ANASAYFA
17 Eylül 2019 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
VAKIF!
Yayın Tarihi: 05 Eylül 2019 Perşembe, 06:15
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Osmanlı coğrafyasında Avrupa türü bir sosyal gelişme yaşanmadı. Kendine özel bir sosyal gelişim izledi ise de batının etkisi gözle görünür durumdadır. Özellikle zayıflama ve yıkılış dönemleri iki arada bir derede örneği batının dayatması altında geçti der tarihçiler.
Osmanlı topraklarında toprak ağaları var iken batıda derebeyleri vardı. Derebeyleri kendi çıkarları gereği birbiri ile birleşerek ortaçağda egemen olan kilise (din) etkisini kaldırdılar. Birey dini inancını kiliselerde bedelini ödeyerek icra ederken yurttaşlık işlerini kamu adına devlet görevlileri ile belirliyordu. Bu laikliğin anayasasıdır. Bizde ise Padişah aynı zamanda dinin temsilcisi halifelik görevini yapıyordu.
Avrupa'da topraklar derebeyinin iken bizde imparatorundu. İmparator kendi işlerinin yapılması (asker, vergi, iaşe, iane, vb) karşılığında arazileri genelde vakıflar üzerinden verdi. Vakıf geleneğinin İslami bir geçmişi de vardır. İlk vakfın Hazreti Muhammet tarafından Medine'de kurulduğunu, kendi malı olan hurma bahçelerini Müslümanlığın savunulması için vakfettiğini yazar tarihçiler.
Cumhuriyet ile birlikte vakıflar medeni kanun kapsamına alındı. Osmanlıdan Cumhuriyet'e gelen önemli tarihi kişilerin vakıfları kadar azınlıkların malvarlığı vakıflar da vardı. Bunları kabaca ikiye ayırıyor yetkililer; mazbut ve mülhak vakıflar. Mazbut Vakıflar; Osmanlı döneminde kurulmuş ama yöneticileri olmayan vakıflar. Mülhak vakıflar ise; yine Osmanlı döneminde kurulmuş ama günümüzde yöneticileri olan vakıflar. Mazbut Vakıfların bugünkü yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.
Geçmiş yıllarda babamın ölümünden sonra miras bölüşümü yapmıştık. Tapuları kendi üzerimize çıkartırken tapu müdürlüğü elimize bir belge verip 'Edirne Vakıflar Müdürlüğüne bu parayı yatırmanız gerekiyor' dediğinde tanıştım Vakıflarla. Daha önce bildiğim sadece Aziz Nesin Vakfı idi. Geldik ve gereken bedeli yatırdık. Meğerse bizim araziler Osmanlı zamanında Gazimihal ailesine tapuluymuş ki biliyoruz Gazimihal ailesi Osmanlının Avrupa'da öncü kuvveti. Edirne Gazimihal'i iyi tanır çünkü adı birçok yerde yaşamaktadır.
Köyümüzün kurulduğu 1879 yılından beri kullananlardan alınmayan verginin bizden alınması ise bir mevzuat değişikliği imiş. Birlik olup hukuk mücadelesi verme önerimiz oldu ama bunu başaramadık ve hepimiz helal etmesek de ödemelerimizi yaptık.
Vakıf; sonuçta bir iyilik kurumudur ki Vakıflar Müdürlüğünün web sitesinin açılış sözü; 'Vakfet, Yaşat, Yaşa' dır. Yani vakıf; vakfetmekten, bağışlamaktan gelir.
Örneğin gündemde olan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin protokolünü iptal ettiği vakıflar öğrenci yurtları açmış. Neyle? Büyükşehirin parası ile. Büyükşehir kendisi neden açmamış? Yani öğrenci yurdu için malını bağışlayan yok. Siyasi ilişkilerle, belediyenin parası ile yurt yapılıyor ve vakfa veriliyor, vakıfta bunu işletiyor. Ya da devletin eğitim, onarım, sağlık, ulaşım gibi her alanda yapması gereken işleri iktidara yakın veya makam sahibi kişilerin kurduğu vakıflara para aktararak yapması ne kadar mantıklıdır?
Bugün Cumhurbaşkanı olan R.T. Erdoğan, aile yakınlarının ve partililerinin kurduğu bu vakıfları 'Sivil Toplum Örgütü' olarak tanımlayıp devletin bunlarla; yönetilmesi gerektiğini söylemiştir.
Vakıf sivil toplum örgütü değildir. Kendi iktidarını güçlendirenlerin ve iktidar varlığı ile kurulan/kurdurulan vakıf ile Aziz Nesin Vakfını bir tutabilir misiniz? Birisi maddi ve manevi varlığını geleceğe bağışlayan ve bunun yolunda iktidarlara karşı bedel ödeyen kişi, diğerleri iktidarın bizden topladığı vergileri (ç)alarak kendini zenginleştiren kişiler.
Gelelim Edirne'ye. Osmanlı zamanından kalma birçok vakıf ve vakıf eserinin bulunduğu önemli illerden biriyiz. Bizden toprak parası alan Gazimihal Vakfı devam ediyor mu bilemem, Vakıflar Bölge Müdürlüğü sanırım Trakya olarak konuya hâkim tek birimdir. Son yıllarda Mimar Sinan ve Selimiye eserlerine sahip çıkmak amaçlı iktidar tarafından kurulan vakıflar dikkatimi çekti.
25 Temmuz 2013 günlü ETSO web sayfasında Selimiye Vakfı (SEKVAV) kurulacağı belirtilmiş. Kurucuları; Borsa Başkanı, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve arkalarındaki güç; TOBB Başkanı. Amaç; Selimiye gibi dünya kültür mirası listesine girmiş Mimar Sinan'ın bu ustalık eserine vakıf sayesinde yapılacak yardımlar ile sahip çıkılması.
Yine geçen gün (31.08.2019) yerel basından duydum; 2015 yılında kurucu başkan AKP'li Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu önderliğinde SİSEV (Sinan ve Sinan Eserleri Vakfı) Ankara'da kuruluyor ve 2019 genel kurulunu İstanbul'da yapıyor. Kurucusu ve yöneticileri Vali, Belediye Başkanı, TOBB başkanları vesaire.
Harcamaları kendi gelirlerinden mi yapacaklar? Aziz Nesin ve mirasçıları gibi değil elbette. Bulundukları makamları kullanarak devletin gelirlerinden aktaracaklar. O zaman vakfa ne gerek var? Zaten hepsi devlet görevlisi, devletin yapması gereken işleri neden kendilerinin kurduğu vakıflar üzerinden yapıyorlar? Vakfa aktarmadan doğrudan devlet bürokrasisi üzerinden yapsınlar.
Kısacası devlet artık sosyal devletlikten çıkmış şirket devlete dönüşecek iken ne yazık ki vergi muafiyeti ayrıcalığı sayesinde tarihi ve dini anlamdan koparılan vakıflar artık devleti yürütmektedir. Bu da laik, çağdaş, hukuk devletine aykırıdır.
İlimizde bulunan Selimiye, Mimar Sinan ve benzeri önemli tarihi adları kullanarak kurulan vakıfların ekonomik gücü 'devlet'tir. 
Ama M. Sinan veya Selimiye adı kullanılarak açılan bu vakıfların 'Selimiye Çukuru'na dair ne yaptıklarını, UNESCO'ya ne kadar yakıştığını biz kentliler sorgulayalım. Utanacak ve hesap sorulacak o kadar 'saygın' ve 'yetkili' var ki, hangisinden hesap soracağımızı kentliler olarak düşünmeliyiz.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Rengarenk bağ bozumu!
Göçebe lise!
Yılın Ahisi İsmail Bodur
Okullar iş umudu
Gürkan’dan esnafa uyarı
‘Süslü Kadınlar Bisiklet Turu’
Hamsiye alternatif: Sardalya!
Öğrenci harç kuyruğu
Kupada kura günü
Türkiye ikincisi okula Bilişim Atölyesi
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE