Geçtiğimiz günlerde Adem Özsoy’un bir yazısını okudum. Yazısında, “Vay Anasına” diye attığı manşettin nasıl ortalığı ayağa kaldırdığını yazmış. Yazısında övmesi gerekeni övmüş ve birilerinin karşı karşıya kalması için de yemi ortaya atmış.
Demiş ki “Edirneliler kaçakçı, Çukurca’dakiler kahraman ilan edildi”. Kimsenin Edirneliler'i kaçakçı ilan ettiği yok. Hadi etti desek bile bu kararı alan kişiler AKP’liler. Tepki koyuyorsan arkasında durmanız gerekir Özsoy. Üç satır altında “Müezzinoğlu’na bu yakışırdı” deyip de ne şiş yansın ne kebap yapıyor, dik duramıyorsun. Bir de öyle anlatmışın ki, bu konuda sanki bir tek siz çalışmış ve herkesi harekete geçirmişsiniz. Yahu seni kim dinler? Edirne’deki bütün gazeteler bu manşeti attılar. Herkes girişimlerinde bulundu. Uzunköprü Ticaret Borsası Başkanı’nın Ankara’ya çıkarma yaptığını, bu konu ile ilgili sadece o'nun çaba gösterdiğini söylemişsin. Hatta Ankara’da görüşmelere katıldığını yazmışsın. Bu kadar da olmaz. Yalan haber Uzunköprü'den dönüyor.
Bunun üzerine Uzunköprü Ticaret Borsası Başkanı Rahmi Eren’i aradım. “Başkanım, Ankara’da mazot ile ilgili ne girişimlerde bulundunuz” dedim. Dedi ki, “Ben Ankara’da Mustafa Yardımcı’nın başkanlık yaptığı Tarım Kurulu Toplantısı ve Tarım Meclisi Toplantısı'na katıldım.”
Dedim ki, “Çıkartma yapmışsınız. Adem Bey de Ankara’da görüşmelere katılmış.”
“Yok efendim, bu kadar da yalan olmaz, Adem bey beni telefon ile aradı. Ankara’da toplantıda olduğumu ve müsait olmadığımı söyledim” dedi.
Rahmi Eren ve bölgedeki bazı oda ve borsa başkanlarının Ankara’daki vekillere, bakanlığa ve Rıfat Hisarcıklıoğlu’na bu konunun düzeltilmesi için yazışmalar yapıldığını çok yakından biliyorum.
Siz şu Ankara görüşmelerine kiminle gittiniz onu da bir yazınızda açıklarsanız seviniriz.
Mustafa Yardımcı ile ilgili şimdiye kadar tek bir yazı yazmadım. Sebebi şudur: Ben Edirne Ticaret Borsası’nın basın danışmanı olduğum için etik olmayacağını düşünüyordum. Seni gazete okumaya davet ediyorum. Okuyorsundur da, işine geldiği gibi! Mustafa Yardımcı bu olayın ilk gündeme geldiği günden bu yana Bakanlık Müsteşarı ile en az üç defa görüştüğünün, gelen maillerin yakın şahidiyim. Benim anlamadığım en çok sıkıştığınız da, gelip ağlayarak destek istediğiniz Mustafa Yardımcı ile ne oldu da her yazınızda bir sataşma yapıyorsunuz? Ben bunun sebebini iyi biliyorum. Mahkemede hesap vereceğiniz için, açıklamak bana düşmez. Gerektiğinde bunu yapmak Mustafa Yardımcı’ya düşer.
Bu arada üniversite ile ilgili olarak yazılarıma sömestr nedeni ile ara veriyorum. Rektör Bey ile bu süreç içerisinde savcılık ve adliye koridorlarında yüz yüze geleceğiz. Üniversite ile ilgili bundan sonra yazacağım konu ile ilgili kopya vereyim. Eğitim Fakültesi'ndeki laptop toplantısını yazacağım. Sayın hocam bakın önceden konuyu da söyledim. Varsa bir açıklamanız avukat vasıta ile değil bir faksla ve maille bildirebilirisiniz.