ANASAYFA
11 Ağustos 2020 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK!
Yayın Tarihi: 23 Temmuz 2019 Salı, 06:00
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

         “Kriz, Çince’de fırsat demektir” diye çok yaygın bir söylem vardır. Şöyle küçük bir araştırma yapınca, bu söylemin Çince yönünden doğru olmadığına dair çok sayıda kanıta rastlarsınız, ama konumuz bu değil elbette. Gerçek hayatta, ortamı doğru değerlendirenlerin krizi fırsata çevirebildiği de bir gerçektir.

         S-400’lerin gelişi ile Türkiye'nin F-35 program ortaklığı askıya alındı. Bu durum, sadece hava gücümüze değil, savunma sanayimizin gelişmesine de vurulan bir darbedir. Ve adeta bu alanda bir kriz halidir.

         Peki, savunma sanayinde krizi ilk defa mı yaşıyoruz?

         09 Temmuz 2019 tarihli yazımda, 1964’ten günümüze ABD-Türkiye arasındaki ilişkiler ve yaşanan olayların kronolojisini özetlemiştim. (http://www.hudutgazetesi.com/yazar/6659/s-400ler-gelrken.html) Bu süreçte en dikkat çeken iki olay, Kıbrıs sebebi ile yaşanan, 1964’teki Johnson Mektubu ve 1975’teki Silah Ambargosu meselesidir! Her iki yaptırım da Türkiye’nin karşılaştığı oldukça ciddi problemlerdi. Yani birer krizdi.  O yazıda da verdiğim TSK Güçlendirme Vakfı linkinde (https://www.tskgv.org.tr/tr/hakkimizda/tarihce)  o krizlerin nasıl fırsata çevrildiği görülmekte olup özetle şöyledir.

         ABD’nin yaptırımları üzerine, Türkiye’nin savunma sanayinde dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla; savunma sanayinde vakıf modeline geçilmiş ve TUSAŞ (1973), ASELSAN (1975), HAVELSAN (1982), ROKETSAN (1988) gibi alanlarında oldukça iddialı kuruluşlar doğmuştur.

İşte bugün “yerli ve milli” diye övündüğümüz; uydu, füze, silah, teçhizat, araç ve gereçlerin hepsi, 1973-1988 arasındaki 15 yıl içinde temelleri atılıp geliştirilen kuruluşların başarısıdır. Yani ABD’nin 1964 ve 1975’teki yaptırım ve dayatmalarının yarattığı kriz fırsata çevrilmiştir.

         Ve bütün bunları ‘ESKİ TÜRKİYE’ gerçekleştirdi! Hani şu beğenmedikleri ‘Eski Türkiye’! Ve o ‘Eski Türkiye’ ABD’nin silah ambargosuna karşı ne yapmıştı biliyor musunuz? İncirlik Üssünü ABD’ye kapatmıştı, yani ABD’yi İncirlik’ten kovmuştu!

         Peki, şimdi yani ‘YENİ TÜRKİYE’de krizi fırsata çevirme imkân ve kabiliyetimiz var mı? Hemen söyleyeyim, bence yok!

         Çünkü o ‘Eski Türkiye’de, o kuruluşları sıfırdan kurup bugüne getiren eğitilmiş insan gücünün, bugün oldukça azaldığı konusunda derin edişeler var. Bu endişelerin sadece eğitimle ilgili olanlarını üç alanda toplayabiliriz.

         1- Eğitimin kalitesi çok düştü: Hemen her sene değişen sınav sistemleri yetmezmiş gibi, bir de “inançlı gençlik yetiştireceğiz” saplantısı ile her tarafa imam hatip lisesi açılıp öğrencilerin bu okullara zorlanması ile sistem tam bir çıkmaza girdi. Sonuç ise tam bir felaket! Bakınız:

         OECD tarafından gerçekleştirilen ve 15 yaş grubu öğrencilerine uygulanan, ‘PISA’ sonuçlara göre, Türkiye 72 ülke arasında 50. sırada bulunuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı ve ‘Yerli PISA’ olarak bilinen ‘ABİDE’ eğitimin araştırmasının sonuçlarına göre ise 8. sınıf öğrencilerinin yüzde 16'sı dört işlem yapamadığı ortaya çıktı.

Ve 2019 Üniversite Alan Yeterlilik Sınavı sonuçları: Matematik 40 soru 4,8 doğru, Fizik 14 soru 1 doğru, Kimya 13 soru 0,9 doğru, Biyoloji 13 soru 1,3 doğru!

         2 - Üniversitelerin bilgi ve teknoloji üretme kapasitesi oldukça geriledi: Hemen her yıl açıklanan listeye göre Dünyanın en iyi 100 üniversitesi listesine giren Üniversitemiz yok! İlk 500 Üniversite içinde ise (her biri ancak bir-iki kategoride) 5-10 arasında üniversitemizin adını görebiliyoruz.

         3 – Yurt dışına göçen yetişmiş insan gücündeki artış: Bir araştırmaya göre, 1980'de yüzde 4,4 olan söz konusu oran, 2010'da yüzde 12,4’tü. Bugün ise bu oran daha da endişe verici boyuta ulaşmıştır. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın yaptığı hesaplamaya göre, Türkiye'nin 20 OECD ülkesindeki göçmen stoku, 230 milyar dolarlık yurt dışına giden doğrudan yatırım anlamına geliyor!

         Başa dönersek, “S-400’lerin gelişi ile F-35 program ortaklığından çıkarılmamızın, yarattığı krizi ‘YENİ TÜRKİYE’de fırsata çevirebilir miyiz” sorusunun cevabı şudur: Bu kafa ile gidersek asla mümkün değildir! Hatta bu kriz başka krizleri de tetikler!

 

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Damla Çisem ve Serhat nişanlandı
Kaynana gelin adaş çıktı
Ormanlık alanda mangal yasağı
Mezbelelik deresi
Evde 110, kapıda 220
‘Test uygun imkanlarla yapılmalı’
İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI BAKAN YARDIMCILIKLARI
Bu da motorlu damat!
Nöbetçi Eczaneler
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE