ANASAYFA
22 Ocak 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
SURİYELİLER!
Yayın Tarihi: 30 Temmuz 2019 Salı, 06:41
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

        Öncelikle ve özellikle belirtmek isterim ki benim için; dini, dili, ırkı ve dahi ayırt edici her ne sıfat kullanılıyorsa bunlardan önce “İNSAN” gelir. Suriyeli ile Moritanyalı, Guatemalalı, Taylandlı, Finlandiyalı ya da herhangi bir başka etnik/dini kökenli olmanın arasında bir fark yoktur. Onun için “Suriyeliler” derken bir ayırım anlamında değil, bir şekilde yurtlarından Türkiye’ye gelmiş olan insanlardan bahsediyorum. Benim bu düşüncemi “biz Suriyeliler ile din kardeşiyiz, aynı ümmetteniz, aynı coğrafyada yaşıyoruz, benzer kültüre ve ortak geçmişe sahibiz, nasıl olur da başkaları ile aynı kefeye koyarsın” diye eleştirenlerin de, “buraya kaçmak yerine, vatanlarını savunsalardı” eleştirisini getirenlerin de olacağını düşünüyorum.

        Sonuçta adı ne olursa olsun ya da konu ile ilgili nasıl düşünürsek düşünelim, ortada devasa bir sorun olduğu da bir gerçek! Meseleye nasıl bakarsak bakalım sorunun ulaştığı boyut, “onlar da bizim gibi insan, bırakınız Ülkemizde diledikleri gibi yaşasınlar” deme lüksümüzü aşmıştır.

        Mülteciler Derneği’nin güncel ve resmi verilere göre hazırladığı bilgiler çok çarpıcı. Temmuz 2019 irtibatıyla Türkiye geneli ve yoğun oldukları bazı illerdeki Suriyeli sayısı, yaşadıkları illere göre oranlar da dahil özet bilgiler şöyle: (Detaylar için linke bakınız) (https://multeciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi/)  

        Türkiye geneli 3.630.575 (%4,43), İstanbul 547.479 (%3,63), Gaziantep 443.290 (%21,85), Şanlıurfa 430.537(%21,15), Hatay 429.293 (%26,67) Kilis 116.037 (%81,41). Sanırım bu bilgiler içinde en dikkat çekici Kilis ile ilgili olanı. Düşünsenize Kilis’teki Türk vatandaşları kendi illerinde % 18,59 gibi bir azınlıktalar! Doğrusu orada yaşayanların meseleye nasıl baktıklarını çok merak ediyorum. Suriyeliler ile ilgili diğer bilgiler de şöyle;

Geçici barınma merkezlerinde (kamplarda) kalan 103.579 (Toplamın %2,85’si),Türk vatandaşlığı verilen 79.894, (Kasım 2018 itibarıyla son 8 yılda) Türkiye’de doğan 405.521, Ülkesine dönen 337.729, Türkiye’de çalışma izni verilen 31.185 ve en az bir ortağı Suriye uyruklu olan şirket sayısı 15.159. Türkiye’deki Suriyelilerin 1.684.207’si (%46,38), 0-18 yaş arası yani çocuk!

        Sayısal veriler meselenin boyutunu ve içinden çıkılmasının ne kadar güç olduğunu daha net bir şekilde ortaya koyuyor.

Bu sayıları bir de Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik darboğazın istatistikleri ile birlikte değerlendirdiğimizde meselenin toplumsal hayattaki etkilerini daha kolay anlıyoruz.

Kış boyu tanzim satış çadırlarından ucuza ve fakat sınırlı miktarda patates, soğan için saatlerce sıra bekleyen ya da bunu kendine dert edinen vatandaşlar, ister istemez Suriyelilere yapılan 40 milyar dolarlık harcamayı sorgular! Ve elbette, resmi verilere göre % 15, gerçekte ise %20 üstünde olan işsizler ordusunun meseleye bakışı da çok önemli olur!

        En baştaki o “insan” vurgumuzla; sebebi ne olursa olsun resmi olarak kayıtlı 3.630.575 vatandaşımız olmayan İNSAN Ülkemizde yaşıyor. Ve; zaten yeterince sorunları olan, pastadaki payı gittikçe azalan bu Ülkenin esas sahibi vatandaşlarımız da ister istemez gözünü bu meseleye dikiyor ve de yaşadıkları sıkıntılarda onların payını da sorguluyor. Elbette ki sorgulanacak!

Ancak meseleye dair düşünceler açıklanırken; ayrımcı, aşağılayıcı ve düşmanlaştırıcı dil kullanmanın meselenin çözümüne bir katkı sunmayacağını, tam tersine karşı tarafta da benzer bir dilin egemen olmasını ve bunca sorunun üzerine bir de lüzumsuz gerginliklerin ve istenmeyen olayların yaşanmasına sebep olacağını biliyoruz. Nitekim bu hafta küçük boyutta da olsa bunun işaretlerini gördük.

Elbette ki, burası, atalarımızın ağır bedellerle yurt edindiği ve bizlerin de fedakârlıklarla koruyup yüceltmeye çalıştığımız vatanımız. Ama unutmayalım ki varlığından rahatsızlık duyduğumuz ve tepkili olduklarımızın %46’sı çocuk ve bunların yarım milyona yakını bu topraklarda doğmuş, hiçbir şeyden haberi yok! Bu sorun mutlaka çözülmeli ama aklıselim ile. Tepkisel hareketler ister istemez karşı tepkiyi doğuruyor ve meselenin çözümünü yeni sorunlar ekliyor.

Yapılacak iş, bir an önce Suriye’nin Resmi Hükümeti ile temasları başlatıp, dönüşlerinde insan haklarına aykırı eylemelere maruz kalmamaları yönünde garanti alarak onları ülkelerine göndermektir.

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bu kadarına pes!
Pazarcı ağlıyor!
Gürkan: Adayım Pekcanlı
‘Ekmeğimiz Kazanıyor’
Pekcanlı rakip bekliyor!
İba, belediye başkanları ile buluştu
CHP'de devir-teslim heyecanı
Saros'da can pazarı!
FETÖ ve PKK'lı aynı arabada
BASKETBOLUN PROFESÖRÜ: TUNCAY ÇAĞLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE