlı-Birgün Gazetesi 18.06.2019)
Benzeri bir öykü de anlatılır toplumumuzda. Köyü sel alır, köylüler planlı bir şekilde tahliye edilir. İmam camidedir ve tüm ısrarlara rağmen çıkmaz. Su yükseldikçe çatıya çıkar ve kayıkla gelirler kurtarmak için binmez. Minarenin şerefesine çıkar, helikopterle kurtarmaya gelirler gelmez. Sonuçta boğularak ölür. Öte dünyada sorguya alınan imama kendini kurtarmak için neden uğraşmadığı sorulur. Kurtarıcı beklediğini söyler. Köylüyü kurtaran araçların, kayığın, helikopterin kurtarıcı olarak gönderildiğini söylerler ama o kaderin kendisini kurtaracağına olan inancından dolayı bu dünya araçlarına tenezzül etmediğini söyler. Oysa aklı öne çıkarsa kendisini kurtarmaya gelenlerin kader olduğuna ikna edebilse kendini, kurtulacak.
Bir de Aziz Nesin'in muhteşem öyküsünde vardır benzeri anlatım ki toplumsal bir derstir.Aziz Nesin bilgedir, okudukça hayat üniversitesini bitirmiş olursunuz.
Bilenler bilir; 'Dur Bakalım Ne Olacak?' adlı öyküyü. Fıtık Amcanın güzel ve küçük karısı sokakta hep çarşafla gezer. Fıtık Amca çok kıskanç olduğundan, gencecik karısının kadın akrabalarıyla bile sık görüşmesini istemez. İyi ama Fıtık Amcanın evde olmadığı zamanlar kızın canı sıkılır. Kıskanç Amca, bir yandan da karısını eve hapseden koca izlenimi vermek istemez çevresine. Karısına güvenen bir koca görünümündedir. İşte bu yüzden, kendisinin evde bulunmayacağı iki gün karısına alışveriş için, çok uzaklara gitmemek koşuluyla, sokağa çıkabileceğini söyler. Genç kadın buna çok sevinir, ama sokakta ne yapsın tek başına? Sinemaya gidip gidemeyeceğini sorar. Fıtık Amca uzun uzun düşünür. Karar vermek kolay değil. Gitme dese, karısına baskı yapmış olacak. Git demeye de içi elvermez. Birlikte gitmeleri hiç uygun değil. Sonunda kendisinin izlediği bir filme yalnız gitmesine izin verir.
Genç kadının tek başına sinemaya gidip geldiği günün akşamı Fıtık Amca merakla hanımının ne yaptığını merak eder. Kadın anlatır. Evden çıkmış, sokakta bir herif peşine düşmüş, o sinemaya girmiş adam da girmiş, onun yanına oturmuş, orasını burasını ellemiş, film bitince de kendisini izlemiş, eve gelmiş, kapıyı açmış ama herifte girmiş, yatmış, adamda yatmış. 
Tüm bunlar şiveye göre anlatımlı ki harika. Her cümlede gülme krizine düşersiniz, ağlanacak sosyal durumu görmeden. Peşindeki herifin ne yapacağını merakla bekleyen kadın gibi Fıtık Amca'da anlatımı bekler; 'Dubakalimn'olcek?' diye diye. Hikâyenin sonunda kadın, olağanüstü saflık ile 'bişey yapmadı ki, senin yaptığını yaptı' der.
Anlatıcı bu derslerle dolu hikâyeyi kahvede anlatır ki, memurundan işçisine, esnafından işsizine merakla dinlenir. Sonrasında sitem ederler anlatıcıya, bunun ülkedeki kötü düzen ile zor geçim şartları ile yönetenlerin olumsuz durumları ile ilgisi olmadığına hükmedip günlük geyik muhabbetlerine dönerler. Hikâyede kendilerini göremezler.
Bile bile ölümü beklemenin altında kaptanın güven verici söylemi vardır. İmamın somut kurtarıcılara tenezzül etmemesinde tanrının kendini kurtaracağı inancı vardır. Fıtık Amca hikâyesinden ders almayan değişik toplumsal kesimden insanın, kaderine boyun eğmiş ruh hali, kör inancı vardır. 
Bu tür 'güven veren' söylemlere umut bağlayarak, inancımızın, kişilerin peşinde gitmedik mi? Gitmiyor muyuz? Dünyalı olarak; savaşların ve sınırların olmadığı hakça bir düzeni bekleriz. Yurttaş olarak; adaletli gelir, sağlıklı yaşam, iş güvencesi, örgütlenme, kamusal eğitim, adalet ve özgürlüğün olduğu bir ülke bekleriz. Kentli olarak; akarsu kıyılarımızın ve iki köprü arasının doğala zarar vermeden düzenlenmesini, Kaleiçi evlerinin aslına uygun onarılmasını, kent ulaşımının ulaşılabilir ve düzenli, sağlıklı olmasını bekleriz. Ha bir de son yıllarda; Selimiye Meydanının acilen düzenlenmesini, Edirne Sarayı ve bahçesinin doğallığı içinde düzenlenmesini falan bekler olduk. 
Dünya, ülke ve kent için daha birçok beklentimizi ekleyebiliriz buraya. 
Beklentilerimizin olması için Estonya Feribotu yolcularından 137'sinin yaptığını yapsak, imam gibi inat etmesek, Fıtık Amcanın saf hanımı gibi olmasak dünya da, ülke de, kentimiz de değişecek ve yaşam mutlu olacak. Bizler Fıtık Amcanın hanımı gibi bekliyoruz, sonucun ne olacağını bile bile. Ama erkekliğe de toz kondurmuyoruz.
Daha ne kadar bekleyeceğiz? Kurtuluşun, inandığımız cennetin dünyada olduğunun, ellerimiz ve beynimizle mücadele etmeden mutlu-huzurlu olunamayacağını ne zaman göreceğiz?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Sağlık Bakanlığı'ndan mal alım ilanı
Vakıflar gayrimenkul kiralayacak
Taşıt satılacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke