ANASAYFA
29 Mayıs 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
ELBET DEĞİŞECEK
Yayın Tarihi: 24 Ekim 2019 Perşembe, 06:37
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yerel gazeteleri okurken bir haber dikkatimi çekti;  'Tuvalet ihalesi sonuçlandı!' Kent merkezinde bulunan üç tuvalet on yıllığına ihale ile kiralanmış. Hafta sonu Eskişehir'de idik Kent Konseyi yetkilisi olarak ve 'hayran olunan kent' olarak tanımlıyorum ben bu güzel kenti. Otobüs ile gidince ilk ve son olarak görülen yer otogar olur elbette. Giderken otobüsten inip hemen kent içi ulaşım araçlarına geçtiğimiz için otogarı görmemiştik. Dönüşte epeyce kaldık otogarda ve dinlenmek için en iyi mekân olduğunu gördük.
Bir daha yineleyeyim; 'dinlenmek için en iyi mekân' diyorum. Diyorum çünkü gerçekten öyle. Cuma günü saat 21.00'de vardığımız Eskişehir'de iki gün dolu dolu bilgi ve örnekler yükledik beynimize ve yorulduk. Bu yorgunluğa bir de gece yolculuğu eklenecekti. Ama otogarda kentin yorgunluğunu bıraktık ve gece yolculuğuna dinç olarak başladık.
Otogarda dinlenilir mi? Evet Eskişehir Otogarı'nda biz dinlendik.  Araç sesi yok. Simsar, çığırtkan sesi yok. Esnafların mal satmak için bağrışmaları yok. Bu sessizliğin ortasında bir havuz var ve buradan çıkan su sesi, sıcacık ortam size huzur veriyor. Bu sakin ortamda; kitap, gazete veya diğer tüm ihtiyaçların karşılandığı dükkânlar var. Televizyon izleyip, gazete-kitap okuyarak zaman geçireceğiniz ve çay, kahve, meşrubat içilebilen oturma mekânları var. En önemlisi tertemiz tuvaletler var. Hem de ücretsiz, evet ücretsiz.
İki günün yorgunluğunu bu nezih ortamda bırakıp sabah Edirne'de olacağımız otobüse bindik. Bir otogardan ayrılıp sabah 08.30 gibi kendi otogarımıza geldiğimizde yolculuk yorgunluğu değil otogar yorgunluğu bastı üzerimizi. Önce üşüdük. Hizmetler zaten yetersiz. 'Otogarda bir yolcu' olmanıza rağmen oturduğunuz an müşteri sanılıp garson tarafından rahatsız ediliyorsunuz. Uykulu gözlerinizi açmak için lavaboya gittiğinizde pis bir ortam ve üstelik fazla bir ücret ödemek zorunda kalıyorsunuz.
Yıllardır aynı partiden olan yöneticiler, iki kent arasında bu kadar farkı nasıl yaratabiliyor, anlamakta zorlanıyor insan.
Ve gazetelerde üç tuvaletin ihale ile on yıllığına kiralandığı, ihalenin güvenlik önlemleri altında yapılması gibi kentimize yakışmayan absurd bir haber okuyorsunuz. Gazetenin duyumlarına göre üç tuvaletin kira geliri toplamına bakınca aylık 3-4 bin lira gibi bir rakam çıkıyor. Belediyeye katkısında önemli bir değer değil. Öte yandan bu yerlerin temiz olmaması, turizm kenti olan Edirne'mizde 24 saat açık bulundurulmaması gibi bir sürü şikâyetler de var.
Belediye'de üç vardiyadan dokuz kişinin istihdam edilebileceği kadrosu olsa ve burada görevlendirilse olamaz mı? Personel eksikliği olduğunu sanmıyorum. Olması gereken ücretsiz olmasıdır ama hadi bu personelin parasını çıkaracak kadar ücreti de olsun örneğin elli kuruş veya bir lira gibi.
Elbet gün gelecek bu da değişecek, değişmeli.  İnsanlar özelleşmeyi gördü. Yerel yönetimin kamusal görevlerini özele devredince hizmetlerin kalitesiz ve yüksek ücretli olduğunu hep birlikte yaşadık. Geçmişte bilinçsizce ve zoraki yapılan kamusal hizmetlerden şikâyetçi olan bizler genel algının da etkisiyle adeta özelleşmeyi talep eder durumdaydık. Ve özeli de gördük; kentimizde ulaşım başta olmak üzere, yeşil alanlardaki hizmetler, su saati okuma hizmeti gibi…
17-20 Ekim 2016'da Ekvator'un Kito kentinde Birleşmiş Milletler Konut ve Sürdürülebilir Kentleşme Konferansı (HABITAT III) yapılmıştı. 2050 yılında dünya kentsel nüfusunun iki katına çıkacağı öngörüsü ile bir çerçeve yazıldı.
Bu metinde; ekonomik, sosyal, kültürel, ekolojik sorunlar ile barınma, beslenme, eğitim ve güvenlik hizmetlerinde yaşanacak sıkıntılar nedeniyle yeni bir yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekildi. Yeni kentsel gündemler; kamu mallarına ve kaliteli hizmet sunumuna adil ve evrensel erişimi hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama adına kadınlara her türlü ayrımcılık öneriliyor. Şiddet ve tacizin önlenmesini ve ortadan kaldırılması ve kadınların toplumsal, siyasi ve ekonomik alanda güçlendirilerek kamusal alanda çok daha aktif olması öneriliyor. Çerçeve metni; verimli ve yerel bir ekonomik gelişimi olmazsa olmaz kabul ederek bu süreçte kentlere öncü bir rol biçiyor. İklim değişikliği ile birlikte afet riskini azaltmayı ve bunlara karşı daha dirençli ve cevap verebilir politikalar geliştirme gerekliliğine vurgu yapılıyor. En önemlisi de ekosistemleri, suyu, doğal yaşam alanlarını ve biyoçeşitliliği koruma, yaşatma, iyileştirme yanında desteklemesi de hedefler arasına konmuş.
Milattan önce İzmir Selçuk'ta yaşamış olan Heraklitos; “Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir” demiş ve o günden beri her şey değişmekte. Bunu kabul etmeyenler bile değişiyor ama değişimini göremiyor. Değişim; bazen olumsuz olsa da genelde ileriye doğru bazen ağır aksak bazen sıçrayarak olmaktadır.
Kentler de değişecektir ve Eskişehir örneği ülkede geçerli olacaktır. Ama bu değişim elbette yerel idarecilerin iyiliği ile değil kentlilerin katılımı ile olursa kalıcı olacaktır. İşte bu gerçeği gören tüm siyasi partiler, 31 Mart seçimlerinde benzer vaatleri dillendirdiler. İyi de seçilenler bu vaatlere uyar mı? Onu oy verenler, kentliler belirleyecek. Bazıları belki uyacaktır ama büyük çoğunluğu uymayacaktır, bunu yaşamımızda deneyimledik. İşte bu nedenle artık 'katılım' denmektedir. Katılmayınca değişen bir şey olmuyor. Katılacağız, tartışacağız, değişimi sağlayacağız. Buna 3D kuralı denebilir; Dinlemek, Diyalog, Değişim.
Edirne bunu başarabilir mi? Başarır. Başarmalıdır. Sayısız uygarlıkların merkezi olmuş bu kentte yerel idare de, genel idare de, demokratik yapılar da, sivil örgütler de değişmelidir. Nasıl olacak bilemem ama bu gidiş iyi değil ve kentimiz 'tarihini koruyamayan ve geleceğini kuramayan bir kent' görünümünden kurtarılmalıdır. Bunu da kentin değerli ölmüşleri değil, biz yaşayanları yapacaktır. Değişim kaçınılmazdır ama bunu olumlu yönde hızlandırmak bizlerin elindedir. 
Örneğin önce otogardan ve kent tuvaletlerinden başlayabiliriz.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE