ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
HADİ BAKALIM, HAYIRLISI!
Yayın Tarihi: 12 Eylül 2019 Perşembe, 06:39
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Herkesi ilgilendiren ve ilgilendirdiği ve de gerçekten önemli olduğu için yöneticiler tarafından öne çıkarılıp üzerinde oynanan bir konu; eğitimdir. Her kişi henüz 3-5 yaşında iken bir şekilde eğitim süreçlerine dâhil olur ve bu süreç 25-30 yaşına kadar devam eder. Eğitim elbette yaşam boyunca devam eden bir süreçtir. Bunu geç fark eden Eğitim Bakanlığı, okullara 'yaşam boyu eğitim' adı ile etkinlikler koydu ise de göstermeliktir. Hayat yaşam boyu eğitimi zorunlu kılar. Bakanlığın projesi hayatın bu zorunluluğuna yanıt verecek bir çalışma değildir.
Bizim zamanımızda köylerde okul öncesi eğitim aşamalar yoktu. Okul öncesi yoktu ama hepimizin yönlendirildiği komşumuz yaşlılarından dini azıcık bildiği sanılanların kursu vardı. Ve sanırım hepimiz komşu dedenin veya köy imamının bugünkü vakıf sapıklarına inat gayet iyi niyetli Kur'an öğretme seanslarına katıldık. Ben 1963-1964 yılında eğitim ile tanıştım. Benim eğitim hayatımdan çıkışım mesleğim gereği uzun sürdü. Şimdiki gibi 'oku-oku-oku ama mesleğe başlayamama' gibi bir durumun olmadığı zamanımızda biz; 12 yıllık eğitim sonrasında 17 yaşında mesleğe başlama şansını yakaladık. Devamında öğretmenlik mesleği ve 28 yıl daha eğitim ile içiçe bir yaşam. Toplamda 40 yıl. Devamında 2004 yılından beri de kızım sayesinde halen eğitimin içindeyim.
Bugün yaşamımın bu kısa geçmişine bakıyorum da ben dâhil aileler, öğrenciler, çevredeki komşu veya dostlar azalarak da olsa hep mutlu yaşadık. Bu mutluluğun her gün elimizden gittiğini başlarda anlamadık ama özellikle 1980 sonrasında anlamaya başladık. Ama Aziz Nesin'in öyküsündeki gibi 'du bakali n'olcek?' diye diye önce eğitimdeki bozulma sonucu umudu, sonrasında da mutluluğu tükettik.
Ve tüketmeye devam ediyoruz. Her gün bir önceki günden daha kötüye gittiği algısı var toplumda. Bu umutsuzluk elbette iyi bir şey değil.  Ama umutsuz olmayan veya bazı bazı umutsuzluğa düşen hatırı sayılır bir toplum tarafı olduğunu da biliyorum. Yoksa çoktan kahrolur, yok olurduk. Yani elimizdeki mutluluğu yitirmiş gibi olsak da umudun tamamen yok olduğuna inanmıyorum.
İşte bir eğitim-öğretim yılı daha başlıyor. Ülkede 19 milyon dolayında öğrenci zorunlu eğitim kapsamında. Edirne'de genelinde ise eğitim öğretim yılı; 417 kurumda, 3184 derslikte, 3774 öğretmen ve 55.742 öğrenci ile başladı. 
Klasik temenni olarak hepimiz; hayırlı olsun, başarılı geçsin gibi sözler söyledik. Bu normal. Ancak sonrası önemlidir. Bu temennileri yeterli bulup kenara çekildiğimizde, yetkililere güvenip sorgulamayı bıraktığımızda mutsuzluğumuz artacaktır. Sonuçta şikâyet eden mutsuz kişilerden olacağız. Çünkü yaşamın ritmi harekettir. Hareket için de bilgi, ilgi, umut ve hedef gereklidir. Çocuğumuzun, yakınımızın eğitimi için de bunlar zorunludur. Çünkü eğitim; gelecektir, eğitim; dünü anlayıp yarına aktarmaktır, eğitim; örgütlenmedir, eğitim; hareketin motorudur.
Zorunlu eğitimi içine alan 5+3 modelinden 4+4+4 düzenine geçeli sekiz yıl oldu. Yanlış olduğunu hep söyledik ama iktidarın 'eğitimi bozma' amacını anlatamadık.  Bu yanlış karar sonucunda da daha lise çağında yani son 4'lük dilimde, tercih zorlamaları yüzünden yüzbinlerce öğrenci eğitimden soğumuş durumdadır. Bir yanda her türlü olanağı sağlanmış ancak tercih edilmediği için boş duran İmam Hatip Liseleri, diğer yanda kapasitesinin üzerinde talep edilen ancak eleme yapılarak sayısı düşürülen liseler. Sebep? İktidarın imam hatip ısrarıdır.
Eğitimin her kademesinden sorumlu bakan, imam hatip lisesinde katıldığı eğitim öğretim yılı açılış konuşmasında ne demişti?  “İmam hatipler vicdan ile liyakatin bilim ve teknolojiyle birleştiği yerdir.” Bir bakan, okulları arasında ayrım yapabilir mi, yapmalı mı? Bu nasıl bir anlayıştır? Daha önce de okulları nitelikli-niteliksiz diye ayırmışlardı. İmam Hatip Liseleri bu kadar yararlı ve geleceği parlak okullar da özel sektör neden İmam Hatip Lisesi açmaz? Veya bizi idare edenler neden çocuklarını bu okullarda okutmazlar da özel okullara veya yurt dışına gönderirler?
Bu yıl da sorunlarla başlayan bir yıl oldu. Zaten başkası beklenemezdi. Ki bu bir önyargı değil. İktidarın eğitime bakışı ile ilişkilidir. Bu bakış farkının kanıtı her gün karşımıza çıkar. Eğitimde yaşanan özelleşme ve dinselleşme bir kanıttır.  Eğitim için kent değiştiren öğrencilerimizin barınmak zorunda bırakıldıkları vakıf yurtlarında taciz ve istismara uğraması bir kanıttır. Zorunlu eğitim çağında olduğu halde 1,5 milyon üzerinde öğrencinin 'gevşetilen' durum sonucunda açık öğretime geçmesi bir kanıttır. 
Öğretmenlerin durumu apayrı bir kanıttır. Diplomasını almış bir öğretmenin mülakat ile ayrıştırılması ve sözleşmeli öğretmenlik ve ücretli öğretmenlik gibi sınıflandırılması bir kanıttır. Ataması yapılmayan 700.000 dolayında öğretmenin yerine koyun kendinizi veya yakınınızı, bundan somut kanıt olabilir mi? Ve ekonomik durum? 2009'da 835 dolar olan dokuzuncu derecedeki bir öğretmenin maaşının Ağustos 2019'da 683 dolara düşmesi kanıttır.
Kısacası 'eğitim şart'. Ama önce bildiğimizi içselleştirip harekete geçirmek gerekiyor ki eğitim harekettir, dinamizmdir, gelecektir. 
Geleceği güzel kurmak için de laik, bilimsel, kamusal, parasız, çağdaş, özgür, soran-sorgulayan eğitim sistemi gerekir. Soralım; tüm ülkede İmam Hatip Liseleri neden açılıyor? Soralım; Edirne'de Karaağaç Yatılı Bölge Okulu neden kapanıyor? Soralım; okul onarımları tekniğin bu kadar geliştiği çağımızda neden yaz dönemlerinde yapılmıyor da okul öğrencileri başka okullara taşınıyor ve neden fiziki yapısı geliştirilmiş ama öğrencisi az okullara taşınmıyor? 
Ve elbette “Susamam”. Bizde müzisyen Şanışer ve arkadaşları gibi susmayacak isek, susamam diyor isek; 'Hadi Bakalım, Hayırlısı…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE