ANASAYFA
16 Ekim 2019 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
KIR VE KENT
Yayın Tarihi: 03 Ekim 2019 Perşembe, 06:37
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Kentte yaşıyoruz. Bundan 50 yıl önce kentlerde yaşayanlar azınlıkta iken bugün kentlerde yaşayanlar yüzde seksen-doksanlara ulaştı. Gelecek kentlerin. Tamam.
Yaşamımızın vazgeçilmezleri nedir diye sorulsa hiçbirimiz televizyon, telefon, mobilya vs. demeyiz. Hepimiz, gıda deriz. Ki gıda ürünlerinin kendileri ve ham maddeleri kırlarda yetişir. İşte bu nedenle kentte yaşıyor olsak da kırlar olmadan yaşamımızı devam edemeyiz.
Bu nedenle dünyada 1960'lerde başlayan ve bizde 1980 sonrası yazılan mevzuatla yolu açılıp AKP zamanında vahşice uygulamaya konulan kırların yok edilmesi sürecini iyi anlamalıyız.
Tarihi bilgimiz bize kalkınmanın sanayi ile olmasını söylüyor. Sanayinin gelişmesi elbette fen ile olacaktır. Bu gelişme ile insan daha az çalışarak daha çok ve insan emeğini kolaylaştırıcı araçlara sahip olacaktır. Ancak aynı bilgi sanayinin kırlarda da olmasını ve bir plan dâhilinde kırların da üretkenliğini arttırmamızı söylüyor. İşte burada ayrışma yaşanıyor.
Kırlardaki üretim uluslararası firmaların egemenliğinde 'endüstriyel tarım' olarak mı, yoksa örgütlü küçük aile işletmeleri ile mi olacaktır?
Kırlardaki emek elbette sanayide üretilen makineler ile azalacaktır. Böylece az insanla çok üretim olacaktır. O zaman ne olmalı? Kırlarda fazlalığa çıkan yurttaşların kentlerde üretime katılmasını sağlayıcı iş alanları oluşturmak şarttır.
Kırlar; doğaya efendilik taslamadan, doğayla dost üretim yapıları içinde ülkeyi besleyebilecek bir üretim yapısı içinde üretici gücün köylü olmasını sağlayarak kentleri besleyebilir. Kentler; üretilen sanayi malları ve hizmet ile kırların ve kentlerin yaşamını kolaylaştıracak ve kır-kent bütünlüğü içinde ülke gelişecektir.
Kır kent birlikteliğinin ve yardımlaşmasının en önemli belirtisi ise üreticiden tüketiciye kolay ulaşılabilen halkaları kurmaktır. Bu kooperatifler veya başka örgütlenmeler ile sağlanabilir.
Geçmişte kırlarda imece geleneği vardı. Ancak başta yaygın iletişim araçları olmak üzere eğitim ve din de kullanılarak topyekün sistemin yozlaşmayı dayattı. Bunun sonucunda sosyal yapı bozulmuş ve bireycilik egemen kılınmıştır. Bu süreçte resmi kurumlar tarafından doğru yönlendirme de yapılmamıştır. Böylece kırlar, kentlerde üretilen sanayi mallarının hurdalığına dönüşürken kazanç da kentlere akmıştır.
Özellikle AKP devrinde adeta kırların boşaltılması programı uygulanmıştır. Kırlar üretmemeye teşvik edilmiş, ürünlerine değer verilmemiş ve dışalım tehdit olarak kullanılmıştır. Üretmeyen kırsal nüfus, kentlere hücum etmiş ve kent yoksulları olarak biçare bırakılmıştır. Kentlere göçen ve yoksun bırakılan insanlar kömür, makarna, pirinç ve bir-kaç yüz liralık yardımlarla oy deposu olarak görülmüştür. Yaşadıklarının kader olduğuna inanmaları için de din kullanılarak Diyanet İşleri'ne havale edilmişlerdir.
Yeni kuşak bilmeyebilir ama bizim kuşak yaşamıştır; sonbahar kırsalın bayram aylarıdır. Yıl boyu ürettiklerini pazarlamış, kış için nevalesini ambara atmış, tohumlarını kenara biriktirmiş ve varsa düğünlerini yapma zamanıdır sonbahar.
Kırsalda insan emeğine dayalı üretim elbette azalmalıdır. Ama bu kır insanının üretimini yok sayarak arazilerini elden çıkarmasını zorlamakla olamaz. Veya kente gıda ürünleri pazarlayan sermaye çevrelerinin 'sözleşmeli üretim' dayatması ile de olmamalıdır. Yapabilenler endüstriyel tarım yapsın ama kentte iş bulma garantisi olmadan kırları aile işletmelerinden koparmak insan haklarına aykırıdır. Dahası ülke demografik yapısı bozulmakta ve umutsuz, yorgun, stresli, kanan ve kandırılan yurttaşlar çoğaltmaktadır.
Tarımsal politikalarda amaç kırda yaşayanları kentlerde kul yapmak ve kırdaki gıda üretimini uluslararası tekellerin eline vermek ise yapılan doğrudur! O zaman siyasetçiler bizden oy isterken açıkça bunu söylemelidirler. Seçilmeden önceki söylemleri ile iktidara gelince başka türlü uyguluyorlarsa sorun bizim kanmamız ve kandırılmışlığımızdadır.
Endüstriyel tarım tarzı, yani kısır döngü; çiftçileri çok uluslu şirketlerin pazarı haline getirip gelirlerinin azalmasını sağlamak ve öte yandan bu şirketlerin kazancını arttırmak. Tohum, gübre, ilaç, teçhizat, üretimi arttırmak adına kırlara aktarılacak ve ürününe değer verilmeyen üretici kredilerle boğularak geleceği karartılacak.
Hepimiz kentlerde yaşıyoruz ama çoğumuzun kırla bir bağlantısı var. Kentlerde ucuz ve sağlıklı gıda ile beslenmek istiyorsak kırları unutmamalıyız ve korumalıyız. Sanıyorum kırlarda yaşayanlar bu yazıyı oku(ya)mayacak. Kentte yaşayıp kırda tarım ve hayvancılık yapanlar da bu yazıyı okumayacak belki. Ama okuyan kentliler olarak yapacak çok şey var. Biz kentliler olarak tüketici örgütlenmemizi yapsak ve gıda ihtiyaçlarımızı da kırdaki dostlardan sağlama talebimizi belirtsek ne olur? Kırlar da örgütlenip bizlerin taleplerine karşılık verirler mi?
Olamaz mı? İllaki bir lider, şef, önder mi gerekli? Hepimiz okumuş çocuklarız. Kırda ve kentte yoksulluğu önlemek için bir yeni yaşam alanı oluşturmak zorundayız. Belki henüz 'istendiği' kadar yoksul ve yoksun değiliz ama gidişimiz dip. Ya teslim olup dibe vuracağız ya da okuduğumuz, bildiğimiz teorileri hayata geçirme çarelerini bulacağız. Zaman bugün değilse ne zaman? Neden biliyoruz da yapmıyoruz???

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Dubadan döner kavşak!
Altyapısızlık 'altyapı' kurdurdu!
Çiftçinin kasası ‘tamtakır’
Edirne'de Kadın Futbol Takımı
EDİRNE İCRA DAİRESİ
U-14'te Çarşamba mesaisi
Orhan Çebi güven tazeledi
‘Genç nüfus göçü artıyor’
Köylere Kimlik Panosu
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE